Esas No
E. 2023/4845
Karar No
K. 2023/7478
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/4845 E.  ,  2023/7478 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3899 E., 2022/283 K.
KARAR: Esastan Red

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/1031 E., 2021/769 K.

Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde abkant pres ustası olarak demir büküm bölümünde çalıştığını, 12.03.2016 tarihinde işyerinde abkant pres ile çalışma yaparken sağ kolunun yaralanması suretiyle kazaya uğradığını, kaza neticesinde davacının sağ kolun kullanamayacak hale geldiğini, kaza sonucunda davacının ve ailesinin maddi ve manevi olarak kayba uğradığını belirterek davalı taraftan fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 2.500,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle tahsili talebinde bulunmuş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 117.785,79 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda müvekkili firmanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, firmanın her türlü tedbiri almasına rağmen kazanın meydana geldiğini, kazanın işçinin kusurundan meydana geldiğini, kendisine verilen görevin dışına çıkarak kendisine iş güvenliği konusunda verilen talimatlara aykırı olarak çalışarak kazaya neden olduğu belirtilerek, arz ve izah edilen hususlara istinaden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE KALDIRMA KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararda özetle; davaya konu iş kazası nedeniyle; ......Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen raporda, davacının meydana gelen kaza sebebiyle, sürekli iş görmezlik oranının %36,20 oranında olduğunun tespit edildiği, alınan iki bilirkişi heyet raporu birbirini doğruladığından, tarafların itirazları yerinde görülmeyerek, meydana gelen iş kazasında işçinin %25, işverenin %75 oranında kusurlu olduğu, hesap raporunda davacının ücreti olarak davacı tarafından açılan ... 45. İş Mahkemesi'nin 2016/1280 Esas sayılı işçilik alacağı davasında tespit edilen ücreti esas alındığı, ... 45. İş Mahkemesi'nin 2016/1280 Esas sayılı dosyasında verilen kararın da kesinleştiği, davacının olaydaki kusuru ve maluliyet oranına göre SGK tarafından ödenen geçici iş görmezlik ödeneklerinin rucü edilebilir kısmı düşüldükten sonra, meydana gelen maddi zararın 117.785,79 TL olduğu, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların kusur oranları, meydana gelen olayın ağırlığı, davacının tespit edilen mali ve ekonomik durumuna ve davacının maluliyet oranına göre, 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.03.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının meydana gelen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalının tamamen kusurlu olduğunu, manevi tazminatın çok düşük belirlendiğini, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuşlardır.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet itirazlarını tekrarla maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş ve dayanaksız olduğunu, hesaplamaların hepsinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuşlardır.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre,

HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esas yönünden reddine V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; derdestlik ve zamanaşımı itirazlarının karşılanmadığını, Islah dilekçesinde gösterilen davalının müvekkil şirket olmaması ayrı bir tüzel kişilik olması sebebiyle bu yönde yapmış olduğumuz itirazların karşılanmadığını, İhtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirket aleyhine verilen kusur oranının çok yüksek olduğunu, bu durum davalının ve kazanın diğer tarafı ...’ın olayın hemen öncesindeki konuşmaları da dinlenen şahitlerin beyanlarından ve alınan ifadelerden anlaşıldığını, davacı için gösterilen işgücü kaybı da yüksek hesap edildiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi ek raporunda ...

45.İş Mahkemesi’nin 2016/1280 E. sayılı dosyasında davacının esas alınan ücretinin ne şekilde tespit edildiğinin açık ve net şekilde belirtilmediğini, ancak kesinleştiği için burada belirlenen ücret 1.650,00 TL’nin kabul edildiğini ancak takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığını belirtildiği, bunun kabulünün mümkün olmadığını zira bilirkişi dosyanın istinaf edilmeden kesinleştiğini ve belirlenen ücretin ne şekilde tespit edildiğinin açık ve net biçimde belirlendiğinin belli olmadığını, kaza tarihinden 31.12.2021 tarihine kadar geçen dönemdeki net kazançların işlediği ve bu sebeple iskontoya tabi olmayacağı belirtilmesine rağmen buna bir dayanak gösterilmediği, davacının aylık belirlenen maaşına uygulanan artış oranın yüksek olduğunu, davacı lehine geçici iş göremezlik dönemi için yapılan hesaplamadan tespit olunan maluliyet oranında indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, davacınun 01.05.2009 tarihinde emekliliğe ayrıldığı, sonraki tarihte kendisinin ödemesi gereken kesintiler ile ilgili bir izahat/hesaplama da hükümde ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda yapılmadığı, SGK gelir tenzilinin usule uygun olmadığı, manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun temyize ilişkin 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, dava yığılmasına ilişkin 110 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417, 49, 50, 51, 52, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, manevi tazminatın tespiti noktasında 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3.Değerlendirme

a)Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Davacı vekilinin müvekkili lehine 150.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli kararıyla manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, davacı ve davalı vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adiye Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği hükmedilen bu tazminatın maddi tazminattan bağımsız ayrı bir dava olduğu ve karar tarihi itibari ile kabul edilen manevi tazminat kısmının kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldıkları anlaşıldığından temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

b)Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle iş kazasının gerçekleşmesinde davacı sigortalının %25 oranındaki kusurunun tespit edimiş olup davalının adama çalıştıranın sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğu dava harici üçüncü kişi kusuru da dikkate alındığında %75 oranındaki kusurdan müteselsilen davacıya karşı sorumlu olduğu ancak iş bu dava dosyasında dava hava harici üçüncü kişi kusuru tespit edilmemiş ise de; davalı ile dava harici çalışanı (üçüncü kişi) arasındaki kusur oran ve aidiyetinin aralarında ileride açılması mümkün rücu davasında tartışılarak sonuca ulaştırılabilmesinin mümkün olmasına göre bu hususun iş bu dosyada bozma sebebi yapılmasına gerek olmadığı, sürekli iş göremezlik oranı, ücret tespiti ile hesap raporunun da dosya kapsamı ve Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olduğu gözetilerek, kanunun emredici hükmüne aykırılık teşkil eden hususların re'sen dikkate alınacağı gözetilerek, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2.6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddesinde düzenlenen “Hükmün Kapsamı” içerisinde “1/b” bendinde “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” hükümde yer alması gerektiği belirtilmiştir.

3.Somut olayda, Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Yol-Bak Yol Bakım ve Kar Mücadele Araçları San. Tic. Ltd. Şti.'nin Ticaret Sicil Gazetesinin 13.07.2020 tarihli nüshasında yayımlanan kayıtlara göre ticaret unvanını Yol-Bak Yol Bakım ve Kar Müc. Araçları San. Tic. A.Ş. olarak değiştirdiği, anlaşılmasına göre anılan şirketin eski unvanının karar başlığında belirtilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

4.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

5.O halde, temyiz eden davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek HMK'nun 369 uncu maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

6.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle

1.Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile: İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında ve hüküm içeriğinde yer alan "Yol-Bak Yol Bakım ve Kar Mücadele Araçları San. Tic. Ltd. Şti." ibarelerinin silinerek yerine "Yol-Bak Yol Bakım ve Kar Müc. Araçları San. Tic. A.Ş." ifadeleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının yatıran davalıya iadesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.