Esas No
E. 2021/10917
Karar No
K. 2023/4258
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/10917 E.  ,  2023/4258 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1253 E., 2019/2372 K.
KARAR: Davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2012/155 E., 2018/171 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Davanın konusu; kadastro çalışmalarında 104 ada 1 parsel sayılı, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilip, 08.09.2011 tarihinde kesinleşerek tapu kaydı oluşan taşınmaza ilişkindir.

2.Davacı ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesine 07.09.2011 havale tarihli dilekçe ile Giresun ili ... ilçesi ... Köyü'nde yapılan kadastro tesbiti sırasında Köyyanı mevkiinde bulunan tapunun 104 ada 1 parsel numarası ile orman vasıflı olarak Hazine adına tesbit edildiğini ancak dava konusu taşınmazın sürekli ekip biçtikleri tarım alanı olduğunu açıklayarak, Hazine adına yapılan tespitin iptal edilerek taşınmazın hissedarlara hisseleri oranında tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.

3.... 08.07.2014 tarihli dilekçe ile asli müdahil olarak dava konusu taşınmazda hakkının bulunduğunu, dava konusu yerin cilt: 80 sahife: 22 sıra: 16 no.da kayıtlı 13.07.1978 tarihli tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürmüştür.

4.Yine yargılama sırasında 23.01.2015 tarihli dilekçe ile ... Köyü Tüzel Kişiliği adına köy muhtarı ... dava konusu yerin tarım arazisi vasfı taşımadığını, köylünün kullanımında olan mera olduğunu ileri sürerek dava konusu yerin tapusunun iptali ile mera vasfıyla özel siciline tescili talebiyle asli müdahil olmuştur.

5.Davacı vekili 25.03.2015 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinin netice-i talep kısmının ıslah edildiğini, buna göre dava konusu yerin bilirkişi raporunda B harfi ile işaretli kısmın tapu kaydındaki davacının payı oranında tescilini, A harfi ile işaretli kısmın ise mirasçılık belgesindeki davacının payı oranında tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İdaresi temsilcisi duruşmada alınan beyanında; dava konusu yerin orman olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2011/42 Esas, 2012/62 Karar sayılı kararı ile dava tarihinde kadastro tespitinin kesinleşmiş olduğu, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 11 inci maddesi gereği 30 günlük yasal süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

2.Görevsizlik sonrası dosya kendisine gelen İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan yargılama, keşif, orman yüksek mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişilerden alınan raporlar, mahalli bilirkişi beyanları sonucunda; (A) harfi ile işaretli kısmın mirasçılık belgesindeki davacının payı oranında tescilinin talep edildiği, davacının fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli kısma yönelik davasının incelenmesinde, muris ...'in terekesinin paylaşıldığının iddia edilmediği ve kanıtlanamadığına göre taşınmazın el birliği mülkiyetine tabi olduğu, davacı tarafça, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 29/2-1 inci cümlesinde öngörüldüğü şekilde muris ...'nin tüm mirasçıları adına bir dava açılmadığı gibi, üçüncü kişi olan Hazineye yönelik olarak kendi payına hasren dava açıldığı, muris ... mirasçılarından davacı ...'in, üçüncü kişi olan Hazineye karşı kendi payına hasren açtığı davanın hukuken dinlenmesinin mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesinde öngörülen dava şartı yokluğu nedeniyle bilirkişi raporunda A harfi ile işaretli bölüme yönelik davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, davacının bilirkişi raporunda (B) harfi ile işaretli bölüme yönelik davada ise, davacının dayanmış olduğu eski tapu kaydının icra edilen 05.09.2016 tarihli keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklara sorulduğu, tapu kaydı sınırlarının mahalli bilirkişiler tarafından doğrulanamadığı, tanıkların ise soyut beyanlarına itibar edilmediği, davacının dayanmış olduğu eski tapu kaydının miktar itibariyle dava konusu alana uymadığı, eski tapu kaydında tarla vasfı taşıdığı ancak dava konusu yerin tarla vasfında olmadığı anlaşıldığından bu bölüme yönelik davanın da reddine karar vermek gerektiği, asli müdahil ...'ın dayanmış olduğu 13.07.1978 tarihli tapu kaydının 19.07.2018 tarihli keşifte uygulandığı, sınırları itibariyle dava konusu yeri kapsamadığının görüldüğü, bu nedenle asli müdahilin davasının reddine karar vermek gerektiği, asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davasında ise dava konusu yeri köylünün herhangi bir şekilde kullanmadığı, bu yerin köyün genel kullanımında bir yer olmadığı, dolayısıyla mera vasfında olmadığı gibi eğrek veya sıvat niteliği de taşımadığı gerekçesiyle, davacının çekişmeli parsel içinde kalan "A" harfi ile gösterilen alana yönelik davasının 6100 sayılı Kanun'un 114/1-d maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, "B" harfi ile gösterilen alana yönelik davasının reddine, asli müdahiller ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davalarının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı ... vekili süresinde verdiği istinaf dilekçesiyle; müvekkilinin tapu kaydına dayandığını, 31/40 paya sahip olduğunu, tapu kaydında ismi geçen diğer kişilerin de davaya dahil edildiğini, veraset belgesinin sunulduğunu, tapu kaydında ismi geçen diğer hissedarların davaya dahil edildiğini, usulü noksanlık bulunduğu takdirde süre verilerek giderilebileceğini, mahkemece davanın usulden reddinin doğru olmadığını, her ne kadar miras payı talep edilmişse ... mirasçılarının davalı olarak gösterilse bile davada taraf olduklarını, fen bilirkişi raporlarının mütalaa bölümünde farklılıklar bulunduğunu, müvekkili aleyhine fahiş oranda vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkemenin davacı tanıklarının beyanlarını soyut olarak değerlendirdiğini ancak neden soyut bulduğunu gerekçelendirilmediğini, dosyada üç kez keşif yapıldığı halde 2016 yılında yapılan keşfin esas alınmasının kabul edilebilir olmadığını, B harfi ile gösterilen kısmın tapu kaydı kapsamında kaldığını, taşınmazın A ve B harfi ile gösterilen kısımlarını gerek tapu kaydı ve tasarruf ile müvekkili ve müştereklerine ait olduğunun sabit olduğunu savunarak, kararın kaldırılmasını, davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davacı ve asli müdahiller tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada davalı Hazine ve Orman İdaresinin, davacı ... murisi ... terekesine karşı üçüncü kişi durumunda olmasına, davacının çekişmeli taşınmazın A harfi gösterilen bölümünde Muris ...'ten gelen miras payını talep ettiğine ilişkin davasını ıslah etmesine, davacının bu talep açısından aktif dava ehliyetinin bulunmamasına göre davanın bu taşınmaz bölümü açısından usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ne var ki; Mahkemece davacının dayandığı tapu kaydının B harfi gösterilen bölüme uymadığı gerekçesiyle dava reddedilmişse de; ilk keşifte alınan ve ikinci keşifte alınan mahalli bilirkişi beyanlarından tapu kaydının çekişmeli taşınmaz bölümüne uyduğu belirtildiğine, hatta her iki keşiften sonra alınan fen bilirkişi raporunda tapu kaydının 3 sınırı itibarıyla gösterildiği anlaşıldığına göre mahkemenin "çekişmeli B harfi ile gösterilen bölüme tapunun uyduğunun ispatlanamadığı" şeklindeki gerekçesi doğru olmadığına, ancak mahkemece yapılan keşifler sonrası alınan her iki orman bilirkişi raporlarında incelenen en eski tarihli hava fotoğraflarında B harfi ile gösterilen bölümde yer yer ... ağaçlarının bulunduğu saptandığına, nitekim bu çekişmeli taşınmazın keşif tarihinde eylemli şekilde ... ağaçları ile kaplı olduğu belirtilmesine, nitekim Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin bir çok karar içeriğindeki "... ağacı tohumunun, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün görülmediğine" dair belirtimi de birlikte gözetildiğinde çekişmeli taşınmaz bölümüne ait en eski tarihli hava fotoğraflarında taşınmazda ... ağaçlarının bulunduğu belirlenmesine göre taşınmazın evveliyatının ... ormanı olduğu belirlendiğinden, bu nedenle tapu kaydı taşınmaza uysa bile evveliyatı orman olan yerlerde tescil ilamı ile oluşmayan ve tesis tarihi itibariyle 1945 yılından önce var olan tapu kayıtlarının 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanun uyarınca hukuki niteliklerinin kalmadığı anlaşıldığından mahkemenin red gerekçesi doğru değilse de davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine, dava konusu edilen A harfi ile gösterilen bölüm yönünden dava usulden reddedilmekle bu kısım yönünden davalı ... İdaresi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 nci maddesi uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretine, B harfi ile gösterilen kısım yönünden ise aynı Tarife'nin 13/1 inci maddesi uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde davacı aleyhine daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 nci maddesi gereğince sadece belirtilen gerekçelerle sınırlı olarak kabulüne karar verilmiş, bu hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ...

