Aramaya Dön

davanın halen Bölge Adliye Mahkemesi

Esas No
E. 2017/441
Karar No
K. 2022/503
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/441
KARAR NO: 2022/503

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

DAVACI: ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ..
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/06/2017
KARAR TARİHİ: 17/06/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 17/07/2022

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile arasında ....ne ait binalardan C Bloktaki bir takım işlerin sözleşme ekindeki fiyatlar ile yapılması konusunda 25.10.2014 tarihinde anlaştıklarını, sözleşmenin 6.1.1.A hükmü uyarınca 35.000,00 TL tutarında açık kambiyo senedi verildiğini, işe başlandığını ve iş devam ederken davalı tarafından .... yevmiyeli ihtarnamesi ile sözleşmeyi fesih iradesini açıkladığını, tebligatın müvekkilinin eline geçmediğini, adres karşılaştırması yapıldığında yanlış adrese tebligat çıkarılmış olduğunun görüldüğünü, inşaat sahasında çalışanlara müdahale edilmesi sonucu ne olduğu anlaşılmaya çalışılırken ihtarnameden haberdar olunduğunu, fesih ihtarının müvekkiline 17.03.2015 tarihinde elden tebliğ edildiğini, şantiye mahalindeki malzeme, araç ve gereçlerin kaldırılmasının bildirildiğini ve çalışanların iş yerinden uzaklaştırıldığını, bunun üzerine ...E. Sayılı dosyası ile feshin iptali ile 35.000,00 TL'lik bono için borçlu olunmadığının tespiti davası açıldığını, mahkemece sözleşmenin feshinin iptaline yönelik davanın reddine, menfi tespit isteminin kabülüne karar verildiğini, bu karara.... başvurulduğunu, feshin iptaline yönelik talebin reddedilme gerekçesinin ortada bir eda davası olmadığına dayandırıldığını, yargılama giderlerinin müvekkili üzerine bırakılmadığını, sözleşme feshinin yasa ve sözleşme şartlarına uygun olmadığını, sözleşmenin feshi için uygun süre verilmesi gerektiğini, feshi gerektiren sebeplerin müvekkil şirkete bildirilmesini ve fesih için müvekkile 7 günden az olmamak üzere süre verilmesi gerektiğini, süre verilmediği için feshin haksız olduğunu, haksız fesihte uğranılan zararın tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirmeye devam ederken yapılan işin daha düşük bedelle işi yapacak başka taşeron bulunmasına bağlı olarak sözleşmenin haklı sebep olmaksızın feshedildiğini, bu durumun iyiniyet ilkesi ile bağdaşmadığını, feshin hukuki olmayan subjektif nedenlere dayandırıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ve sair hukusal hakları saklı kalmak şartıyla 100.000,00 TL'nin KDV si ile tahsili ve bu meblağa fesih tarihinden itibaren.... nın kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı oranda faiz yürütülmesini, davalının işi bitirmesi ve kesin hakedişin yapılması aşamasına gelinmiş bulunduğundan alacağın tahsil edilmesinin imkansız hale geleceğinden davalının ... nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarına ihtiyati tedbir haciz kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davacı arasında 25.10.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, 31.10.2014 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, ödemelerin düzenli yapıldığını, davacının ise işi başka bir alt yükleniciye yaptırdığını, işin başında durmayarak kontrol etmediğini, gerekli özeni göstermediğini, bunun üzerine .... Noterliğince 18.02.2015 tarih ..evmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin 19. Maddesi gerekçe gösterilerek işin tek taraflı olarak fesh edildiğini, ihtarnamenin sözleşmede belirtilen adrese gönderildiğini, ancak tebligat yapılmadan iade edildiğini bunun üzerine öğrenilen yeni adrese tebligat yapıldığını bu tebligatın 06.03.2015 tarihinde tebliğ edildiğini bir suretinin de 17.03.2015 tarihinde elden davacıya verildiğini, davacının 06.04.2015 tarihinde .... E. kayıtlı Eser Sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve sözleşmenin feshinin iptali davası açtığını bu davanın 30.11.2016 /718 tarih ve numaralı kararı ile reddedildiği, davanın halen Bölge Adliye Mahkemesinde incelemede olduğunu, davacının aynı sözleşme ile ilgili açılmış olan henüz kesinleşmemiş bir davasının daha olduğunu, davacıya verilen işin sadece duvar işi olduğunu, belirtilen işin tamamlanınca sözleşmenin sona erdiğini, davacı şirket yetkilisine imzalatılan ibraname ile bunun yazıldığını, sözleşmenin feshinin haksız olduğu iddiasının yerinde olmadığını, davacının işi başka alt yüklenicilere vermiş olduğunu 18.02.2014 tarihinde keşide edilen ihtarnamede bunun belirtildiğini, davacı vekilinin dilekçesinde mahkemece sözleşmenin feshin iptaline yönelik davanın reddine, menfi tespit isteminin kabulüne karar vermiştir dediğini oysa kararın hüküm fıkrasında davacı tarafın sözleşmenin feshinin iptaline yönelik davanın reddine davacının dava konusu bono sebebi ile borçlu olmadığının tespitine davasının da dava konusu senedin dava açıldıktan sonra iade edildiği anlaşıldığından bu husuta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir dendiğinden bu hususun da yerinde olmadığını, davacının dilekçesinde, yargılama giderlerinden müvekkilim sorumlu tutulmamış dediğini oysa kararın hüküm fıkrasında davacının o davada yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğunu, bu açıklamanın da gerçeği yansıtmadığını, şantiyede kalan ve davacının götürmediği malzemelerin 02.03.2015 tarihinde müvekkiline fatura edildiğini, bu durum davacının işe devam etmeyeceğinin delili olduğunu, fesih nedeni ve vekil eden tarafından davacının uğradığı bir zararın bulunmadığını, bugüne kadar tespit ettiği ve vekil edenden istediği miktarın da bulunmadığını, bu nedenle ihtar tarihinden itibaren istediği faiz ve KDV nin de yerinde olmadığını, ihtiyati tedbir kararının verilme talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan ve süresinden önce haksız olarak sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacı açısından meydana gelen kar mahrumiyetinin tazmini isteklerine ilişkindir. Davacı alt taşeron, davalı ise üst taşeron yüklenicidir. Yanlar arasında, 25.10.2014 tarihinde imzalanan sözleme ile davacı, davalının dava dışı ... ile yaptığı inşaat sözleşmesi uyarınca, davalının üstlendiği işin C Bloktaki birtakım işlerini sözleşme ekindeki fiyatlarla yapımı işini üstlenmiştir.

