4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/13608 E. , 2023/21340 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve yeterli delilin dosyada mevcut olmadığını, polis memuru olan tanık M. K.'nin tarafsız tanık olmaması nedeniyle beyanlarının hükme esas alınamayacağı belirtilerek sanık hakkında beraat hükmü kurulmasına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın polis memuru olarak görev yaptığı, suç tarihinde hatalı park nedeniyle araçlara cezai işlem uygulanması amacıyla araçların fotoğrafını çektiği, bu sırada sanığın katılanın yanına geldiği ve katılanın kolundan çekerek katılana "Biz ...liyiz, a... koydumunun fotoğrafını sil." diyerek hakaret ettiği iddia olunmuştur.
1.Sanığın suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
2.Katılan benzer anlatımlarda bulunmuştur.
3.Sanığın kardeşi olan tanık U. T.'nin sanık savunmasını doğrulayan, polis memuru olan tanık M. K.'nin katılan beyanı doğrulayan anlatımlarda bulundukları tespit edilmiştir.
4.Yerel Mahkemece; tanık U. T.'nin sanığın abisi olduğu, sanığı cezadan kurtarmak için bu şekilde beyanda bulunduğu değerlendirilerek beyanlarına itibar edilmemiş, diğer tanık M. K.'nin taraflarla herhangi bir yakınlığı bulunmaması nedeni ile objektif kamu tanığı olarak değerlendirilmiş ve beyanlarına itibar edilerek atılı suçtan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşağıda (A) bendinde açıklanan gerekçeyle, suça konu eylemin katılana yönelik olmadığına dair Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların aşamalardaki anlatımı, 22.04.2015 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin katılana yönelik olduğunun ve sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma sebebi yapılamayacağı anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.