11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/33845 E. , 2023/5879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1 Esas, 2020/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılanın eski eşi ... arasındaki ihtilaflardan kaynaklı davalar devam ettiği sırada, sanığın katılanın borçlu göründüğü 760.000.00 TL bedelli ve 20.03.2011 tanzim tarihli bono ile katılan aleyhine icra takibi başlattığı, katılanın itirazı üzerine yapılan incelemede katılan adına atılan imzanın katılana ait olmadığının ortaya çıktığı; sanığın, bahse konu bononun dayanağını oluşturduğunu iddia ederek İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/61 Esas sayılı dosyasını sunduğu 09.04.2011 tarihli "protokoldür" başlıklı belge nedeniyle, aynı katılana yönelik olarak İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/633 Esas ve 2013/571 karar sayılı dosyasıyla yargılandığı ve mahkûm olduğu, bu mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, sanığın eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ve İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/633 Esas ve 2013/571 karar sayılı dosyasındaki cezanın mahsubuna dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, katılan beyanıyla uyumlu bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile tanık beyanları uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1 Esas, 2020/289 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.09.2023 tarihinde karar verildi. Yazı İşl.Md.Y. ÖK.