8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2020/10072 E. , 2023/6639 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Taraf beyanlarının dikkate alınmadığına,
3.Müştekinin sonraki beyanlarında ilk ifadesini kızgınlıkla verdiğini ifade ettiğine,
4.Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; olay gecesi karı koca olan sanık ile mağdure arasında aile kavgası yaşandığı, sanığın mağdureyi darp edip, zorla araca bindirmeye çalışmak suretiyle alıkoymaya teşebbüs ettiği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE
1.Mağdurenin olaydan hemen sonra sıcağı sıcağına alınan beyanı ve adli muayene raporuna göre, sanık ile mağdure arasında yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, öncelikle sanığın mağdurenin kolunu ve bileklerini ters tutarak kıvırmak ve kafasını kuma sokmak suretiyle kasten yaraladığı, olay yerine polislerin geldiğini görmesi nedeniyle eylemine son verdiği, polislerin ayrılmasından sonra, sanığın mağdureyi tekrar darp etmeye devam ettiği, arabaya zorla bindirmeye çalıştığı, mağdurenin direndiği, bu esnada polislerin geldiğini görmesiyle, araca binip uzaklaştığı anlaşılmakla; sanığın, mağdureyi öncelikle kasten yaraladığı, polisin ilk defa gelmesiyle bu eylemine son verdiği, ardından tekrar darp ederek zorla hürriyetinden yoksun kılmaya çalıştığı nazara alındığında, sanığın mağdureye yönelik kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını ayrı ayrı işlediği anlaşıldığından, Tebliğnamedeki (1) numaralı bentte bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Mahkemece, gerekçe kısmında, mağdurenin hangi fiilinin sanık lehine haksız tahrik oluşturduğu açıkça tartılmadan, sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de, karşı temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın, eleştiri dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararında sanık müdafiinin temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.