9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/7810 E. , 2023/5566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Eşit Haklar İçin İzleme Derneği suçtan doğrudan zarar gören olmadığından İlk Derece Mahkemesinden verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair ek kararı temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesinden nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli, 2021/640 Esas, 2022/634 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Diyabakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/1518 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, takdiri indirim nedenlerin uygulanmaması, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden aldırılan raporunun denetime elverişsiz olduğu ile dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü mağdurenin ablası ve vasisi olan Demet'in mağdurenin kayıp olduğunu ve 45 - 50 yaşlarında bir erkek şahsın kardeşini götürdüğünü beyan ederek polise müracaat etmesi sonucunda soruşturma işlemlerine başlanıldığı, bir erkek şahsın bayan bir şahsı ... Kavşağı ... Cami karşısında bulunan tarlalara zorla götürmeye çalıştığı yönünde ihbar alınması üzerine bahse konu adresteki ve ablası Demet'in beyanında belirttiği adresteki kamera kayıtları incelendiğinde sanığın mağdurenin elinden tutarak götürdüğünün tespit edildiği, akabinde ekiplerce sanığın ikametine gidildiği, kamera kayıtlarının sanığa gösterilmesi neticesinde sanığın görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu beyan ettiği, Diyarbakır KPL Müdürlüğü'nün 26.07.2021 tarih DYR-BYL-21-01132 uzmanlık numaralı raporunda, sanığa ait tişört ile iç çamaşırı üzerinde yapılan incelemede, mağdureye ait genotipin bulunduğu, Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 18.05.2021 Tarihli Genel Adli Muayene Raporunda, gözlemde vulvada adet benzeri vaginal kanama izlendiği, gözlemde hymende saat 7 ve 2 hizalarında yeni kanamalı yırtık ile uyumlu görünüm mevcut olduğu, klitoris altı labium minus iç kısmında yaklaşık 1 cm'lik yeni laserasyon izlendiğinin belirtildiği, 20.05.2021 tarihli Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda, mağdurenin zihinsel engelli birey olduğu, zaman, mekan, sayı, renk kavramlarını ayırt edemediği, yaşamış olduğu olay ile ilgili bir bütün içerisinde anlatım sağlayamadığı, maruz kaldığı eylemle ilgili mental gelişimine paralel olarak olayı tam olarak idrak etmekte sıkıntılar yaşadığı, kendisine yöneltilen sorulara tatmin edici ve açıklayıcı cevaplar veremediği, iletişim kabiliyetinin yeterli düzeyde olmadığı, kendisini müdafaa edebilecek gelişmişlikte olmadığının belirtildiği, 24.09.2021 tarihli Adli Tıp Raporunda, mağdurenin kalça kısmında sıyrıklar şeklinde yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olduğu, hymende saat kadranına göre 7 hizasında eski yırtık tespit edildiği, mevcut bulguların olay tarihinde tespit edilen bulgularla uyumlu oldukları, tarif ve tespit edilen bulguların olay tarihinde penis ya da benzer cesametteki cismin duhulü ile meydana gelmiş olduğu, mağdurun yapılan muayenesinde orta ile hafif derece sınırında zeka geriliği saptandığı, bu zeka geriliği nedeniyle olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve bu zeka geriliğinin fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, dolayısıyla; 17.05.2021 tarihinde mağduresi bulunduğu olayların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağının belirtildiği aynı rapor içeriğinin 16.05.2022 tarihli Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu Raporunda da tekrarlandığı ayrıca kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği, ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceğinin belirtildiği, savunma, mağdurenin beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay günü sanığın mağdurenin fırının dışında tek başına bulunduğu esnada mağdureyi elinden tutarak uzaklaştırdığı, sanığın mağdureyi minibüse bindirerek ... Kavşağında bulunan boş bir araziye götürdüğü ve burada mağdureye yönelik organ sokma suretiyle cinsel eylemde bulunduğu, sanığın aşamalarda atılı suçlamayı inkar ederek olay günü alkollü olduğu için hiç bir şey hatırlamadığını beyan ettiği, mağdurenin alınan beyanlarının samimi ve tutarlı olduğu, mağdurenin zihinsel engelli olması sebebiyle olayla ilgili net olarak beyanda bulunamadığının anlaşıldığı, mağdure beyanlarının görüntü tespit tutanağıyla uyumlu olduğu, olayın intikal şekli, alınan Adli Tıp raporunda mağdure ile cinsel birleşmenin vajinal yoldan olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında iftirayı gerektirecek derecede husumetlerinin bulunduğuna dair herhangi bir durumun dosya kapsamına yansımadığı, sanığın mağdurenin komşusu olduğu ve mağdurenin zihinsel engelli olduğunu bildiği yönünde ikrarda bulunduğu anlaşılmakla sanığın eylemini gerçekleştirmek için mağdureyi boş bir araziye götürdüğü, eylemini burada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacak ve beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan mağdureye karşı vücuduna organ sokmak şeklinde gerçekleştirdiği, suçun işlenmesindeki özellikler, suçunun işlenmesi ile meydana gelen zarar ve tehlikenin niteliği ve ağırlığı, sanığın sabıkalı geçmişi, sanık hakkında benzer suçtan kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne ilişkin suç kaydının bulunması, sanığın yargılama sürecindeki davranışları itibariyle olayı kasten başka yerlere çekmeye çalışması şeklindeki olumsuz davranışları, suç nedeniyle pişmanlığını gösteren olguların bulunmaması, Mahkemece sanığın cezasından indirim yapılmasını gerektirecek herhangi bir takdiri indirim nedeninin de bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, cezanın failin geleceği üzerinde etkili olması hususları da göz önünde tutularak sanık hakkında takdiri indirim yapılmayarak cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Eşit Haklar İçin İzleme Derneğinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanık hakkında açılan kamu davalarının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, verilen 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinde tabi sınırlı kararlardan olmadığından kararın kabul edilemeyeceği ancak, suçtan zarar gören olmadığından kamu davasına katılma hakkı bulunmayan Eşit Haklar İçin İzleme Derneği vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
1.5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Eşit Haklar İçin İzleme Derneği Vekilinin Temyiz İstemi ile Sanık Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Eşit Haklar İçin izleme Derneği vekili ile kişiyi hürriyetinden yokun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/1518 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.