5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından verilen 11/11/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; /Müvekkili idareye bağlı ... ile davalılar arasında 07.01.2002 tarihli sözleşme imzalandığını,İşbu sözleşme kapsamında; davalı şirketler personeli olarak çalışan dava dışı 25 işçi tarafından haksız fesih iddiası ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istem ile kuruluşları ve davalı şirkeler aleyhine ...
5.İş Mahkemesinde 25 ayrı dava ikame edildiğini, anılan mahkeme tarafından davaların kabulüne karar verildiğini, kararların tarafınca temyiz edilmesi neticesinde kararların Yargıtay tarafından onandığını,Dava dışı işçilerin vekili tarafından işbu kararlar ile hüküm altına alman alacaklarının tahsilini teminen Bak.
8.İcra Müd.'nün 25 ayrı dosyası üzerinden kuruluşları aleyhine icra takipleri başlatılmış olup kuruluşlarınca dosya borçlarının tamamının dava dışı dosya alacaklılarına ödendiğini,Anılan dava devam ederken, müvekkili kuruluşça dava ve temyiz gideri olarak listede belirttikleri yargılama masraflarının yapıldığını,Dilekçeleri ekinde belirtilen 25 ayrı İş Mahkemesi dosyasında verilen kararların alacaklılar vekilince icraya konulması üzerine yine ek listede belirtilen 25 ayrı icra dosyasına ödemek zorunda kaldıkları meblağlar ve iş davası dosyalarına yaptıkları masraflar dahil olmak üzere toplam 461.973,88 TL'nin her birinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleri ile birlikte davalılardan rücuen tahsili ile tarafına verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; Yetkiye ve zamanaşımına itiraz ettiklerini,Davacı kurumun dava konusu işçiye muvazaalı işlem yaptığı ve bu nedenle ücret fark alacağı ve bunun gibi işçi alacaklarından sorumlu olduğunun Yargıtaydan geçerek kesinleşen mahkeme kararı le sabit olmasına rağmen davacı kurum tarafından açılan bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Davalının kabul anlamına gelmemek üzere; davaya konu işçiye ödenen ücret fark alacağının nedeninin davacı kurumun muvazaalı işlem yapmış olmasının ve işçinin başlangıçtan itibaren işvereni olarak kabul edilmiş olup; işbu davanın kabulü halinde dahi ücret fark alacağının müvekkili şirketten rücuen talep edilemeyeceğini ,îşbu davada muvazaanın kabul edilmemesi halinde dahi ücret fark alacağı dışında kalan alacaklar bakımından ; davacı idare tarafından müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapılmadığı halde rücu edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davacının, kendisinden talep edilen alacağı süresinde ödemeyerek miktarın artmasına kusuru ile neden olduğunu, davacının kusuru ile artan bedelden müvekkili şirketi sorumlu tutmasının, hukuka aykırı olduğunu,İşçilerin sevk ve idaresi idareye ait olup işçilerin işe alınması ve işten çıkarılmasının da idare tarafından yapıldığını, teknik şartnamelerin, yanlı ve şart işlem niteliğinde idari bir işlem olduğunu, tamamen idarenin tek yanlı iradesi ile düzenlendiğini, teknik şartname hükümlerinin tamamının taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin idarelerce tek yanlı hazırlanan sözleşme hükümleri olup tarafların karşılıklı görüşmeleri sonucu belirlenmiş olmadığını, ihale süresinin sonunda hangi personellerin işe devam edeceğini idare belirlemekte olduğunu, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini,Öncelikle husumet yokluğu nedeniyle açılan davanın reddine, davanın eğer zamanaşımı ve husumet itirazlarının sayın mahkeme tarafından kabul görmez ise açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda : dava konusu uyuşmazlık davacı ile davalılar arasında 2002 yılında akdedilen sözleşmeden kaynaklandığı, davacının rücuen alacak iddiasına dayanak yaptığı 25 adet işçinin alacağı da işe girdikleri 2002 yılı ile işten ayrıldıkları 16/10/2003 yılları arasındaki işçilik alacaklarından kaynaklandığı, ... 5 İş Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda işçilerin ... işçisi olduğu, olayda 4857 sayılı yasanın 2/7 maddesinde öngörülen muvazaa olgusunun gerçekleştiğinin kabul edildiği, bu kabulün Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği, her ne kadar Mulga 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 10.maddesinde ... idaresinin postaların ayrım ve dağıtım işlerini ihale yoluyla 3.şahıslara gördürebilmesi mümkün ise de; Posta Kanunu'nun 10 maddesinin 2.fıkrasının 5893 sayılı yasanın 1.maddesi ile 29/04/2009 tarihinde eklendiği, yasanın yürürlüğe girdiği 29/04/2009 tarihinden sonraki dönemde Posta Kanunu'nun 10/2 maddesi uyarınca ... idaresi tarafından postaların ayrım ve dağıtım işlerinin ihale yoluyla 3.şahıslara gördürülebileceğinin kabul edildiği, dava konusu olayın 29/04/2009 tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu, iş mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş kararı doğrultusunda davalılara husumet yöneltilemeyeceğinin açıklığa kavuştuğu, anlaşıldığından davalılar aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesinin 2020/152 Esas, 2021/114 Karar sayılı 03/02/2021 tarihli ilamında;".. 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır.
