9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/4212 E. , 2023/1377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/795 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 ve 62 nci maddesinin birinci fıkraları uyarınca 3 yıl 1ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.01.2018 tarihli Tebliğnamesi ile kararın bozulması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık kararı suçu işlemediğinden bahisle temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince sanığın farklı günlerde, mağdurenin dersaneye gitmek için yolda yürüdüğü sırada mağdureye eli ile gel gel işareti yapmak, öpücük atmak, kolundan tutmak ve takip etmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğundan bahisle zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın, mağdurenin önüne çıkarak kolundan tuttuğu olayda sanığın eyleminin mağdurenin sanığın kolunu ısırmasının sanığın eyleminin niteliğini değiştirmeyeceği, meydana gelen olayın şekli temas edilen yerin niteliği de dikkate alınarak sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından tebliğnamenin bu yöndeki bozma isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1.
Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında 30.10.2014 tarihinde sanığın mağdureyi yanına çağırdığı ve öpücük attığı, ikinci gün yolda önüne geçmek suretiyle yanına çağırdığı ve mağdurenin kabul etmemesi üzerine yanına giderek kolundan tuttuğu, üçüncü gün ise yine mağdurenin önüne geçmesi üzerine mağdurenin kaçtığı olayda; sanığın ilk gün ve üçüncü gündeki eylemleri sırasında mağdureye yönelik bendensel teması içeren eyleminin olmaması nedeniyle, ikinci gün gerçekleştirdiği sarkıntılık eylemine tesessül etmeyeceği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2.Hükümden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/795 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.