Esas No
E. 2022/14748
Karar No
K. 2023/841
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2022/14748 E.  ,  2023/841 K.

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/110 E., 2022/93 K.

...

KARAR: KABUL

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacılar vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların miras bırakanı ...'ın 28.06.1994 tarihinde trafik kazası sonucunda öldüğünü, bunun sonucunda davalı kurum tarafından hak sahiplerine iş görememezlik aylığı ve yetim aylığı bağlandığını, ödemeleri halen devam eden anne ... ve kızı ... ile şartlar gereği ödemesi kesilen ... ve ... adreslerine davalı kurumun 24.02.2015 tarihli yazılar göndererek 3/321477814 tahsisli ödemenin iptal edildiği ayrıca 24.12.2014-23.05.2015 tarihleri arası her biri için yapılan ödemelerin yersiz ödeme kapsamında faizi ile birlikte takip ve tahsil edileceğini bildirdiğini, 25.03.2015 tarihinde yapılan itiraz üzerine itirazın reddine karar verildiğini, ayrıca ... ile ...'a ödenen aylıkları 1/4 oranında kesinti yapıldığını, 3/321477814 tahsis no lu ödemeler ile 3/119991 tahsis no lu ödemelerin niteliği itibariyle birlikte değerlendirilemeyeceğini, ilkinin trafik kazası sonucu bağlanan iş görememezlik geliri, diğerinin ise sigortalı çalışmaları nedeniyle hak sahiplerine bağlanan ödemeler olduğunu, olay tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, yine faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, aylıklardan kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle öncelikle anne ... ve ...'ın almakta olduğu yetim aylığından 1/4 oranında yapılan kesintilerin ihtiyadi tedbiren durdurulmasına, ayrıca ... nolu tahsisin ... ve ... için devamına, hak sahiplerinden geriye doğru istenen faizlerin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 506 sayılı Kanun'a tabi ... sigorta sicil numarası ile 1981-1987 süresi için 2219 günlük sigortalı çalışmalarının tespiti üzerine ...'ın 28.06.1994 tarihinde vefatı sonucu eşi ve çocuklarına 506 sayılı yasanın 68 inci maddesine göre ölüm aylığı bağlandığını ve aylık ödenmesine devam edilirken bu defa ... Sosyal Güvenlik Merkezine 25.12.2014 tarihli yazısı ile ölen sigortalının ... bağkur numarası ile 1479 sayılı Kanun'a tabi çalışmalarının bulunduğu ve en son çalışmalarının bağkura tabi geçtiği ve bu çalışmalarından dolayı hak sahiplerine 01.09.1995 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı ve ödemeye devam edildiğini tespit edildiğini, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen sigortalılık sürelerini birleşmesi ile ilgili 2829 sayılı Kanun gereğince emekli aylıklarında son 7 yıllık fiili hizmet süresinde hizmet süresi fazla olan kurumca emekli aylığının bağlanması gerektiğini, davacılara da 1479 sayılı kanuna göre aylık bağlanması gerektiğinden ... nolu dosyadan bağlanan ölüm aylığının iptal edildiğini, kurum işlemlerinin yasaya uygun olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve 2015/189 Esas, 2018/88 Karar sayılı kararı ile 506 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylıkların kesilmesi ve geriye dönük 10 yıllık ödenen aylıkların iadesinin istenmesine dair kurum işlemlerinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davcılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2018/1919 Esas, 2019/2212 Karar sayılı kararıyla; Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 28.03.2018 tarihli, 2015/189 Esas - 2018/88 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Dairenin 15.04.2021 tarihli, 2020/4864 - 2021/5424 sayılı kararında; "Davacıların mirasbırakanı ...’ın 2928 sayılı Kanun'a göre ölüm tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun'a tabi olduğu ve bu durumda 2928 sayılı Kanunun 8/son fıkrası gereğince ölüm aylığının 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanması gerektiği gerekçeleriyle davalı Kurumca davacılara 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan ölüm aylıkları iptal edilerek, borç çıkarılması üzerine eldeki dava açılmıştır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacıların murisi ...’ın 28.06.1994 tarihinde vefat ettiği, sigortalı murisin 01.04.1981-24.07.1987 tarihleri arasında 4/1-(a) bendi kapsamında 2219 gün hizmetinin bulunduğu, davacıların 29.09.1994 tarihinde Kuruma ölüm aylığı başvurusunda bulundukları, Kurumca davacıların ölüm aylığı talebi kabul edilerek 01.07.1994 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un 66/c bendi gereğince aylık bağlandığı, bu defa davacıların 10.08.1995 tarihinde Bağ-Kur ölüm aylığı talebiyle Kuruma başvuruları üzerine, davacıların miras bırakanı ...’ın 20.04.1982 - 26.12.1983, 10.10.1988 - 15.08.1990 ve 01.12.1993 - 02.05.1994 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi olarak geçen hizmetlerinin 3 yıl 11 ay 12 gün olduğu anlaşılmakla 3/119991 tahsis numarası ile davacılara 01.07.1994 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun'un 41 inci maddesine eklenen 2229 sayılı Kanunun 18/a maddesi gereğince Bağ-Kur aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Daha sonra davalı Kurum kayıtlarının tetkikine göre davacılara 3/1119991 tahsis numarası ile miras bırakanın en son çalışmasına göre Bağ-Kur aylığı bağlandığı, ancak 4/1-(a) kapsamında da hak sahiplerine gelir bağlandığı tespit olunarak 09.11.2015 ve 1238 sayılı güncelleme formu ile davacıların 03/0477814 tahsis numaralı 4/1-(a) kapsamındaki gelirden, 2829 sayılı Kanun'a göre son 1260 gün 4/1-(a) bendi kapsamında geçmediğinden, 23.09.1995 tarihi itibariyle çıktıklarının düzenlendiği ve 24.12.2004-23.02.2015 tarihleri arasında davacılar hakkında yersiz ödeme borcu çıkarıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun'un amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır.