Dava, dava dışı 25 işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili talepli açılan davalar sonucunda verilen mahkeme ilamlarının icraya konulması nedeniyle davacı tarafça ödenen bedel ve yargılama giderlerinin sözleşme hükümleri kapsamında davalı şirketin sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesi ile ...
5.İş mahkemesinde görülen 25 ayrı (... E ...E) dava sonucu verilen kararların alacaklılar vekilince icraya konulduğu ve ...
8.İcra Dairesinin 25 ayrı icra dosyasına ödeme yapılmak zorunda kalındığı belirtilmiş ve taraflar arasında düzenlenen 01.07.2002 tarihli sözleşme uyarınca ödenen bedel ve yargılama giderinin davalılardan rücuen tazmini talep edilmiştir. ... Dışında Kalan Gönderilerin Taşınması ve Dağıtımına İlişkin teknik Şartname , müteahhit tarafından çalıştırılacak dağıtım elemanlarında aranan şartlar, kullanılacak araçların nitelikleri, çalışma gün ve saati, görev yeri( ... Başmüdürlüğü ... Merkezi) posta gönderilerin taşınması ve dağıtımı ile ilgili hususlar , ... tarafından yapılacak kontrol ve denetimin nasıl olacağı belirlenmiştir.
Davacı vekilince sunulan ''mukavele'' başlıklı belgenin incelenmesinde ise; ... merkezindeki tekel dışı posta gönderilerinin merkezince belirtilecek güzergaha toplam 82 şoförlü araç ve 350 yaya elemanla taşıttırılıp dağıtımının 1 yıllık süre ile KDV hariç 2.306.815.680.000 TL bedelle yapılmasının kabul ve taahhüt edildiği belirtilmiş ve iş bu belgenin taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır.
Dava dışı işçiler tarafından işçilik alacaklarının tahsili için açılan davalar; ...
5.İş Mahkemesi davaya konu işçilik alacağına ilişkin ilamların incelenmesinde ; mahkemece ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne , ... Şti ile... Şti yönünden ise davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE dair verilen kararların Yargıtay 9.Hukuk Dairesince onandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacıların ... işçisi oldukları halde muvazaalı olarak sözleşmelerle diğer davalıların işçisi gibi gösterildiği, işçilerin ... ye ait ...işini yaptığı, ... nın kendi çalışanlarıyla birlikte aynı işi yaptığı, emir ve talimatı ... yetkililerinden aldığı, araç ve gereçlerin ... tarafından sağlandığı ve bu haliyle ... işçisi olduğu kanısına varılmakla 4857 sayılı yasanın 2/7 maddesinde öngörülen muvazaa olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek ... dışındaki şirketlerin iş verenlik olgusu bulunmadığından bahisle davanın bu davalılardan yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verildiği , mahkeme ilamlarının gerekçe kısmında belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu: Taraflar arasında düzenlenen şartname, mukavele, mahkeme kararları ve ödemeler ( bakiye karar harcı:5.634,29 TL, onama harcı: 6.081,30 TL, mahkeme masrafı: 7.767,30 TL, icra dosyalarına ödenen: 442.553,99 TL olmak üzere toplam 461.973,88 TL) nazara alındığında , dava dışı işçiye karşı asıl iş veren olarak ödeme yapmak zorunda kalan davacının davalı ortaklığa rücu edebileceği tutarın 461.973,88 TL olduğu belirtilmektedir.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalı tarafından üstlenildiğini, ihale şartnamesine göre, davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ile ilgili ücret ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsili için, davacı aleyhine açtığı dava sonunda hesaplanan miktarın davacıdan tahsiline karar verildiği ve icra takibi sonunda da davacı tarafından ödendiği ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatından hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir.
