9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/2439 E. , 2023/3955 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Şantaj suçu açısından; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 223 üncü maddesinde tanımlanan hüküm türleri dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçları açısından; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları açısından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c)Şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 107 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d)Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçundan 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası, 134 üncü maddesinin son cümlesi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e)Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçundan 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 06.09.2022 tarihli ve 2022/1560 Esas, 2022/1670 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
c)Şantaj suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
d)Nitelikli cinsel saldırı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçtan, 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Katılanın kardeşi olan tanığın duyuma dayalı ifadesine dayanılarak ve katılanın ifade ve sorgusu doğru kabul edilerek, yeterli delilleri toplanmaksızın sanık hakkında mahkûmiyet kararları verildiği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında rapor alınmadığı, somut duruma ve sanığın özel şartlarına rağmen sanık lehine hükümler ile takdiri indirimlerin gerekçesi bulunmaksızın uygulanmadığından bahisle sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerin bozulması isteminden ibarettir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın şantaj suçundan ayrıca cezalandırılması gerektiği, sanığın suç öncesi ve sonrasındaki davranış biçimine göre cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, bu haliyle sanık hakkında şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından da ceza verilmesi gerektiğinden bahisle bu suçtan kurulan hükümlerin bozulması isteminden ibarettir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın tehdit ve baskısı altında eve gelmek zorunda kalan katılana yönelik, cinsel saldırı eylemi tamamlandıktan sonra katılanın gitmesini engellediği, evinin kapılarını kilitleyerek katılanı bir süre alıkoyduğu anlaşılmış olup kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinden bahisle hükmün bozulması isteminden ibarettir.
D. Sanığın Temyiz İstemi Eylemlerin rıza ile gerçekleştiği ve mağdurenin kendisine iftira attığından bahisle hakkındaki mahkûmiyet hükümlerin bozulması isteminden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan ve sanığın aynı işyerinde çalıştıkları, tarafların birbirleriyle görüntülü görüşmeleri üzerine sanığın görüntülü görüşmeden ekran resmi alarak katılanın görüntülerini kaydettiği, elinde ekran resmi olan sanığın katılana şantaj yaparak katılanla birlikte olmak istediği, birlikte olmadığı taktirde ekran resmini eşine atacağını, eğer fotoğrafı silmek istiyorsa kendisi ile buluşması gerektiğini belirttiği, sanık ve katılanın 2021 yılı Haziran ayı sonunda ekran resimlerinin silinmesi hususunda konuşmak için bir araya geldikleri, sanığın, katılanı arabasına bindirerek Hacılar mevkine götürdüğü ve olay yerinde katılana karşı organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, devamında katılanın çıplak fotoğraflarını çektiği, ilerleyen günlerde katılana tekrar şantajda bulunarak fotoğrafların silinmesi için kendi evine gelmesinin gerektiğini belirttiği, bu durumun birden fazla kez gerçekleştiği, sanığın her defasında katılana karşı cinsel saldırıda bulunduğu, cinsel birliktelik esnasında katılanın rızası hilafına fotoğraflarını çektiği ve her seferinde birlikte olma çağrısına sebep olması için şantajda bulunduğu kabul edilmekle; dosyadaki videolardan, videoları çekmeye çalışan sanığa karşı videoların çekilmemesi hususunda katılanın sözlü ihtaratta bulunduğu ve kızdığının anlaşıldığı, dosyada bulunan mesaj çıktılarından katılanın her defasında sanığın ona karşı yapmış olduğu eylemlerden dolayı sinirli olduğunu, kendini iyi hissetmediğini, başına bela açtığını, yaşamaktan zevk almadığını ve yapılan eylemlere rızasının olmadığını gösterir sözlerin bulunduğu, buna göre sanığın sonuncusu 12.07.2021 günü olmak üzere katılana karşı zincirleme şekilde organ sokmak suretiyle cinsel saldırı, sonuncusu 15.07.2021 günü olmak üzere durumdan ailesini haberdar edeceğini söyleyerek yanına gelmesini sağlamak suretiyle zincirleme şekilde şantaj, sonuncusu 12.07.2021 günü olmak üzere katılanın çıplak fotoğraflarını çekerek zincirleme şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal, 15.07.2021 günü katılanı evine geldiğinde kapıyı kilitleyerek gitmesine engel olmak suretiyle cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 17.07.2021 günü katılana ait fotoğrafları müştekinin eşine ve kızına göndermek ve facebook hikayesinde paylaşmak suretiyle zincirleme şekilde özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etmek suçlarını işlediğinden sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçlarından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağduru rıza dışında bir yere götürmek veya bir yerde kalmak zorunda bırakılması durumunda oluşabildiği; suça konu olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı, ayrıca sanığın 15.07.2021 günü katılan evine geldiğinde kapıyı kilitleyerek katılanın gitmesine engel olmak suretiyle cinsel amaçlı hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediğine dair katılanın soyut beyanı haricinde bu suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, bu suç yönünden beraat kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince şantaj suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak; sanığın şantaj içeren eylemlerinin cinsel saldırı suçunun tehdit ve zor unsuru olduğu değerlendirilmekle, bu suç yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
4.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak; İlk Derece Mahkemesince kabulüyle uyumlu olarak sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen;
“Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 223 üncü maddesinde tanımlanan hüküm türleri dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı dikkate alındığında, dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek ve Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etmek Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın aşamalardaki ifadeleri, sanık savunması ve tanık beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, değişik tarihlerde katılana ait çıplak görüntüleri katılanın eşine ve ailesine göndermekle korkutarak katılanı evine çağırdığı anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 43 üncü madedesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığından dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek ve Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etmek Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/1552 Esas, 2022/1648 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık müdafii ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/1552 Esas, 2022/1648 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.