9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/7112 E. , 2023/4567 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık müdafiinin kanuni süresi içerisinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden hazırlayıp elektronik imzalı gönderdiği 12.03.2015 ve 17.03.2015 tarihli dilekçeler ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2010/396 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
İddia, şikâyetçi beyanları, sanık savunması, tanık anlatımları, adlî tıp raporları, olaya ilişkin olarak düzenlenen tutanaklar ve dosyada mevcut tüm delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda; şikâyetçi ile sanığın olaydan iki gün önce ...'de tanıştıkları, telefon numaralarını aldıkları, sanığın tanıştıkları gün şikâyetçiyi evine davet ettiği, şikâyetçinin o gün işinin olduğun söylerek teklifi kabul etmediği, sanığın da şikâyetçiyi doğum günü olmamasına rağmen ertesi gün doğum günü olduğunu ve arkadaşlarınında geleceğini söyleyerek ısrarla evine davet ettiği, olay tarihinde şikâyetçinin sanığın evine gittiği, evde kimse olmadığını görünce önce şaşırdığı, ancak; yinede kendi rızasıyla sanığın evine girdiği, evde kimsenin olmadığı süre içerisinde beraberce alkol aldıkları, daha sonradan sanığın şikâyetçiye yakınlaşmaya ve onu öpmeye çalıştığı, şikâyetçinin bu istekleri reddetmesi üzerine sanığın agresif hareketlerde bulunarak şikâyetçiyi salondan çıkarıp odaya götürdüğü, şikâyetçinin elbiselerini çıkarttığı ve cinsel saldırıda bulunmaya çalıştığı, bağırıp karşı koymasına rağmen sanığın zorla parmağını cinsel organına soktuğu, bu sırada şikâyetçinin kustuğu, bunun üzerine sanığın kızarak şikâyetçiyi banyoya götürüp duşa soktuğu, burada cinsel saldırılarına devam ettiği, şikâyetçinin karşı koyup bağırması üzerine onu tokatladığı, bu sırada kapı zilinin çaldığı, sanığın ev arkadaşı olan ... ***'nin geldiği, şikâyetçinin sanıktan korktuğu için sanığa kendisini bırakmasını isteyip, kimseye bir şey söylemeyeceğini belirttiği, kıyafetlerinin kirlenmesi ve ıslanması nedeni ile sanığın ev arkadaşı olan ...'den şort alarak şikâyetçiye giymesi için verdiği, şikâyetçinin şortu giyip evden ayrıldığı, sitenin güvenlik görevlisinin yanına giderek, olayı güvenlik görevlisine anlattığı ve güvenlik görevlisinden polis çağırmasını istediği ve sanıktan şikâyetçi olduğu kabul edilmiştir.
Sanık savunmasında her ne kadar şikâyetçiye zorla cinsel saldırıda bulunmadığını, şikâyetçi ile rızası dahilinde seviştiklerini ancak cinsel birleşme olmadığını, bu sırada da parmağını şikâyetçinin cinsel organına soktuğunu üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de; şikâyetçiye ait darp raporu ve hymende taze kanamalı yırtık bulunduğuna dair rapor, soruşturma ve yargılama aşamasında dinlenen site güvenlik görevlisi tanık O.M'nın nöbet kulübesinde bulunduğu sırada şikâyetçinin yanına geldiğini ve sürekli ağladığını, sanığın kendisine kötü bir şey yaptığını söyleyerek polisi aramasını istediğine dair beyanları ve yine sanığın alt komşusunun da sanığın evinde sürekli gürültü geldiği için kendilerinden yardım istediklerini ve sanığın alt komşusu olan Tanık S.T'un sanığın evinden bir bayanın bağırma seslerini duyduğuna dair beyanları ve diğer tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde dosyada mevcut tüm delillerin sanığın şikâyetçiye zorla cinsel saldırıda bulunduğuna dair iddiayı doğrular mahiyette olduğu ve sanığın, yukarıda anlatıldığı şekilde cereyan eden olayda şikâyetçinin karşı koymasına rağmen zorla parmağını cinsel organına sokarak cinsel saldırıda bulunduğu kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.12.2013 tarihli raporda, şikâyetçide anksiyete belirtileri denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, ruh sağlığını etkileyecek mahiyet ve derecede olan bu psikiyatrik bozukluğun iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olarak gelişebileceği gibi, cinsel saldırı olmaksızın başka olay ve/veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceği, bunlar arasında Kurul tarafından ayırım yapılamadığı, mahkeme tarafından cinsel saldırının gerçekleştiğinin subutu ve tespiti halinde, ruh sağlığındaki mevcut etkilenmenin cinsel saldırıya bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağı yönünde bilgi verilmesi karşısında, sanığın şikâyetçiye yönelik nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2010/396 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.