Davacı taraf idari ve teknik şartname uyarınca ödenen bedellerden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı ise asıl işverenin davacı olması sebebiyle davacının sorumluluğunun bulunduğunu, davalıya ödenen sözleşme bedelinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacağının sözleşme gideri olan bedeller arasında yer almadığı için davalının sorumlu olmadığını savunmuştur.
Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 818 sayılı Borçlar Kanunun 146.maddesinde "Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur. Ve hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ile diğerlerine rücu hakkını haizdir. Birinden tahsili mümkün olmayan miktar, diğerleri arasında mütesaviyen taksim olunur." (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.") şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir
Ayrıca, İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Posta Kanunun 10. maddesinde ...posta ulaştırmalarını düzenlemek için gerçek ve tüzel kişilerle ve taşıma ortakları ile sözleşme yapabileceği, ... postaların ayrım ve dağıtım işlerini ihale yoluyla 3. şahıslara gördürebileceği düzenlenmiştir.
Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile sözleşmenin eki niteliğinde bulunan idari ve teknik şartnamede,5584 Sayılı Posta Kanunun 2,10 ve 16. Maddeleri dayanılarak ... bölgesi ... merkezine ait posta tekeli dışında kalan gönderilerin ihale yoluyla gerçek ve tüzel kişilere (müteahhide) taşıttırılması ve dağıttırılması hizmetinin 17.07.2001 tarih, 24465 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve yürürlüğe giren ... Alım ve Satım Yönetmeliğine göre pazarlıksız ihaleye çıkılmak suretiyle yaptırılmasını kapsadığı belirtilmektedir. Teknik Şartnamenin 29. Maddesinde ''Elemanların İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından müteahhit sorumludur.'' 8 . Maddesinde tekliflerin hazırlanmasında yol bedeli, yemek bedeli, iş kıyafet bedeli, fazla mesai ücreti, asgari ücret, SSK ve işsizlik sigortası gibi işçilik alacakların nasıl ve hangi oranda hesaplamaya dahil edileceği belirlenmiştir.
Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile sözleşmenin eki niteliğinde bulunan idari ve teknik şartnamede, çalışan işçilerin hak ve alacaklarından yüklenicinin yani davalının sorumlu olacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri, tacir sıfatına haiz her iki tarafı da bağlayacağından, davacı ...
5.İş mahkemesinde görülen 25 ayrı (... E ...E) mahkeme ilamı gereğince ödemiş olduğu miktarın tamamını, davalılardan sözleşme uyarınca rücuen tahsilini talep hakkına sahiptir.
Bilirkişi heyet raporunda mukavele, şartname ve mahkeme kararları kapsamında davacının davalı ortaklığa rücu edebileceği tutarın 461.973,88 TL olarak belirtilmiş ise de; her bir iş mahkemesi dava dosyasında yapılan masrafların tarafların sorumlulukların başladığı ve sona erdiği tarihler nazara alınmak suretiyle ayrı ayrı hesaplanmadığı anlaşılmaktadır. Bilir kişi heyet raporunda sözleşmenin tarafların hangi alacak kaleminden , hangi dönemler kapsamında ve hangi oranda sorumlu olduklarının tespit edildikten sonra davacının rücu edebileceği nihai miktar belirtilmelidir.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle yukarıdaki belirtilen bilgiler ışığında davalılara rücu edilebilecek miktarın denetime açık bir şekilde her bir davalı yönünden alacak kalemleri de nazara alınmak suretiyle ayrı ayrı hesaplanması gerekmekle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle kararın 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine... " şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45 Hukuk Dairesinin 2020/152 Esas, 2021/114 Karar sayılı 03/02/2021 tarihli ilamına uyularak yargılamaya 2021/173 E.sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur.
