11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/20851 E. , 2023/5881 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2015 Tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/228 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1.Mağdurlar ... ve ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 3.000,00 TL ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 51 inci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyizi; sanığın cezalandırılması için yeterli delil olmamasına karşın hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyizi; katılan ...'a karşı işlenen dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturmasına karşın 158 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçtan hüküm kurulması ile sanık hakkında katılan ve mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, mağdurlar ... ve ...'a paşa şoförü olduğunu, kendilerini işe yerleştirebileceğini söyleyerek adlarına hesap açtırmalarını istediği ve hesap kartlarını kendilerinden alarak bu hesaba çeşitli miktarlarda para yatırılmasını sağlayıp paraları çekerek mağdurları dolandırdığı, yine katılan ...'la görüşerek, ...'ın oğlu olan Emre Yılmaz'ın askerliğinin İzmir İli Gaziemir ilçesine çıktığını öğrendiğini, kendisinin de burada paşa şoförü olduğunu, oğlunu burada paşa şoförü veya başka bir vazife ile bıraktırabileceğini, bunun için askeriyeye ait olan vakfa para yatırmalarını istediği, vakfın hesap işleri ile ilgilenen ve aslında diğer mağdur olan ...'un hesabına çeşitli tarihlerde para yatırılmasını sağlayarak onu da dolandırdığı iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2.Sanık soruşturma aşamasındaki ifadelerinde suçlamaları kabul etmiş, ancak mahkemedeki sorgusunda, söz konusu paraları kendisinin borç olarak aldığını, dolandırma kastının olmadığını beyan etmiştir.
3.Mahkemece, sanık savunmaları, mağdurlar ve katılan beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın mağdurlara yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu, katılan ...'a yönelik eyleminin ise Gaziemir İlçesinde paşa şoförü olduğunu söyleyerek katılan nezdinde bahsi geçen paşanın Gaziemirdeki askeri birliğin komutanı olduğu algısını oluşturarak, isim söylemese bile makam, rütbe, unvan gibi hususlarla katılanın inandırıldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki suçun sübuta erdiği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Mağdurlar ...
ve ...'a Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereğinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Katılan ...'a Yönelik Kamu Görevlileri İle İlişkisi Olduğundan Bahisle Bir İşin Gördürüleceği Vaadiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, Nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenlerle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, mağdurlar ... ve Güneş Dalgıça'a karşı işlenen suçlardan dolayı diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, katılan ...'a karşı işlenen suçtan dolayı ise bu sebepten hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.