11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/11261
- Karar No
- 2023/6835
- Karar Tarihi
- 05.10.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Ceza Dairesi 2019/11261 E. , 2023/6835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/248 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkras, 62 inci ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, suç tarihi itibari ile ortağı olduğu ancak temsil yetkisi olmadığı... Döviz A.Ş. isimli döviz bürosunu işlettiği, para bozdurmak için dükkana gelen katılan ...'in verdiği 76.000 euro karşılığında, 100.000 TL tutarında nakit para ile suça konu 24.10.2011 düzenleme, 25.10.2011 ödeme tarihli 97.000 TL bedelli, borçlusu "...Döviz Tic.A.Ş." olan senedi verdiği, borcun vadesinde ödenmemesi nedeniyle...
1.İcra Müdürlüğü'nün 2011/2331 Esas sayılı dosyasından icra takibine konduğu, ancak sanığın şirket yetkilisi olmadığı ve şirketin senet borçlusu olmadığından bahisle... İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/360 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin şirket yönünden iptaline karar verildiği, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, icra takip borcunu kabul ettiğini, ancak döviz bürosunu kapattığından ödeyemediğini, senedi kendisinin imzaladığını, katılanın eşinin talebi üzerine düzenlediği senede şirketin kaşesini basıp imza attığını beyan etmiştir.
3.Katılanın aşamalardaki beyanlarında, sanığa 76.000 euro verdikten sonra kasada nakit olmadığından kalan 97.000 TL için bono verdiğini, ve şirket yetkilisi olarak kaşesini basıp imzasını attığını, sanığın şirket yetkilisi olmadığını bilmediğini ve borcunun da halen ödenmediğini beyan etmiştir.
4.Dosya mevcudunda ve UYAP kayıtlarının tetkikinde, temyize konu olay ile ilgili olarak sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/315 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, Mahkemenin 14.01.2014 tarihli ve 2013/315 Esas, 2014/11 Karar sayılı kararı ile suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine hükmedildiği katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2017/10214 Esas, 2019/15655 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.11.2020 tarihli ve 2020/69 Esas, 2020/366 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın henüz kesinleşmemiş olduğu tespit edilmiştir.
5.Mahkeme tarafından suça konu bononun, takip konusu edildiği icra takip dosyasından getirtilerek incelendiği ve örneğinin dosya arasına alındığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Gerekçeli karar başlığında "14.01.2014" şeklinde yazılmış olan suç tarihinin suça konu bononun düzenlendiği tarih olan "24.10.2011" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/248 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.