Belirtilen açıklamalar ışığında, davacıların hizmet birleştirilmesine gerek olmadan 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığına hak kazandıkları ve hizmet birleştirmesine zorlanamayacakları ortadadır. Bu nedenle Kurumca doğrudan 506 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylıkların iptalinin söz konusu olamayacağı, davalı Kurumun 1479 sayılı Kanun'a göre bağladığı ve fazladan ödediği ölüm aylıklarının da Kurumca tahsil edilebilir olduğu belirgindir." denilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile;

-Davalı Kurumun davacı hak sahiplerine 01.07.1994 tarihinden itibaren 3/477814 tahsis dosyasından bağlanan 506 sayılı Kanuna tabi ölüm aylıklarının iptali işleminin iptaline, - Davacılardan ... ve ...'a 3/477814 tahsis dosyasından 506 sayılı Kanuna tabi ölüm aylığı ödemesinin devamına, -Davalı Kurumca 3/477814 tahsis dosyasından geriye dönük ödenen aylıkların tahsili için tahakkuk ettirilen borç işleminin asıl borç ve faizleri ile birlikte iptaline, -Davalı Kurumca ... tahsis nolu dosyadan davacılardan ... ve ...'a ödenmekte olan ölüm aylıklarından 1/4 oranında yapılan kesinti işleminin de iptaline, " karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili; davacıların aylık almakta iken, 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık talebinde bulunduğunu, bu başvuruda kurumdan başka maaş almadıklarını beyan ettikleri, kurum hatası sonucu ikinci aylığında bağlandığını, Kurumun iki maaştan birini kesmesi işleminde bir hata olmadığını, son çalışma ve baskın çalışma bağkur sigorta kolundan olduğundan, diğer koldan bağlanan maaşın kesilmesi yoluna gidildiğini, davacının dava dilekçesindeki talep ile hüküm uyuşmadığını beyanla yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum sigortalısı ...’ın vefatından dolayı davacılara iki ayrı maaş bağlanmasına istinaden 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesi gereğince yersiz ödemelerin iadesi talebine ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacıların davalı Kuruma borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 66/C maddesi, 1479 sayılı Kanun'un 41 inci maddesine eklenen 2229 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi.

3.Değerlendirme

Eldeki dava dosyası incelendiğinde her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece davalı Kurum tarafından tesis edilen 506 sayılı Kanun'a tabi ölüm aylıklarının iptali işleminin iptaline ve davacılardan ... ve ...'a 3/477814 tahsis dosyasından 506 sayılı Kanuna tabi ölüm aylığı ödemesinin devamına, ayrıca davalı Kurumca 3/477814 tahsis dosyasından geriye dönük ödenen aylıkların tahsili için tahakkuk ettirilen borç işleminin asıl borç ve faizleri ile birlikte iptaline ve 31119991 tahsis nolu dosyadan davacılardan ... ve ...'a ödenmekte olan ölüm aylıklarından 1/4 oranında yapılan kesinti işleminin de iptaline karar verilmiş ise de; davacıların hem 506 sayılı Kanun'a tabi olarak ölüm aylığı ile hem de aynı zamanda 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alamayacağı değerlendirilerek Kurum işleminin buna göre irdelenmesi suretiyle geçersiz sayılan aylığa ilişkin de karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog