8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/8758 E. , 2023/6852 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2014 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında hakkı olmayan yere suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır
2.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası,62 nci maddesi,50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi,52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 4500 TL ve doğrudan verilen 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ile müdafiinin temyiz istemi kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan beyanı dışında sanıkların suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, sanık ...'ın 90 yaşında olup gözlerinin çok az gördüğüne 300 dönüm tapulu tarlası olup suça konu yeri ekip biçmeye ihtiyacı olmadığına, tarlayı Hacı Ümmet Yıldırım isimli şahsın ekip biçtiğine, sanık ...'ın kamyon şoförü olup yılın birkaç ayında köyde durduğuna kendisine ait taşınmazları dahi kullanmadığına, katılanın paraya ihtiyacı olduğu için iftira attığına, hükmün açıklanmasını geri bırakılması şartlarını oluştuğuna beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanıkların katılana ait Aşıkoğlu mahallesi 1234 parsel numaralı taşınmazı bir hakka dayanmadan ekip biçerek işgal ettikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde;
Sanık savunması katılan ve tanık beyanı alınan bilirkişi raporu ve men kararı ile tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden sanığın katılana ait taşınmazı bir hakka dayanmadan ekip biçerek işgal ettiği, anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun sanık lehine olarak uygulanmamasına ilişkin gerekçede bir isabetsizlik bulunmamakla sanık müdafiinin bu hususa dair temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 26.12.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.