10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/5517 E. , 2023/7657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ :...Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı 12.02.2016 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilin davalı ..., ... Orman Bölge Müdürlüğü...Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı... Köyünde ağaçlandırma sahalarında Nisan 1986 tarihinde işe başladığını, davalı ...'nün ... Fidanlık Şefliğine bağlı 1990 yılında faaliyete geçen... Orman Fidanlığında işe devam ettiğini, 2012 yılı da dahil olmak üzere Nisan ayı başından Aralık ayı ortalarına kadar her sene fiilen sürekli olarak çalıştığını, müvekkilin 1986 yılından 2012 yılı da dahil olmak üzere davalı iş yerinde sürekli çalışmasına rağmen dava dışı SGK'ya bildirilmediğini, bu nedenlerle müvekkilin davalı ... Müdürlüğünde 1986 yılından 2012 yılı da dahil olmak üzere her yıl Nisan ayı başından Aralık ayı ortalarına kadar çalıştığı hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davanın niteliği itibari ile hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerine uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davanın niteliği itibari ile ...'nın davaya Fer'i Müdahil olarak davaya katılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Feri Müdahil ... vekilinin cevap dilekçesi ile davacının yürüttüğünü iddia ettiği faaliyetinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sayılabilecek nitelikte olmadığını, iddia edilen faaliyetin kesintisiz olmadığını, bu nedenle davacının iddialarının hizmet tespiti davasına konu olamayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre gözetilmeden açıldığını, bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiğini, bu nedenlerle davacının dava dilekçesindeki taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, 1-Davanın kısmen kabulüne,
2- Davacının davalı ... Müdürlüğüne ait iş yerinde;
-01/04/1990- 30/11/1990 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/1991- 30/11/1991 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/1992- 30/11/1992 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/1993- 30/11/1993 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/1994- 30/11/1994 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/1995- 30/11/1995 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/1996- 30/11/1996 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/1997- 30/11/1997 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/1999- 30/11/1999 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/2000- 30/11/2000 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/2001- 30/11/2001 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/2002- 30/11/2002 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/2003- 30/11/2003 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/2004- 30/11/2004 tarihleri arasında 38 gün,
-01/04/2005- 30/11/2005 tarihleri arasında 129 gün,
-01/04/2006- 30/11/2006 tarihleri arasında 167 gün,
-01/04/2007- 30/11/2007 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/2008- 30/11/2008 tarihleri arasında 56 gün,
-01/04/2009- 30/11/2009 tarihleri arasında 3 gün olmak üzere toplam 1177 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının ve bu günlere ilişkin sigortalı hizmet süresinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından 2004 ile 2015 yıllarına ait kayıtların gönderildiğini ancak bilirkişi tarafından sadece 2004-2005-2006 2009-2010-011 ve 2012 yıllarına dair hizmet tespiti yapıldığını, mahkemece toplanan delillerin dikkate alınmadığını, sadece davalı tarafından gönderilen belgelerin dikkate alındığını, yapılan ödemeler dikkate alındığında mevsim durumuna göre Mart Nisan aylarından Kasım Aralık aylarına kadar devam ettiğinin anlaşılacağını, yıl içindeki çalışmanın sürekli ve düzenli olmadığına dair tespitin hatalı olduğunu, mahkemece yılda 1 gün, 3 gün, 14 gün çalıştığı şeklindeki tespitlerin hatalı olduğunu savunmuş, mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Feri Müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacının davalıya ait iş yerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine ilişkin kararın hatalı olduğunu, yasal mevzuat hükümlerinin gözetilmediğini, davacının yaptığı işin 4857 ve 5510 sayılı Kanunlar kapsamında olmadığını, davacının iddia ettiği sürelerde çalıştığını kanıtlayan herhangi bir delil sunmadığını, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kaldırma kararında belirtilen eksikliklerin mahkeme tarafından giderilmediğini savunmuş, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi olmadığını, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, müvekkili kurum nezdinde davacıya ait herhangi bir kaydın bulunmadığını, kesintisiz çalışmasının varlığının açıkça ortaya konulmadığını, kamu ve bordro tanık beyanları ile de davacının hizmet akdine dair tereddüte mahal vermeyecek bir sonuca ulaşılamadığını savunmuş, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
taraf vekilleri istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Feri müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/8 inci maddeleridir.
3.Değerlendirme
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup, anılan maddede; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Somut davada, davacı 1986 yılından 2012 yılı da dahil olmak üzere her yıl Nisan ayı başından Aralık ayı ortalarına kadar kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece yanılgılı değerlendirilmeler esas alınarak hüküm tesis edildiği ve bozma kararının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece 2004 yılı ve sonrası döneme ilişkin, ödeme belgelerinde davacının isminin bulunduğu yıllarda davacıya ödenen ücret karşılığı tespit edilen gün kadar çalışıldığı, anılan belgelerde davacının isminin bulunmadığı yıllarda ise çalışmanın bulunmadığına dair kabul isabetli ise de, ödeme belgeleri olmayan dönemde, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, herhangi bir dayanağı bulunmayan farazi bir hesaplama ile tespit edilen gün kadar çalışmanın olduğuna dair kabul isabetsizdir. Yukarıda belirtilen esaslar dahilinde, davacının çalışmalarının bulunmadığı ve böylelikle hizmet akdinin kesintiye uğradığı tarihten önceki dönem yönünden, kesintinin gerçekleştiği yıl sonu itibariyle dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, uyulan bozma ilamı gereğince davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu belirtilmiş olup, çalışmaya dair herhangi bir kayıt bulunmayan dönemler yönünden çalışmanın ispatlanamadığı hususu gözetilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar aykırı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bunun yanında, davacının çalıştığı kabul edilen sürelerin hangi ayda kaç gün olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri açıkça belirlenerek, infaza elverişli hüküm kurulmaması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.