Esas No
E. 2021/19953
Karar No
K. 2022/16184
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2021/19953 K. 2022/16184 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19953, K. 2022/16184, T. 05.12.2022
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/19953
Karar No
2022/16184
Karar Tarihi
05.12.2022
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2021/19953 E.  ,  2022/16184 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın taraf vekilleri tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kabulü ile 68.494 TL’nin tahsiline karar verilmiş, anılan karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiş karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacının temyiz itirazları yönünden; Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. İtiraz Hakem Heyetince; kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 1.940,84 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir. Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, daha az vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Davalının temyiz itirazlarına gelince; A- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. B- Davacı vekili, davacının bisiklet sürücüsü olduğunu, meydana gelen kazada yaralandığını ve %9 malul kaldığını iddia ederek bakiye sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir. Davalı ise, daha önce alınan maluliyet raporunda oranın %5 olduğunu bu nedenle davacının gelişen maluliyetini ispat etmesi gerektiğini savunmuştur. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır. Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. Dosya kapsamından, maluliyete ilişkin İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 21.07.2020 tarihli raporunda; omuz ve yüzdeki kırık nedeniyle %9 oranında artan maluliyet oranı tespit edilmiş, Necmettin Erbakan Üniversitesi Başhekimliği’nin 19.02.2019 tarihli ilk maluliyet raporunda ise omuz kırığına bağlı maluliyetin %5 olduğu belirlenmiştir. Açıklanan vakıalar karşısında ...'nce; tüm tedavi evraklarının dosyaya teminin sağlanması, maluliyet oranları bakımından; maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği hususlarında, gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. C-Davalı, davacıyla uzlaşma sağlandığını ve 23.08.2016 tarihinde uzlaşma tutanaklarının imzalandığını savunmuştur. Dosya içerisinde uzlaşma tutanağının olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının gelişen maluliyetinin olmadığı tespit edilmesi halinde, uzlaşma tutanakları getirtilerek uzlaşmanın yeniden değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. D-Davacı bisiklet sürücüsü olup trafik kazasında yüzünde kırık oluştuğu tespit edilmiştir. Davalı ise davacının kask takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir. Kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretleme yapılmıştır. Davacının yaralanmasının yüzünde olması sebebiyle müterafik kusurunun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip illiyet bağının tartışılması, müterafik kusurun varlığının kabul edilmesi halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2-A) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, kararın (2-B,C ve D) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Ticaret Hukuku 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu K29598 md.6 K5684 md.30
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog