7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/13593 E. , 2023/1724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 298 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2012 tarihli ve 2011/978 Esas, 2012/1049 Karar sayılı kararı ile sanığın 298 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi üzerine Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2016/336 Esas, 2016/771 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hüküm açıklanmıştır.
4.Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/5673 Esas, 2021/6354 Karar sayılı kararı ile bozma kararı verilmiştir.
5.Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2022/77 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararı ile sanığın 298 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi,
1.Sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2.Sanığın atılı suçu işlediğine dair, cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına,
3.Yasak yerlerin siyasi parti ilçe başkanlıklarına bildirildiğine dair tebliğ belgesinin bulunmadığına,
4.Sanığın fiilinin, düşünceyi açıklama özgürlüğü mahiyetinde olduğu ve 6352 sayılı Kanun kapsamında kaldığı değerlendirilerek durma kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Çorlu'da bir kısım yerlere afişler asıldığının bildirilmesi üzerine kolluk görevlileri tarafından yürütülen çalışmada, bahse konu afişlerin sanığın da aralarında bulunduğu grup tarafından yapıştırıldığı belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında bir kısım afişleri kendisinin astığını kabul etmiştir.
3.Yüksek Seçim Kurulunun 12.03.2011 tarihli ve 186 sayılı kararına göre değerlendirildiğinde, olayın seçim takvimi içerisinde ve fakat propaganda serbestisinin başlamasından önce gerçekleştiği anlaşılmıştır.
4.Mahkemece Çorlu İlçe Seçim Kurulu Başkanlığından, ilan ve reklam asılan yerlerin 298 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı hususunda bilgi istendiği, İlçe Seçim Kurulunun Yüksek Seçim Kurulunun 12.03.2011 tarihli kararı uyarınca suç tarihinde ilgili yasaklardan mülki idare amirliğinin sorumlu olduğunun bildirildiği, Çorlu Kaymakamlığının 21.06.2012 tarihli yazısından da sanığın afiş yapıştırdığı yerin, Çorlu Kaymakamlığı tarafından afiş ve pankart asılmak üzere belirlenen yerlerden olmadığı anlaşılmıştır.
5.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli bozma kararından sonra, Mahkemece, 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek hüküm kurulduğu, ancak sanık müdafiinin süresinde itirazı üzerine duruşma açılarak yargılamaya devam olunduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE 298 sayılı
Kanun'un 60 ıncı maddesinin ilk üç fıkrasında parti bayrağı, afiş, poster, pankart ve benzeri ilan ve reklam materyalinin serbestçe asılabileceği yerler belirtildikten sonra dördüncü fıkrada bu materyalin buralar dışında ancak, seçim kurullarınca gösterilecek yerlere asılabileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre her ne kadar Çorlu İlçe Seçim Kurulu tarafından suç tarihi itibarıyla ilan ve reklam yerleri ile ilgili yasaklardan mülki idare amirliğinin sorumlu olduğu bildirilmiş ise de yukarıda anılan 298 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenleme karşısında, mülki idarenin görev ve yetkisi ilan ve reklam yerlerinin belirlenmesine yönelik olmayıp, aynı Kanun'un 61 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca yukarıdaki ilçe seçim kurulunca belirlenecek yerler ve yasaklarla ilgili işlem yapmakla sınırlıdır. Bu açıklamalar kapsamında, Çorlu İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının dosyaya gönderdiği yazıdan, ilan ve reklam yerleri ile ilgili bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda atılı suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2022/77 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.