Esas No
E. 2022/3770
Karar No
K. 2023/3097
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/3770 E.  ,  2023/3097 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/145 Esas, 2021/477 Karar
HÜKÜM: Davanın kabulü

Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 2012/02517 sayılı “Atlet tipi poşet verme ve açma yapılanması” isimli faydalı modelin sahibi bulunduğunu, davalılardan ...'in müvekkil ...'nın okul arkadaşı olduğunu, davalı ...'in müvekkillerine ait faydalı modelin geliştirilmesi aşamasında müvekkil şirket bünyesinde çalıştığını, diğer davalı ...'in de davalı ...'in arkadaşı olduğunu, müvekkil şirkete ait faydalı modelin geliştirilmesi safhasında kısmen yardım ettiğini, davalıların patent başvurusu sırasında tüm haklarını müvekkil şirkete devrettiklerini, dava konusu faydalı modelin bu nedenle müvekkili şirket adına tescil edildiğini, ... ve ...'in müvekkil şirketten ayrılarak davalı şirketi kurduklarını, kurdukları şirket aracılığıyla müvekkil şirket adına tescilli faydalı model belgesine konu ürünün aynısını üretip sattıklarını ileri sürerek davalıların eyleminin müvekkilinin faydalı model belgesine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulup imhasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 140 ıncı maddesinin (b) bendi uyarınca 1.000,00 TL maddi 24.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili; 30.01.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 2.613,00 TL'ye çıkartıp bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerince üretilen ürünün davacılara ait faydalı model belgesine konu üründen farklı olduğunu, müvekkillerince TPE nezdinde 2013/02817 sayılı faydalı model başvurusunun da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 05.11.2014 tarih, 2013/309 E. 2014/534 K. sayılı kararı ile davacı ...'nın dava konusu 2012/02517 sayılı faydalı model belgesinin sahibi olmadığı, bu nedenle aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, 03.09.2014 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalılarca üretilen ürünlerin dava konusu 2012/02517 sayılı faydalı model belgesine tecavüzünün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 30.11.2015 tarih, 2015/5248 E. ve 2015/12677 K. sayılı kararıyla bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın son düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 02.12.2021 tarih, 2016/145 E. ve 2021/477 K. sayılı kararı ile davacı şirket Cankara Makine San. Tic. Ltd. Şti.'nin 2012/02517 sayılı faydalı model tescilinden doğan hak sahipliğine bağlı olarak davayı açmada hak sahibi olduğu, diğer davacı ...'nın ise iş bu talepleri ileri sürme ve dava konusu yapma bakımından hak sahipliği bulunmadığı, davalılar vekiline müvekkiline ait ürünü bilirkişilere iletmek üzere mahkememize sunması için süre verildiği, ancak verilen sürelere rağmen, davalı vekilinin mahkememize herhangi bir numune sunmadığı , bu hususta ıspat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı şirket tarafından üretilip satılan ürünün, davacı şirket tarafından tescil ettirilen 2012/02517 sayılı faydalı model belgesi ve istemlerinin sağladığı koruma kapsamını ihlal ettiği, bu ürüne ilişkin üretim ve satış faaliyetinin 551 sayılı KHK'nın 136 ncı maddesi anlamında faydalı model tescilinden doğan hakka tecavüz teşkil ettiği, söz konusu şirketin kurucu ortağı olan ve dava tarihi itibariyle ortaklıkları devam eden diğer davalılar ... ve ...'in de söz konusu buluşa ait bilgileri davalı Şirketin kullanımına sunan kişiler olarak davalı şirket ile birlikte tecavüz fillinden sorumlu olduğu, patentten doğan hakka tecavüz eden davalıların patent konusu buluşu kullanmakla elde ettiği maddi kazanç miktarının 2.613,00 TL olarak belirlendiği, davacı tasarımlarının piyasadaki imajı ile güvende ve manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zarar durumu dikkate alınmak sureti ile manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu TR 2012/02517 sayılı faydalı model belgesi ve istemlerinin sağladığı koruma kapsamının ihlal edildiğinin tespiti ile 1.000,00 TL dava tarihi olan 28.05.2013 tarihinden itibaren 1.613,00 TL'nin ıslah tarihi olan 30.01.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı şirkete verilmesine, manevi tazminatın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, diğer davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; numunenin dosyaya sunulduğunu, buna göre mahkemece rapor da alındığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulduğunu, ancak çelişkinin giderilmediğini, bozma gereğinin yerine getirilmediğini, ihtar edilmesi durumunda cihazı temin edeceklerini, elinde sıfır cihaz olmadığını, ancak kullanımda olan ürünlerden temin edilebileceğini, cihazı sunmaya hazır olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından davacının faydalı model hakkının ihlal edilip edilmediği hususunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 551 sayılı KHK'nın 136 ncı maddesi.

