4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2013/16634 E. , 2014/10121 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/04/2012
NUMARASI : 2011/60-2012/126
Davacı B.. M.. vekili Avukat D. B.. tarafından, davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'na izafeten İstanbul İl Muhakemat Müdürlüğü aleyhine 15/02/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Davacı, teşvik belgesi sahibi olan dava dışı bir şirkete, davalının yazısı üzerine indirimli tarife yerine normal tarife uygulanması nedeniyle dava dışı şirketin açtığı dava sonunda, normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farkı ödemek zorunda kaldığını belirterek, ödediği tutarın, ödemeye yol açan davalıdan rücu yolu ile alınmasını istemiştir. Davalı ise, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yargılamanın son oturumunda kısa karar olarak davanın 852.501,45 TL alacak talebi yönünden kabulüne karar verilmiş iken daha sonra yazılan gerekçeli kararda her ne kadar icra dosyasında yapılan 852.501,45 TL ödeme ile birlikte davacı tarafından yatırılan 19.866,45 TL onama harcı ile birlikte toplam 872.501,45 TL talep edilmiş ise de; tefhim edilen hükümde sehven 852.501,45 TL olarak tefhim edildiğinden ve tefhim edilen hükme aykırı karar olamayacağından davanın kabulü ile icra dosyasında yapılan 852.501,45 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir.
Bu durumda karar, belirtilen nedenle bozulmalıdır.