Mahkememizce İstanbul BAM 45.Hukuk Dairesinin 2020/152 E, 2021/114 Karar sayılı ilamı doğrultusunda her bir iş mahkemesinde görülen dava dosyalarında yapılan masrafların tarafların sorumluluklarının başladığı ve sona erdiği tarihler nazara alınmak suretiyle ayrı ayrı hesaplanarak tarafların hangi alacak kaleminden hangi dönemler kapsamında ve hangi oranda sorumlu oldukları tespit edilmek suretiyle davacının rücuya konu edebileceği alacak miktarının ne olduğunun tespiti açısından önceki bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, ibraz edilen 04/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; ...
5.Noterliği ... tarih ... yevmiye no ile onaylı mukavele incelendiğinde,"...'ne izafeten ... ile ...Şti. (... firma) ve ... Ltd Şti (ortak girişim) firması arasında mukavele akdedildiği, mukavelenin ...Ltd Şti ve ...Ltd Şti kaşe ve imzalarına havi olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında akdedilen mukavelenin davalılarca ortak girişim olarak birlikte imzaladıkları, mahkeme kararına konu işçiler ile ilgili olarak mevcut dosyalardan tespit edilen giriş , çıkış bilgilerinin kök raporda daha önce gösterildiği, yine davalı tarafından dosyaya sunulan son ücret pusulalarında ... işyeri sigorta sicil numarasının yer aldığı, pusulalarda ünvannın ( ...Ltd Şti" olarak mevcut olduğunu, davalıların davacı ile ortak girişim olarak mukaveleyi akdettikleri, ortak girişime ilişkin işe girişlerin söz konusu olduğu, iki farklı şirkette ayrı zamanlarda çalışma olmadığı, söz konusu mukavelede davalılar ... ve ... olarak yer aldığını, yapılan tespitler kapsamında müteselsil sorumlulukları olduğu konusunda takdirin mahkemede olduğunu, 25 adet işçinin açmış olduğu davalara ilişkin ilam ve icra dosyaları ile davacı tarafından ödenen tutarlar tespit edilerek mahkemeye daha önce arz edildiği, davacının ödediği icra dosyalarının dayanak iş mahkemesi kararları incelendiğinde 25 adet işçi tarafından davacı ile davalılar aleyhine açılan davalar olduğu iş mahkemesi kararlarında konu bilirkişi raporunda alacak kalemlerinin hangi dönemlere ilişkin hesaplandığının yer aldığı mümkün ise de dosya iş mahkemesi kararlarına konu alacak kalemlerinin tarih olarak ayırabilecek ilgili mahkeme raporlarının mevcut olmadığını, dava açan 25 işçinin Mahkememiz dosyası davalılarını ve davacıyı iş mahkemesinde davalı olarak gösterdiğini, ve iş bu dava dosyası davalılarının bildirdiği itirazlar içeriğinde sorumluluğa ilişkin ...'nin sorumluluğu bulunmasından bahisle rücu edilemeyeceğini bildirdiği, miktar ve süre olarak ... ile sözleşme yaptıkları dönemin dışında söz konusu işçilerin daha önce başka alt işverende çalışması sebebiyle sorumlu olmadıklarına ilişkin beyan ve bilgi de sunmamış olduklarının dosya kapsamı itibariyle görüldüğü, sözleşmenin tarafı olan davalıların ortak girişimci sıfatıyla imzaladıkları sözleşmede ... firmasının pilot ortak olduğu, ... firmasının girişimci ortak olarak sözleşmenin tarafı oldukları, davacıya karşı bu kapsamda sorumlu oldukları, ancak davacının ödediği bedeller içerisinde davalı ortak girişimin davacı ile sözleşme yaptığı dönemden önce başka alt işverende çalışmaları olup, olmadığının dosyada tespit edilemediği ancak davalıların son alt işveren olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir
Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile dosyaya celp edilen ... 25 İş Mahkemesinin ... -... E sayılı dosyalardan mahkememiz dosyasına getirtilen bilirkişi raporları ve kararlar da incelenerek , İst Bölge Adliye Mah 45 HD nin önceki kararımızı kaldırma gerekçesinde yer alan taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile bu sözleşme eki İdari ve Teknik Şartname ve bu şartnamelerde çalışan işçilerin hak ve alacaklarından sorumluluğa ilişkin hükümler itibari ile her bir iş Mahkemesi dosyasına yapılan masraflardan tarafların sorumlulukları bu sorumluluğun başladığı ve sona erdiği tarihler dikkate alınarak ayrı ayrı hesaplama yapılıp sözleşmenin taraflarının hangi alacak kaleminden hangi dönemler kapsamında ve hangi oranda sorumlu olduklarının tespit ve buna göre davacının rücu edebileceği nihai miktarın tespitine yönelik ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, ibraz edilen 02/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; işçilerin davalılarda çalıştığı süreler ve iş mahkemelerindeki talepler asıl alacak yönünden belirlemeler kapsamında davacının yapmış olduğu mahkeme masraf, harç ve icra dosyalarına toplam 461.973,88 TL ödemesinden rücu edebileceği tutarın 216.053,09 TL olarak hesaplandığı, davacının işçi alacaklarına ilişkin yapmış olduğu 461.973,88 TL ödemeden davalıların dönemine tekabül eden kısım için BAM kararındaki esaslar kapsamında rücu edilebilecek tutarın 216.053,09 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Teknik Şartnamenin 29. Maddesinde ''Elemanların İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından müteahhit sorumludur.'' 8 . Maddesinde tekliflerin hazırlanmasında yol bedeli, yemek bedeli, iş kıyafet bedeli, fazla mesai ücreti, asgari ücret, SSK ve işsizlik sigortası gibi işçilik alacakların nasıl ve hangi oranda hesaplamaya dahil edileceği düzenleme konusu yapılmıştır.
Teknik şartnamenin 29. Maddesi ve 8.maddesi uyarınca çalışan işçilerin hak ve alacaklarından yüklenicinin davalıların sorumlu olacağı açık bir şekilde düzenlenmiş olduğundan tacir sıfatına haiz davacı ve davalı açısından bağlayıcı olacağından davacının ...
5.İş Mahkemesinde görülen 25 ayrı dava sonucunda oluşturulan hükümler gereği ödemiş olduğu tazminat miktarlarının davalıların dönemine tekabül eden kısım için davalılara rücu imkanı bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacıların icra dosyalarına mahkeme, masraf, harç toplamı da dahil olmak üzere 461.973,88 TL ödemede bulunduğu, her bir iş mahkemesi dava dosyasında yapılan masrafların tarafların sorumlulukların başladığı ve sona erdiği tarihler nazara alınmak suretiyle ayrı ayrı hesaplanması sonucunda davalıların dönemine tekabül eden kısmın 216.053,09 TL olduğu, davacının ödeme tarihinin 10/02/2015 olduğu, bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği hüküm vermeye elverişli, denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulüne, 216.053,09 TL'nin ödeme tarihi olan 10/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 14.758,58 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 7.889,36 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 6.869,22 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 7.889,36 TL harç ile, yine davacı tarafından yapılan 6.358,20 TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısma tekabül eden 2.924,77 TL sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davanın reddedilen kısmı üzerinden yapılan hesaplamaya göre davalı tarafından bozmadan önce yapılan 50,00 TL yargılama giderin davanın red edilen kısma tekabül eden 27,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 34.407,96 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 38.888,12 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
7.Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341.maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/10/2023
Başkan Üye Üye Katip
E-İMZALI E-İMZALI E-İMZALI E-İMZALI
Harç Beyanı
K.H.= 14.758,58 TL
P.H.= 7.889,36 TL
B.H= 6.869,22 TL
Davacı yargılama gideri
Bozmadan önce: 1.921,20 TL
Bozmadan sonra: 4.437,00 TL
Toplam : 6.358,20 TL
Davalı yargılama gideri
Bozmadan önce: 50,00 TL
Bu belge 5070 sayılı kanun kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.