3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2009/20870 E. , 2012/4745 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 3-e, 87/1- d- son, maddeleri uyarınca hükmolunan 5 yıl hapis cezasından aynı yasanın 29. Maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılırken cezanın 3 yıl 9 ay hapis cezası olması gerekirken 2 yıl 11 ay hapis cezası olarak hesaplanması ve buna bağlı olarak sonuç cezanın eksik tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak doğru uygulama yapılsaydı sanık hakkındaki ceza 5237 sayılı yasanın 86/1, 86/3- e, 87/1 -d - son, 29, 62 maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası olacaktı. Şu halde sanık hakkındaki 2 yıl 5 ay 5 ... hapis cezası 5237 sayılı yasanın 86/1, 86/3-e, 87/1- d- son, 29, 62 maddeleri uygulanırken yanlış uygulama yapılması nedeniyle TCK'nin 51. maddesinin 2. cümlesindeki erteleme müesseseninin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş bulunmaktadır. Doğru uygulama yapılması halinde TCK'nin 51. maddesinin 2.cümlesinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.03.2008 ... ve 2008/6- 47 esas, 2008/43 sayılı kararında “ sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Benzer konuda Yargıtay CGK’nin 17.11.1988 ... ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 ... ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır” şeklinde belirtilmiş olup, bu açıklamalar ışığında somut olayımıza ilişkin olarak değerlendirme yapıldığında sanık hakkında TCK'nin 51. maddesinin 2. Cümlesinin uygulanma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından 1 numaralı ve TCK'nin 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak mahrumiyetlerinin süresinin gösterilmemesi infazda dikkate alınabileceğinden tebliğnamedeki 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı, ONANMASINA 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.