9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/2600 E. , 2023/5547 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/13708 Esas, 2021/9330 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/177 Esas, 2019/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/2479 esas, 2020/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun katılan kurum lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/13708 Esas, 2021/9330 Karar sayılı kararı ile suç tarihi itibarıyla on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin ayrıntı içermeyen yetersiz anlatımları, taraflar arasında olay tarihinden önceki dönemde meydana gelen yaralama eyleminden dolayı husumet bulunması, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Direnme kararının hatalı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, sanığın mağdureye karşı olan korumacı tutumunun mağdure tarafından baskı olarak algılanması nedeniyle iftira atıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın, mağdure ...'nın öz dedesi olup son 5-6 yıldır aynı evde yaşadıkları, mağdurenin son bir kaç ay içinde sanık tarafından kendisine yönelik gerçekleştirilen dokunma şeklindeki eylemlerden rahatsızlık duymaya başladığı, sanığın, mağdurenin anne ve babasının bulunmadığı zamanlarda evde koridorda, mutfakta ve mağdurenin odasında mağdureyi kolundan tutarak dudağından öptüğü, göğsünü elldeği, sıktığı ve okşadığı, sanığın, mağdure ile evde yalnız bulundukları sırada ve ortamda mağdurenin göğüslerini ellemek, kollarından tutup dudağından öpmeye çalışmak, yatarken odasına gelip yatağına oturarak memesini sıkmak şeklinde eylemlerinin değişik tarihlerde yaklaşık iki yıl boyunca sürdüğü, sanığın mağdureye yönelik cinsel nitelikteki bu eylemlerini, eğer birine anlatırsa esasında yaklaşan kişinin kendisi olduğunu söyleyerek iftara edeceği ya da sevgilisi olduğunu veya sigara içtiğini babasına söyleyeceği şeklinde beyanlarda bulunmak suretiyle gerçekleştirdiği, en son 12.02.2019 tarihinde aile bireylerinin mağdurenin yapmış olduğu kahveyi balkonda içtikleri sırada sanığın kahvesini erken içerek mağdurenin yanına gittiği, mağdurenin göğsünü okşadığı, mağdurenin kendisini ittirmesi üzerine bu kez kollarını tutup kenetleyerek dudağından öptüğü ve ısırdığı, cinsel organına dokunmaya çalıştığı ancak mağdurenin sanığı ittirerek müsade etmediği, en son yaşadığı bu olayın etkisiyle mağdurenin hemen ertesi gün okulda rehber öğretmeniyle bir görüşme yaptığı, öğretmenine evde yalnız oldukları zaman içerisinde dedesinin, odasına geldiğini elleriyle dokunduğunu, 12.02.2019 tarihinde ise dudaklarını öperek ısırdığını anlattığı, mağdurenin bu anlatımları üzerine rehberlik öğretmeni tarafından 13.02.2019 tarihli tutanak tutularak olayın adli makamlara bildirildiği, her ne kadar sanık savunmasında; suçlamaları kabul etmediğini, torunu olan mağdurenin, erkek arkadaşalarıyla uygunsuz ilişkiler kurduğuna şahit olduğunu, torununu bira ve sigara içerken gördüğünü, torununun kavga ortamlarına karıştığını gördüğünü, bu sebeplerden dolayı torununa baskı uygulayıp iki kez tokat attığı için torununun kendisinin evden gitmesini sağlamak amacıyla böyle bir iddiada bulunduğunu beyan etmiş ise de; mağdurenin soruşturma aşamasında Çocuk İzleme Merkezinde alınan ayrıntılı anlatımları, keza; mağdurenin duruşmada heyet huzurundaki anlatımlarında da önceki beyanlarıyla uyumlu, tutarlı ve samimi beyanlarda bulunmuş olması, mağdurenin babası ve aynı zamanda sanığın öz oğlu olan katılan ...'in beyanları, sanık tarafından mağdureye yönelik gerçekleştirilen son cinsel davraşın hemen akabinde ertesi gün mağdureyle yapmış olduğu görüşme içeriği ve mağdurenin o anki duygusal durumu hakkında beyanlarda bulunan tanık ...'ın anlatımları, meydana gelen olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu ve psikiyatri değerlendirme ve adli görüşmeci raporuna göre beyanlarına itibar edilmesini engelleyen bir durum olmadığı kanaatini içerir
Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 11.07.2019 tarihli rapor ve dosya kapsamındaki diğer tüm kanıtlar karşısında; sanığın savunmalarının kerndisini olası cezadan kurtarmaya yönelik olduğu sonucuna ulaşılarak sanığın savunmalarına mahkememizce itibar edilmediği ve mağdurenin anlatımlarına üstünlük tanınması gerektiği kanaatine varıldığı, tüm bu kanıtlar birlikte değerlendirilerek; mağdurenin yaşı dikkate alındığında öz dedesi olan sanığa iftira atmasını gerektirecek somut bir olgunun bulunmadığı sonucuna varıldığı, sanığın iddia ettiği gibi mağdurenin sırf baskıdan kurtulmak ve evlerinden gitmesini sağlamak amacıyla öz dedesine iftira atmasının müştekinin beyanları da nazara alındığında olağan bir durum olarak değerlendirilmediği, mağdurenin kendisine yönelik gerçekleştirilen cinsel davranışlar nedeniyle 2 ay boyunca psikolojik olarak sıkıntı yaşadığı ve yaşanan son olayın etkisiyle olayları rehber öğretmenine anlatmak durumunda kaldığı, mağdurenin tüm aşamalarda olayları ayrıntılı, tutarlı ve birbirine uyumlu bir şekilde anlattığı, mağdurenin sanık ile bu derece bir husumetinin bulunmadığı gözönünde tutulduğunda böyle bir kurguya başvurmasının hiçbir nedeninin bulunmadığı, nitekim; mağdurenin huzurda alınan ifadesinde de, detaylı beyanda bulunduğu, keza; duruşmada ifadesi alınan mağdurenin beden dili ve anlatımları bakımından heyetimizce yapılan gözlemde; mağdurenin yalan söylediği yönünde şüphe oluşturacak hiç bir olguya rastlanmadığı, nitekim; duruşma aşamasında mağdurenin ifade sırasındaki ağlamaklı ve tedirgin tavrının da travma yaşadığına delalet ettiği, dolayısıyla; mağdurenin samimi anlatımlarının mahkememizce inandırıcı görüldüğü, psikolog görüşünde de mağdur beyanına itibar edilebileceğinin belirtildiği, aynı şekilde Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 11.07.2019 tarihli raporda da; meydana gelen olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu ve psikiyatri değerlendirme ve adli görüşmeci raporuna göre beyanlarına itibar edilmesini engelleyen bir durum olmadığının mütala edildiğinin görüldüğü, tüm bu açıklamalar ışığında; mağdurenin beyanına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, böylece sanığın, eğer birine anlatırsa esasında yaklaşan kişinin kendisi olduğunu söyleyerek iftara edeceği ya da sevgilisi olduğunu veya sigara içtiğini babasına söyleyeceği şeklinde beyanlarda bulunarak farklı zamanlarda cinsel duygularını tatmin amacıyla mağdurenin göğüslerini ellemek, sıkmak, okşamak, poposunu ellemek, cinsel organına dokunmaya çalışmak, kollarından tutup dudağından öpmek, dudağını ısırmak, yatarken odasına gelip yatağına oturarak memesini sıkmak sureti ile çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihi itibarıyla on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin ayrıntı içermeyen yetersiz anlatımları, taraflar arasında olay tarihinden önceki dönemde meydana gelen yaralama eyleminden dolayı husumet bulunması, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın değişik tarihlerde yaşı küçük mağdureye karşı atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiğinden direnme kararı yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/13708 Esas, 2021/9330 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.