4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı -----tarafından 21.08.2009 tarihinde Kapatılan ------ İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasında 05.05.2009 tarih ve 1.801,36 TL'lik kredi alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığını, dosyanın esasının 2005 tarihli olduğu haricen öğrenilmiş ancak-----. İcra Müdürlüğü kapatıldığı için esasa ulaşılamadığını, haricen öğrenilen dosyanın ilk esas numarasının Kapatılan----İcra Müdürlüğü ------ Esas olduğunu, yapılan takibin kesinleşmiş, ancak süresinde haciz istenmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığını, dosyadaki yenileme tarihlerine dikkat edildiğinde yenileme tarihleri ile son işlem tarihleri arasında alacağın zamanaşımına uğradığının sabit olduğunu, gelinen süreçte dosyanın ilk alacaklısı olan banka alacakları BDDK'ya devredilince alacak çeşitli varlık yönetim şirketlerine devredildiğini, en son alacağı devralan davalı ----. olduğunun, icra takibi bu aşamaya kadar defalarca takipsiz bırakılarak düşürülmüş ve en son alacaklı görünen davalı yanca İİK m. 78' e göre 17.04.2023 tarihli alacaklı davalı vekilinin talebine istinaden icra takibi yenilendiğini, yenileme emrinden borçlu davacı müvekkilinin 15.06.2023 tarihinde işyerine gelen maaş haczi ile haberdar olduğunu, yenileme emri de müvekkile tebliğ edilmediğini, akabinde icra dosyasına zamanaşımı itirazı ile haciz fekki talebinde bulunulmuş ancak işbu taleplerinin 19.06.2023 tarihinde reddedildiğini, icra müdürlüğünün talebi reddetmesinin akabinde müvekkilinin maaşından kesinti yapıldığını, haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan kesintiler neticesinde alacaklıya ödenen bedellerin de ödeme tarihinden itibaren faiziyle müvekkile ödenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin açıkça zamanaşımına uğramış olan icra dosyası nedeniyle çok açık şekilde haciz tehdidi altında olduğundan öncelikle zamanaşımı itirazları neticesinde teminatsız olarak icra takibinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyadi tedbir kararı verilmesine, devamında icra takibinin iptaline, haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan kesintiler neticesinde alacaklıya ödenen bedellerin de ödeme tarihinden itibaren faiziyle müvekkile ödenmesini yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; banka alacağının tahsili istemiyle davacı aleyhine -----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyası ile devam eden icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedellerin istirdatı istemine ilişkindir .6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre; k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
l)Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir.
Somut olayda; Bankacılık İşlemleri Sözleşmesine dayalı olarak davacıya kredi kartı verildiği ve kredili mevduat hesabı açıldığı, verilen kredi kartı ve kredili mevduat hesabının bireysel nitelikte olduğu, uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK 114/1-c maddesine göre "görev" bir dava şartı olup, aynı Kanunun 115. Madde gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması gerektiğinden göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle DAVANIN USÛLDEN REDDİ ile GÖREVSİZLİĞİNE,
2.Davaya bakmaya-------Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3.Karar kesinleştikten sonra ve istek halinde HMK 20. Maddesi gereğince iki haftalık süre içinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde HMK 20 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
5.Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
6.Kararın talep halinde davacılar vekiline ve davalıya tebliğe çıkarılmasına,Dair, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.