Taraflar arasında imzalanan 25.10.2014 tarihli sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içermekte olup yüklenicinin edimi eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise, teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.

Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Önemle ifade etmek gerekir ki, eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. (TBK m. 476) ....8 K. Sayılı dosyanın incelenmesinde; Davacı... tarafından davalı ...i. aleyhine 06/04/2015 tarihinde açılan davada; davacının mahkememizdeki dosyadaki gerekçelerle taraflar arasındaki 25/10/2014 tarihli sözleşmenin davalı tarafça feshinin iptaline, davalıya teminat senedi olarak verilen 35.000,00-TL'lık bononun karşılıksız kaldığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının eda davası açmadan sadece sözleşmenin feshinin iptaline yönelik tespit davası açmakta huukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, sözleşmenin feshinin iptaline yönelik davanın reddine, dava konusu senedin dava açıldıktan sonra davalı tarafından davacıya iade edildiği anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

Fesih İhtarnamesinin incelenmesinde; .... Aleyhine çekilen....Noterliğinin 18/02/2015 tarihli ihtarnamesinde, taraflar arasındaki 28/10/2014 tarihli sözleşmenin 19.maddesi hükümleri gereğince taraflarınca sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiği, ihtarnamenin önce davacı şirketin sözleşmede bildirilen adresine tebliğe çıkarıldığı, bila tebliğ dönünce davacının yeni adresinin araştırılarak 06/03/2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği gibi şantiyede 17/03/2015 tarihinde davacı şirket yetkilisine de elden verildiği, davacı şirket yetkilisi ... ile davalı şirket yetkilisi arasında yapılan yapılan ibraname ile tarafların sözleşme nedeniyle birbirlerine karşı hiçbir alacak-borç ilişkisinin kalmadığı kabul edilmiştir.

07/08/2018 tarihli İnşaat Mühendis...dan aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Davalının sözleşmeyi, sözleşmenin 19.6.2 maddesi gereğince yüklenicinin sözleşmeyi tek taraflı fesih edebileceği hallerden “Altyüklenicinin, Yüklenicinin ve İşverenin muvafakatını almadan Sözleşmeyi başkasına devretmesi veya işin bir kısmını ikinci bir altyükleniciye devretmesi” nedeni ile fesih etmiştir. Davacının işi başkasına yaptırdığına ilişkin dosyada 06.03.2015 tarihli ihtarname ve ibraname mevcuttur. Bu nedenle Davacının sözleşmesinin feshi, sözleşmeye uygundur. Davacı yapmış olduğu işlerle ilgili olarak 2 (iki) adet hakediş düzenlemiş ve bedellerini tahsil etmiştir. Yapılan imalatlarla ilgili bir fesih tutanağı ve buna dayalı bir fesih kesin hesabı yoktur. Davacı şirketin de buna yönelik bir talebi olmamıştır. Yapılan imalatlardan dolayı .... Sözleşme kapsamında bir alacağının olduğunu da iddia etmemiştir. Bu nedenle yapılan işlerden dolayı maddi bir alacağının olduğu tespit edilememiştir. Davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi sözleşmeye uygun olarak yapıldığı" rapor edilmiştir.

13/01/2021 tarihli İnşaat Mühendisi Selahattin Kamçı, SMMM....'ten aldırılan bilirkişi raporunda özetle; " Sözleşme feshinin usulüne uygun olmadıgı ve yapılan fesihin haksız olduğu, davacının bu haksız fesih nedeni ile kâr kaybını talep edebileceği, kâr kaybının talep edilmesi halinde bu hesaplamalar için gerekli olan bilgilerin dosyaya eklenmesi halinde hesaplamanın yapılabileceği, davalının derdesttik itirazının yerinde olmadığı" rapor edilmiştir.

18/04/2022 tarihli İnşaat Mühendis....den aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olan ve birbirlerini doğrulayan tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemeler neticesinde; taraflar arasında borç/alacak bakiye kaydının kalmadığı,

Kâr mahrumiyetinin hesabında, haksız fesih sonrasında feshedilen sözleşme konusu iş ile aynı nitelikte bir işi bulması için gereken süre, bir başka anlatımla aynı nitelikteki bir işi hangi sürede bulacağı veya bulması gerektiği konusunda tespit edilecek “makul bir olabileceği ve kalan iş tutarının 914.980,87 TL olduğu göz önüne alındığında, göz önüne alınarak uğranılan kar kaybının 39.527,17 TL olarak hesaplandığı, Dolayısıyla Sayın Mahkemenizce sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinde davalı yanın haklı olmadığına hükmedilmesi halinde davacının davalıdan 39.527,17-TL talepte bulunabileceği" rapor edilmiştir.

Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 28/10/2014 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesinin 19.6.2 maddesi uyarınca "Altyüklenicinin, Yüklenicinin ve İşverenin muvafakatını almadan Sözleşmeyi başkasına devretmesi veya işin bir kısmını ikinci bir altyükleniciye devretmesi" halinde Yüklenicinin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme yetkisine haiz olduğunun düzenlendiği, davacının sözleşmenin bu maddesine aykırı davranarak işin bir kısmını başka bir altyükleniciye devretmesi üzerine davalının tek taraflı fesih hakkını kullandığı, davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı, dolayısıyla davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu anlaşılmış, bu durum karşısında davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının davasının REDDİNE,

2.Dava açılışında alınan 1.707,75 TL peşin harcın alınması gereken 80,70 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 1.627,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE,

3.Davalının yargılama sırasında yapmış olduğu 100,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 100,00 TL yargılama giderinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,

4.Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.450,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,

5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,

İlişkin, davacı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı17/06/2022 Katip ... Hakim ... "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog