11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/11180 E. , 2023/5896 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteiğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.12.2019 tarihli ve 2015/380100 sayılı, hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, yüklenen suçu işlemediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sigorta acenteliği yapan sanığın, müştekinin motosikletini hurdaya ayırma işlemini gerçekleştirmek için müşteki ile bir kısım ücret karşılığı anlaştığı, gerekli işlemlerin yapılmaması üzerine müştekinin şikayeti üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı, soruşturma devam ederken sanığın, müştekiden aldığı parayı ona iade ettiğine dair, altında kendisinin ve müştekinin imzası bulunan suça konu 13.07.2013 tarihli belgeyi dosyaya ibraz ettiği ve hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karardan haberdar olan müştekinin belgedeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde yaptığı ikinci şikayeti üzerine alınan uzmanlık raporuna göre suça konu belgedeki yazı ve imzaların aidiyetinin tespit edilemediği, böylece sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın inkara yönelen savunması, müştekinin beyanı, uzmanlık raporu, suça konu belgenin fotokopisi, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE
1.Sanığın, suça konu "tutanak" başlıklı belgeyi müştekiye atfen imzalayıp sahte olarak oluşturduktan sonra hakkındaki soruşturma dosyasına ibraz ettiği olayda; her ne kadar Mahkemece yapılan yargılama sonucunda eylemin sübût bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmişse de, sanığın suçlamayı kabul etmemesi ve alınan uzmanlık raporunda müştekiye atfen atılan imza üzerinde herhangi bir incelemenin yapılmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olduğundan suça konu belge aslının duruşmaya getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve suça konu belgede müştekiye atfen atılı bulunan imzanın aidiyeti husunda rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca hapis cezası paraya çevrilirken, tam gün sayısının 365 yerine 300 olarak yanlış yazılması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.