24. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/03/2023
NUMARASI : 2022/822 E., 2023/196 K.
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : DAVACI VEKİLİ
KARARIN YAZILDIĞI
TARİH : 05/10/2023
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, Amerikan Hükümeti ve Amerikan Denizaşırı Operasyonları Bürosu (OBO) tarafından açılan projelerde birlikte çalışmak üzere, Amerika Birleşik Devletlerinde faaliyetine devam eden davacı...'ın sahibi ve yöneticisi olduğu davacı firma ile davalı firma arasında 15/07/2017 tarihinde işbirliği sözleşmesi (joınt venture) akdedildiğini, kurulan işbirliği neticesinde her iki firmanın gerçek kişi temsilcilerinden yönetim kurulu oluşturulduğunu, ihalelere katılıp katılmama konusunda nihai kararın bu kurul tarafından verildiğini, taraflar arasında imzalanan işbirliği sözleşmesi'nin konusunun Gabon'da bir, Riyad'da iki adet olmak üzere toplamda üç projeye ilişkin olup, bunların dışında tarafların işbirliğini gerektiren başka bir projenin bulunmadığını, imza tarihinden itibaren 5 yıl süre ile sözleşmenin yürürlükte kalacağının sözleşmede hüküm altına alındığını, 15/07/2022 tarihi itibariyle sözleşmenin artık yürürlükte olmadığını, sözleşme kapsamındaki taraflar arasındaki uyuşmazlığın Ocak/2022 tarihi itibariyle tahkim yargılamasının konusu haline gelip halen derdest olduğunu, ancak, 17/10/2022 tarihinde davalı firma tarafından davacıya ihtarname keşide edildiğini ve söz konusu ihtarname ile, yürürlükte olmadığı halde, sözleşme dayanak yapılarak bir yönetim kurulu düzenleneceğinin, katılımın gerçekleşmemesi durumunda yokluklarında oy çokluğu ile karar alınabileceği hususunun ihtar edildiğini, 15/11/2022 tarihinde hukuka ve kanuna aykırı bir şekilde yönetim kurulu toplantısının yokluklarında yapılarak, yürürlükte olmayan sözleşme dayanak alınmak suretiyle davalı şirketin dahil olmadığı ve herhangi bir hakkının bulunmadığı projenin davalı şirkete taşere edilerek hak ediş bedeli tayin edildiğini ve bu bedelin 15 gün içerisinde ödenmesinin davacı şirketten istendiğini, taraflar arasındaki dava konusu işbirliği sözleşmesinin Ocak/2022 tarihi itibariyle tahkim yargılamasının konusu haline geldiği hususun davacı tarafından keşide edilen 21/10/2022 tarihli ihtarname ile davalı tarafa bildirildiğini, davalı şirketin salt davacı şirketi zarara uğratmak amacıyla taraflar arasındaki ticari işbirliğinin bitmiş olmasına rağmen davacı şirketin rızası hilafına hukuka ve kanuna aykırı şekilde yönetim kurulu tertip etmesi ve karar ihdas etmesinin hukuk düzeninde bir karşılığının bulunmadığını belirterek, 15/11/2022 tarihli yönetim kurulu kararının yokluğunun tespit edilmesini, aksi kanaatte olunması halinde geçerlilik şartlarını haiz olmayan söz konusu yönetim kurulu kararının iptal edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi gereğince uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiğini,5718 sayılı MÖHUK uyarınca davacının teminat yatırma yükümlülüğünün bulunduğunu, işbirliği sözleşmesi kapsamında alınan 31/10/2022 tarihli kararın ve izlenen sürecin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğunu, işbirliği sözleşmesi kapsamında taraflar arasındaki ilişkinin TTK anlamında ticari işletmeye veya ticari ilişkiye vücut vermediğini, davanın TTK hükümleri çerçevesinde görülmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:Mahkemece, tahkim itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 413/1. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece, taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesinin niteliği ve tahkime elverişlilik hususları değerlendirilmeksizin, eksik inceleme ile hatalı şekilde süresi dolmuş ve yürürlükte olmayan sözleşme hükümleri gerekçe gösterilerek davanın usulden reddine karar verildiğini belirterek, hukuka ve kanunu aykırı şekilde verilen ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada, davacı ve davalı şirketler arasında yapılan işbirliği sözleşmesi (joint venture) kapsamında usulsüz şekilde oluşturulduğu iddia edilen yönetim kurulu tarafından alınan kararın iptali (yokluğun tespiti) talep edilmektedir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki anlaşmazlığın tahkime tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan 15/07/2017 tarihli İşbirliği Sözleşmesi'nin "Uyuşmazlık Çözümü" başlıklı 11.7. maddesinde; "Sözleşme'nin varlığı ve geçerliliği de dahil olmak üzere doğabilecek herhangi bir uyuşmazlık, öncelikle tarafların tayin edecekleri temsilciler aracılığı ile dostane çözüm yolu ile çözülecektir. İhtilafın ilgili tarafa bildirilmesini takip eden 15 (on beş) gün içerisinde taraflar dostane çözüm yolu ile sulh olamazlar ise, uyuşmazlık tahkim yolu ile, İstanbul Tahkim Merkezi'nin kuralları ile atanacak olan 1 (bir) hakem ile çözülecektir. Tahkim yeri İstanbul, Türkiye, tahkim dili Türkçe olacaktır." düzenlemesi yer almaktadır.
Taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesinde tahkim şartının belirlendiği ve taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin derdest bir tahkim yargılamasının yapılmakta olduğu, davalının tahkim ilk itirazında bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece; tahkim itirazının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemece; kurulan hükümde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,
HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurunun ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355.md hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.a
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Eksik alınan 89,95 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, 04/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
...
(e-imzalıdır)
Üye
...
(e-imzalıdır)
Üye
...
(e-imzalıdır)
Katip
...
(e-imzalıdır)
İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır.