Esas No
E. 2023/722
Karar No
K. 2023/4478
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/722 E.  ,  2023/4478 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/1498 E., 2022/1787 K.
SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
EBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; Katılan mağdure vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2021 tarihli ve 2022/822 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/272 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.

3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi duruşmalı yaptığı inceleme sonunda 09.11.2022 tarihli ve 2022/1498 Esas, 2022/1787 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.01.2023 tarih ve 9-2022/161191 sayılı Tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir, II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Cezanın temel halinin belirlenmesinde alt hadden fazlaca uzaklaşılmadan verilmesi nedeniyle kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, katılan vekili olarak taraflarına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemiş olması nedeniyle bozulmasını talep ettiklerini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık hakkında üst sınırdan cezalandırma yapılması gerektiğini, sanığın mağduru aracın içerisine bindirdikten sonra dahi mağdurun iki defa “evime gitmek istiyorum Orçun bana tecavüz etti” diye çığlık attığını ve kafasını arabanın kapısına vurduğunun tespit edildiğini, bunun 31.10.2021 tarihli video çözümleme tutanağı ile sabit olduğunu, katılan beyanları, somut deliller, çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik sanık beyanları göz önünde bulundurularak sanık hakkında üst hadden ceza tayin edilmesi gerektiğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Müştekinin beyanlarının çelişkili olduğunu, ceza dairesi tarafından sanığın müştekiyi zorla döverek götürdüğünün belirtildiğini, müşteki aparta nasıl çıktığını hatırlamadığını beyan etmişken ceza dairesi tarafından sanığın müştekiyi zorla döverek aparta götürdüğü kabul edilmiş olup ciddi bir çelişkinin bulunduğunu, katılan ile avukatının beyanlarının örtüşmediğini, müştekiden vajinal sürüntü örneği alınarak yapılan inceleme neticesinde müştekinin vajinasında sanığa ait bir sıvıya, meniye rastlanılmamış olduğundan müştekinin beyanından döndüğünü, mağdurun elini kolunu vajinasına soktuğunu beyan ettiğini, sanığı mağdurun tarif ettiği şekilde elini kolunu mağdurun vajinasına soksa mağdurun vajinasının ciddi bir şekilde tahrip olacağının açık olduğunu, aldırılan raporlara aykırı bir şekilde karar verildiğini, gerçekte sanığın müştekinin vajinasına parmağını sokmuş olsa idi perinede değil, vajinada bir ize kızarıklığa rastlanması gerektiğini, organ sokma gibi bir durumun olmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, müştekinin değişen ve birbiriyle çelişen anlatımları nedeniyle delil değerinin ortadan kalktığını, müşteki vekilinin sunmuş olduğu dilekçesinde sanığın eylemini yarıda kaldığını beyan ettiğini, ancak müştekinin sanığın elini kolunu soktuğunu beyan ettiğini, müştekinin beyanlarının vekilinin beyanları ile dahi çeliştiğini, tanık beyanları ile müşteki beyanları arasında çelişkilerin mevcut olduğunu, müşteki beyanlarının hts kayıtları ile çeliştiğini, sanığın ifadelerinde çelişkinin bulunmadığını, sorulan sorulara cevap verdiğini, gerekçe belirtmeksizin sanığın savunmalarına itibar edilmediğini, rızaya dayalı cinsel yakınlaşmanın bulunduğunu bunun da suç teşkil etmediğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk derece mahkemesince; katılanın beyanları, sanık savunması, tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 25/10/2021 tarihli raporu, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen uzmanlık raporu, olay tutanağı, olay yeri inceleme raporu, iletişim tespit bilgileri, arama ve el koyma tutanağı ile dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihi olan 24/10/2021 günü saat 23:00 sıralarında Muğla ili ... ilçesi ... mahallesi ... sokak mevkiinde katılanın arkadaşları ile oturup birlikte alkol aldıkları esnada katılanın çocukluk arkadaşı olan sanığın geldiği ve alkol alarak kendilerine eşlik ettiği, ilerleyen vakitlerde saat 00:30 sıralarında katılan evine gitmek için kalktığında sanığın katılana kendisini evine bırakabileceğini söylediği, katılanın kabul ettiği, birlikte araca bindikleri, eve gidecekleri sırada sanığın katılana bir şey unuttuğunu söyleyerek katılanı hem ev hem de iş yeri olarak kullandığı ... Apart isimli işletmenin bahçesine götürdüğü, burada sanığın katılana isterse araçtan inip kendisi ile gelebileceğini söylediği, katılanın da araçtan indiği ve sanık ile birlikte Apartın 2 numaralı balkonlu odasına gittiği, burada bir anda sanığın katılanı odada bulunan yatağın üzerine atıp ağzını kapattığı, sonrasında zorla katılanın kıyafetlerini çıkardığı ve kendi kıyafetlerini de çıkartarak katılan ile cinsel birliktelik kurmaya çalıştığı, ancak katılanın direnerek karşılık vermesi üzerine sanık tarafından nitelikli cinsel saldırı eyleminin gerçekleştirilemediği, katılanın kaçmaya çalışması üzerine katılanın vücudunun çeşitli yerlerini sıkarak ve elleri ile vurarak kaçmasını engellediği, ancak bir şekilde fırsatını bulan katılanın sanığın yanından ayrılarak kıyafetlerini eline aldığı ve kaçtığı, bu kez sanığın katılanı kovalayarak katılanı yakaladığı ve zorla aracına bindirdiği, araç içerisinde de katılana saldırarak yumruklar savurduğu, katılanın ise sanığın elinden kurtulmak için olaydan kimseye bahsetmeyeceğini söylemesi ve bunu sanığa inandırması üzerine sanığın, olaydan kimsenin haberdar olmayacağı düşüncesi ile katılanı ... mevkiinde bırakıp yanından ayrıldığı ve olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonunda;"...Mağdurun jinekolojik muayenesine ilişkin adli raporda hymende eski yırtık bulunduğu ve perinede saat 9 hizasında 0,5 cm'lik kırmızı renkli erozyon bulunduğu belirtilmiş olup, perinenin tıbbi anlamda vajina ile anüs arasındaki genital bölge olduğu, bu bölgede adli raporda belirtildiği şekilde saat 9 hizasında 0,5 cm'lik erozyon yani tahribat mevcut olduğu, nitekim katılan mağdurun tüm aşamalardaki beyanlarında sanığın bu eylemleri neticesinde tüm cinsel bölgesinin kan içerisinde kaldığını beyan ettiği ve esasen yine katılan mağdurun aşamalardaki kararlı ve istikrarlı beyanlarında sanığın elini ve parmağını kendisinin vajinasına sokmuş olduğunu beyan etmiş olduğu dikkate alındığında, perine bölgesindeki bu erozyonun eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını göstermeyeceği bilakis sanığın mağdurun vajinal bölgesine elini ve parmağını şiddetli bir şekilde sokarken perine bölgesinin de bu şekilde zedelenmiş olduğu şeklinde değerlendirilmesinde dosya kapsamı itibariyle zaruret bulunduğu anlaşılmış ve bu gerekçelerle, mağdurun tüm aşamalardaki bu yöndeki beyanlarına üstünlük tanınarak itibar edilmiş ve sanığın, katılan mağdurun vajinasına elini soktuğuna dair mağdurun beyanı mahkememizce hükme esas alınmış, ayrıca sanığın mağduru önceden verdiği karar uyarınca kendi ailesine ait ve olay sırasında kimsenin bulunmadığı aparttaki odaya cinsel amaçla tehdit, cebir ve dolayısıyla zorla döverek götürdüğü ve sanığın bu suretle katılan mağdura yönelik elini ve parmağını katılan mağdurun vajinasına sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı ve cebir ve tehditle cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği anlaşılmış ve oluşun bu şekilde gerçekleştiği, nitelikli cinsel saldırı eyleminin teşebbüs aşamasında kalmayıp tamamlanmış olduğu Dairemizce kabul edilmiş, katılan mağdurun aşamalardaki tüm ifadelerinin ayrıntılı olup, ilk aşamada olayın şoku ile kısmen eksik beyanlarda bulunmuş olmasının böyle bir olaya maruz kalan katılan mağdur yönünden makul ve beklenen bir davranış olduğu yine Dairemizce kabul edilmiştir.

Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında her ne kadar ilk derece mahkemesince cinsel saldırı suçunun tamamlanmadığı, teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek bu doğrultuda hüküm kurulmuş ise de, mağdurun öze ilişkin çelişmeyen beyanları, Adli Tıp Rapor içeriği, olaydan sonra mağdurun durumunu gören tanıklar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'nın beyanları, mağdurun erkek arkadaşı ... ...'nın beyanı ve mağdurun erkek arkadaşını telefonla aradığına ilişkin dosyada mevcut arama çıktısı, ayrıca daha önce erkek arkadaşıyla ilişkiye girdiğini belirten mağdurun olay tarihinde 21 yaşlarında olup cinsel ilişki yaşamış bir kadın olarak yaşadığı olayın ne olduğunu anlayabilecek kapasitede ve yaşta olduğu hususları gözetildiğinde, dairemizce nitelikli cinsel saldırı eyleminin tamamlanmış olduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı da hükmedilen ceza miktarı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince her iki suç yönünden temel ceza alt sınırdan belirlenmiş ise de, sanığın gerçekleştirdiği nitelikli cinsel aldırı suçunun vehameti, katılan mağdur üzerinde meydana gelen etki ve dolayısıyla meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işleniş biçimi ve süresi, bu suçun da katılan mağdur üzerinde meydana getirdiği ağır etki dikkate alınarak sanığın her iki suç yönünden temel cezaları ceza adaleti, dosya kapsamı ve sanığın eylemlerine ve kastının yoğunluğuna uygun düşecek şekilde alt sınırdan makul oranda ayrılarak belirlenmiş ve sonuç olarak ilk derece mahkemesinin her iki suçtan vermiş olduğu hükümlerin kaldırılmasına karar verilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde yeniden hüküm kurulmuş, sanığa her iki suç nedeniyle hükmedilen sonuç ceza miktarı, daha önce kaldığı tutukluluk süresi ve bu kapsamda adli kontrol tedbirlerinin dairemizce yeterli görülmemesi dikkate alınarak hükmen tutuklanmasına karar verilmiştir. " gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesinin hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.

B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından

Dosya kapsamında mağdure hakkında aldırılan tüm raporların Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine gönderilerek mağdurenin " ... kendisi o sırada defalarca elini kolunu vajinama soktuğunu hissettim, ...gerçekten sanık elini koluna kadar olmak üzere şiddetli bir şekilde ve defalarca benim vajina bölgemin içini tahrip edecek şekilde içine soktu..." şeklindeki beyanı nazara alındığında mağdurenin bu durumda herhangi bir iz bırakıp bırakmayacağının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/1498 Esas, 2022/1787 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA

B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin, katılan mağdure vekilinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/1498 Esas, 2022/1787 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, açıklanan gerekçe içeriğine göre Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.