7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/17375 E. , 2023/3055 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2012 tarihli ve 2008/193 Esas, 2011/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.
2.Denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmesi üzerine önceki kararın açıklanmasına karar verilmesi suretiyle İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli ve 2018/357 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık hakkında neticeten 1 yıl 3 ... hapis ve 10 gün adlî para cezasına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
3.İşbu kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2019/3342 Esas, 2020/3439 Karar sayılı ilâmıyla; "...Her ne kadar suça konu eşyanın değeri suç tarihi itibariyle 7242 Sayılı Yasa'nın 61 maddesi ile değişik 3/22 maddesi kapsamında pek hafif ya da hafif değil ise de aynı yasanın 62 maddesi ile değişik 5607 Sayılı Yasa'nın 5/2 maddesine eklenen düzenleme gereğince, kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının olanaklı hale gelmesi karşısında, TCK'nin 7. maddesi gereğince, lehe kanun değerlendirmesi yapılarak sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve taktiri gerektiği,..." nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
4.İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2020/390 Esas, 2021/526 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık hakkında neticeten 1 yıl 3 ... hapis ve 200,00 TL adlî para cezasına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
5.İşbu kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1984 Esas, 2022/3763 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2022 tarihli ve 2022/116956 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz sebepleri; iddianame, tutanak ve dosya kapsamına göre sanığa atılı suçun sabit olduğuna, suça konu eşya ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın sevk ve idaresinde bulunan TIR aracı ile Yunanistan ülkesinden gelerek ülkemiz üzerinden transit olarak Irak ülkesine gitmek üzere İpsala Gümrük sahasına geldiği, transit muhteviyatı eşya olan aracın, şüphe ve risk kriterleri çercevesinde x-ray taraması sonucunda aranmasına karar verilerek yapılan aramada, transit rejimi kapsamında taşınacak eşya hurda oto parçası olduğu hâlde, hurda eşyanın yanı sıra çekiciye ait dorsenin orta kısmında, transit eşya dışında ve beyan dışı muhtelif ebatlardaki karton koli ve naylon ambalajlı paketler içerisinde kullanılmamış nitelikte 45 çeşit 610 adet oto yedek parçası ele geçirilmiştir.
2.Sanık savunmasında, beyan harici eşyadan habersiz olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Bilirkişi tarafından düzenlenen 24.10.2008 tarihli raporda, suç konusu eşyanın yabancı menşeili ve kullanılmamış nitelikte olduğu belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın yükün içeriğinden bilgi sahibi olmadığına ilişkin beyanı, dorsedeki mührün gümrük kontrolü öncesinde söküldüğüne dair herhangi bir tespitin bulunmaması, gönderici şirketin aykırılığın tespitinden sonra Gümrük İdaresine sunmuş olduğu yükleme hatası yapıldığına ilişkin dilekçe birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin delil elde edilemediğinden İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Suça konu eşya ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi hususunda olumlu ya da olumsuz her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2.5237 sayılı Kanun'un "Kast" kenar başlıklı 21 ... maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." şeklindeki düzenleme gereği sanığın beyan harici eşyadan bilgisinin olmadığına dair savunmasına, henüz soruşturma aşamasında iken dosyaya sunulan gönderici şirketin yükleme hatası yapıldığına ilişkin dilekçesine ve gümrük mührünün kontrol öncesinde söküldüğüne dair bir tespitin bulunmamasına istinaden sanığın suç kastının bulunmadığı gibi Gümrük Genel Tebliğinin (Tır İşlemleri- Seri No: 1) 27 ... maddesinin dördüncü fıkrası gereği Türkiye üzerinden transit olarak başka ülkeye götürülmek üzere getirilen eşya için beyan edilen miktara göre tespit edilen fazlalığa ilişkin eşyanın karayolu taşıtının veya konteynerin mühürlü kısmında bile olsa gizlenerek, saklanarak veya özel olarak yapılmış zula tabir edilen yerlerde bulunması hâlinde 5607 sayılı Kanun hükümleri gereği takibatta bulunulacağı, aksi hâlde durumun tutanağa bağlanmakla yetinileceği, olayda beyan harici eşyanın gizlenmediği ya da zulada yakalanmadığı, bu cihetle sanığın üzerine atılı suçu kasten işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği anlaşılmıştır. Anılan gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1984 Esas, 2022/3763 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İpsala Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.