vekili, istinaf başvurusu sırasındaki gerekçelerle temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın A bölümü yönünden verilen usulden ret kararının hatalı olduğunu, dava şartlarının yargılama esnasında tamamlandığını, B bölümü yönünden ise sunulan tapu kaydının çekişmeli taşınmaz bölümüne uyduğunun sabit olduğunun İstinafın da kabulünde olmakla beraber bu tür durumlar tapuya üstünlük tanınması gerektiğini, böylece İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespiti öncesi, tapu kaydı, irsen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 17 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 701 inci ve 702 nci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi, 1945 tarihli 4785 sayılı Kanun.

3.Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacı ...'ten alınmasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanunu 4785 sayılı Kanun uyarınca hukuki niteliklerinin kalmadığı anlaşıldığından mahkemenin red gerekçesi doğru değilse de davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine, dava konusu edilen A harfi ile gösterilen bölüm yönünden dava usulden reddedilmekle bu kısım yönünden davalı ... İdaresi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 nci maddesi uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretine, B harfi ile gösterilen kısım yönünden ise aynı Tarife'nin 13/1 inci maddesi uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde davacı aleyhine daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunu 6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanunu 3402 sayılı Kadastro Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 4721 sayılı Kanun) 701 inci ve 702 nci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesinde öngörülen dava şartı yokluğu nedeniyle bilirkişi raporunda A harfi ile işaretli bölüme yönelik davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, davacının bilirkişi raporunda (B) harfi ile işaretli bölüme yönelik davada ise, davacının dayanmış olduğu eski tapu kaydının icra edilen 05.09.2016 tarihli keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklara sorulduğu, tapu kaydı sınırlarının mahalli bilirkişiler tarafından doğrulanamadığı, tanıkların ise soyut beyanlarına itibar edilmediği, davacının dayanmış olduğu eski tapu kaydının miktar itibariyle dava konusu alana uymadığı, eski tapu kaydında tarla vasfı taşıdığı ancak dava konusu yerin tarla vasfında olmadığı anlaşıldığından bu bölüme yönelik davanın da reddine karar vermek gerektiği, asli müdahil ...'ın dayanmış olduğu 13.07.1978 tarihli tapu kaydının 19.07.2018 tarihli keşifte uygulandığı, sınırları itibariyle dava konusu yeri kapsamadığının görüldüğü, bu nedenle asli müdahilin davasının reddine karar vermek gerektiği, asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davasında ise dava konusu yeri köylünün herhangi bir şekilde kullanmadığı, bu yerin köyün genel kullanımında bir yer olmadığı, dolayısıyla mera vasfında olmadığı gibi eğrek veya sıvat niteliği de taşımadığı gerekçesiyle, davacının çekişmeli parsel içinde kalan "A" harfi ile gösterilen alana yönelik davasının 6100 sayılı Kanunu 3402 sayılı Kanun) 29/2-1 inci cümlesinde öngörüldüğü şekilde muris ...'nin tüm mirasçıları adına bir dava açılmadığı gibi, üçüncü kişi olan Hazineye yönelik olarak kendi payına hasren dava açıldığı, muris ... mirasçılarından davacı ...'in, üçüncü kişi olan Hazineye karşı kendi payına hasren açtığı davanın hukuken dinlenmesinin mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun K6100 md.20
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.