9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/6841 E. , 2023/5312 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/187 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/411 Esas, 2023/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, "Hüküm fıkrasındaki '9-Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 17.400,00 TL vekalet ücretinin sanık ...'tan alınarak, katılan ...'na verilmesine,' kısmın çıkarılıp, diğer hususların ise aynı kalması" ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II-TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın hukuka aykırı olduğu, mağdurenin soyut beyanı dışında dosyada delil bulunmadığı, sanığın beyanlarında yaşananlara bir kişinin tanık olduğunu söylemesine rağmen bu hususta araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanması ve sanığın mevcut deliller ışığında beraat etmesi gerektiğine gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin açık bir istinaf talebi olmamasına rağmen hükümden çıkartılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece ''Sanığın kaldırımda yürümekte olan mağdur ...'i görmesi ile takibe başladığı, mağdurun İngilizce kursuna ait binaya girmesi ile arkasından gelerek mağdurun kolundan tuttuğu, elini mağdurun yakasından sokarak göğüslerini 15 ... kadar avuçlayıp okşadığı, sonrasında göğüslerin çok açık buraları kapat diyerek dudağından öptüğü, bu şekilde sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aşacak şekilde On İki Yaşından Küçük Çocukların Cinsel İstismarı suçunu oluşturduğu...'' şeklinde kabul ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden yalnızca katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine ilişkin hüküm çıkartılmak suretiyle istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddedine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/411 Esas, 2023/393 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.