11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/9147 E. , 2023/3026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirketten 2.923.802,48 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, davalı şirkete gönderilen ihtarname ile cari hesap alacağının 500.000,00 TL’lik kısmının temlik edildiğini, temlik alan şirkete ödeme yapıldıysa bilgi verilmesinin talep edildiğini, ancak davalının gönderdiği ihtarname ile borcu kabul etmediğini, ayrıca davalı şirketin gönderilen ihtarnameden sonra tasfiyeye girdiğini, başlatılan takibe de davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ve davacı şirket ortaklarının ortak işler yaptığını, müvekkilinin davacı şirkete borcu olmadığı gibi aksine alacaklı olmasına rağmen taraflar arasında akdedilen ortaklık protokolleri hesap mutabakatı ve ibraname gereğince davacıdan olan alacağını sildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 19.02.2015 tarih, 2012/342 E. ve 2015/163 K. sayılı kararı ile davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu iddiası ile davalı şirket hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasını açtığı, ancak dava konusu alacağı da kapsar şekilde davacı şirketin davalı şirketi ibra ettiği, ibra tarihinde davacı şirketi temsile yetkili bulunan kişilerin ibranamede imzalarının bulunduğu, bu imzaların inkar edilmediği, davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 04.07.2017 tarih, 2016/8009 E. ve 2017/5530 K. sayılı kararıyla mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 04.04.2019 tarih, 2017/4277 E. ve 2019/2308 K. sayılı kararıyla ibranamenin davacı şirketi bağlamayacağı, davanın bu ibraname bağlamında çözümlenmesinin doğru olmadığı, davacının davalıdan alacağı olup olmadığının saptanması için tahkikata devam edilip toplanacak deliller doğrultusunda sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu 2.017.720,93 TL toplam bedelli çekler yönünden davacı tarafın davalıya ıslak kaşe ve imzalı bordrolar mukabilinde teslim ettiği çeklerin ödendiğine dair hiçbir delil ibraz edilemediği, aynı zamanda davalı tarafından da söz konusu çeklerin ödenmediğine dair bir belge de ibraz edilmemesi karşısında çeklerin ödendiğine dair herhangi bir ispat vesikası haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 541.978,47 TL ve 5.534,86 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, alacak fatura alacağı cari hesap ilişkinden kaynaklanıp likit olduğundan takip tarihindeki icra inkâr tazminat oranı dikkate alınarak asıl alacağın %40'ı kadar icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, şartları oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıya teslim edilen çek bedellerinin ödenmediğini davalının ispatlaması gerektiğini, davalının 66 adet çeki defterine kaydettiğini, protokollere göre dava dışı şirket adına düzenlenen çeklerin de hesaba katılması gerektiğini, 2 adet faturanın da hesaplama dışı bırakıldığını, isim olmasa da üzerinde imza bulunduğunu, ticari defterlerinin usul ve yasal düzenlemelere uygun tutulduğunu ve defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, itirazlarının dikkate alınmadığını, ticari defterlerin eksik tasdik işlemleri nedeniyle tek başına dikkate alınamayacağını, hesaplamalarla fiktif bir miktar bulunduğunu, ödenen çeklerle ilgili hatalı tespit yapıldığını, icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kötü niyet tazminatı talep ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraf şirketlerinin birbirlerinden karşılıklı alacaklı gözüküp gözükmediği, varsa takip tarihi ile davacının alacağının miktarı ve ihtarnameler doğrultusunda işlemiş faiz hak edip etmediğine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yekdiğerine verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.