4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/13270 E. , 2023/21346 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1.Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yetersiz ve kesin olmayan delillerle mahkumiyetine karar verilmesinin doğru olmadığına, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde, sanığın haciz işlemi için gelen ve icra müdür yardımcısı olarak görev yapan katılana hakaret ve tehdit içerir sözler söyleyip olayın bütünlüğünde 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 265 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık teşkil eden tutum ve davranışlar içerisine girmiş bulunduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanık savunması, katılan ve tanıklar A.Z.A., S.B., Ö.S.'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE
1.Katılan ve tanıklar A.Z.A. ile S.B.'nin beyanları, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında sanığın eylemlerinin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/75 Esas, 2010/400 Karar sayılı ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına dayanak alınan mahkumiyet Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/799 Esas 2007/879 Karar sayılı ilamı olup bahse konu Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında uyarlama yargılaması sonucunda sanık hakkında 12.05.2014 tarihli ek kararla üzerine atılı suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 06.06.2014 tarihinde kesinleştiği hususları dikkate alındığında ortada hukukî sonuç doğuran bir mahkûmiyet kalmayacağı ve sanığa ait adli sicil kaydında Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/75 Esas 2010/400 Karar sayılı dosyasının suç tarihi itibariyle tekerrüre esas alınabilecek başkaca hüküm bulunmaması karşısında, ikinci kez mükerrirliğin koşulları oluşmadığından Mahkemenin tekerrür hükümlerine ilişkin uygulaması yerinde görülmekle tebliğnamedeki Mahkemece ikinci kez mükerrirlik koşulları oluştuğunun gözetilmediğine yönelik düşünceye katılınmamıştır.
3.Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.