3.Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle ürünün sunulması için davalılara usulüne uygun süre verilmemiş olmakla davalılar vekilinin sunduğu 01.06.2017 tarihli dilekçede kendisinde ürünün bulunmadığını belirtmesi karşısında yeniden süre verilmesinin sonuca etkili olmamasına ve bunu temyiz nedeni yapmasının da çelişkili davranış olmasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere müştereken ve müteselsilen yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY

Dava, faydalı modele tecavüzün önlemesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, 18.11.2013 tarihinde taraflara ait iş yerleri ile dava dışı Özhan market Geçit Şubesi adlı iş yerinde keşif yapılmış 22.01.2014 günlü heyet bilirkişi raporunda 4 nolu "incelenen belgeler" başlıklı bölümde de, davalının ürününün satışını yaptığı Özhan Gıda'da keşif esnasında incelenen makineye ilişkin fotoğrafların da incelenen belgeler arasında olduğu belirtilmiş, 7.4. kısmında da keşifte ürünlere ait tespitlerin yapıldığı ve fotoğrafların çekildiği belirtilerek, fotoğrafları gösterilmiş ve tecavüzun varlığına ve tazminata dair rapor sunulmuştur.

10.07.2014 tarihli talimatta numune poşet verme makinesi da incelenerek rapor verilmesi istenmiş, 02.06.2014 tarihli raporun 8. sayfasında davalı ürününün talimat yoluyla gönderilmesi halinde ürünün incelenebileceği belirtilmiş, 03.09.2014 tarihli aynı heyetin raporunda 2. sayfada heyet davalı ürününü inceleyerek fotoğraflarını çektiğini belirtmiş ve sonuçta davalı ürünlerinin davacı haklarına ihlali söz konusu olmadığı ve bu nedenle tazminat hesabı yapılması cihetine gidilmediği kanaatine varılmıştır. Mahkemece davalı ürünlerinin davacı faydalı model belgesinin koruma kapsamında olmadığı ve ihlâlden sözedilemeyeceği gerekçesiyle verilen davanın reddi kararı Dairemizce raporlar arasında çelişki giderilmeden yeterli açıklama yapılmadan son rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan Mahkemece dosya üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilerek dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 07.12.2006 tarihli heyet raporunda, resimler üzerinden bir değerlendirme yapılması mümkün görülmediği 22.01.2014 tarihli raporun sonuç kısmına iştirak edilmediği, ürünün heyete gönderilmesi halinde ürün üzerinde karşılaştırma yapılarak sağlıklı bir tecavüz incelemesi söz konusu olacağını beyan etmişlerdir. Mahkemece 14.02.2017 günlü celsede, davalı vekilinin mazereti kabul edilmiş, ürün karşılaştırması için ürünün mahkemeye ibraz edilmesi konusunda meşruhatlı davetiye tebliğine ve ürünü sunmak üzere davalılar vekiline iki haftalık süre verilmesine ürün sunulduğunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Duruşma 01.06.2017 gününe bırakılmış davalılar vekiline ara kararındaki davetiyenin tebliğine dair evrak dosyada olmamakla birlikte, davalılar vekili 01.06.2017 tarihli duruşma için mazeret dilekçesi göndermiş, davalının faaliyetine son verdiğinden elinde sunabilecek numune bulunmadığını, bu noktada ispat yükünün davacıda olduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece ispat yükünün davalıda olduğu ve verilen sürelere rağmen herhangi bir numune sunulmadığı, davalının yargılama bitip kesinleşene kadar ürünü hazır etmesi gerektiği, ürünü yargılamada keşifte inceleyen bilirkişi heyetinin 22.01.2014 tarihli raporuna itibar edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Gerek ilk keşifte davalının dava konusu ürünü sattığı Özhan Gıda iş yerinde ürün incelenmiş, gerekse bilirkişi heyetinin talebiyle talimatla da ürün gönderilerek 03.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda ürün değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında ürünün geri alınıp alınmadığı bilinememekle birlikte, davalıya ürünü sunması için 14.02.2017 günlü celsede verilen mehil, kesin mehil olmadığı gibi, tebligat evrakı dosyada yer almamakta, davalı vekilinin ara kararını öğrendiği ve buna cevap verdiği anlaşılmaktadır.

Davalı vekili ürünün kendilerinde olmadığını beyan etmiştir. İspat yükü davacıda olduğundan sunmalarına gerek olmadığını düşünmektedir. Sattığı firmadan temin edip getireceğini veya getirmeyeceğini beyan etmemiştir. Bu durumda mahkemece davalı vekiline, kendilerinde olmasa dahi sattıkları 3. kişide olan ürünü sunmaları ve ispat yükü kendilerinde olduğunu belirterek kesin mehil vermesi ve kesin mehilde ürün sunulmadığı taktirde yeniden ek rapor alınmayacağını, keşif sonucu verilen rapora göre karar verilebileceğini ihtar etmesi gerekirdi.

Davalılar vekili sadece elinde ürün olmadığını beyan etmiştir. Sattığı firmalardan temin edemeyeceğini söylememiştir. Aksine dilekçelerinde kullanımda olan ürünlerden teslim edebilecek olduğunu beyan etmiştir. Çelişkili davranışı yoktur. Ayrıca mahkemenin gerek keşifte incelenen ve gerekse 03.09.2014 tarihli bilirkişi heyetince talimat yoluyla gönderilip incelenen ürünün dosya kapsamına girmesi, delil niteliği bulunması nedeniyle ürünün akibetini araştırması gerekirdi. Bozma gereği de tam yerine getirilmemiştir. Tüm bu nedenlerle mahkemece kararının eksik araştırma, inceleme sonucunda ve usul ve kanuna uygun olmadığından bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun onama kararına ve gerekçesine katılamıyorum.

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog