9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/7402 E. , 2023/5633 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/314 Esas, 2022/520 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına,
b)Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli ve 2023/472 Esas, 2023/548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
Özetle, katılanlar ile katılan mağdure beyanlarının aşamalarda çelişkiler içerdiğine, aleyhe olan tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığına, mağdurenin iddialarının asılsız olduğuna, katılan mağdurenin araca rızayla bindiğine, sanığın savunmalarının istikrarlı olduğuna, mahkumiyet kararının temel ceza hukuku ilkelerine aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ve evrensel ceza hukuku ilkeleri nazara alınarak sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılanlar ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, suçun kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılarak işlendiğine, suç vasfının tespitinde yanılgıya düşüldüğüne, cinsel istismar suçunun unsurlarının oluştuğuna, taktiri indirimlerin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ve sanık hakkında üst sınırdan hükümler kurulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, eylemin nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğuna, sarkıntılık boyutunda kalmadığına, alt sınırdan uzaklaşılması ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ''Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve 12 yaşından küçük mağdurun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiasıyla dava açıldığı, sanığın mahkememizde alınan savunmasında; atılı suçu kabul etmediği, ...'in kendisini 1 gün önceden arayıp antreman yapmak istediğini söylediğini, kendisinin de ertesi gün saat 10 için kabul ettiğini, ertesi gün antreman sahasına gittiğinde ...'in yanına koşarak gelip arabaya bindiğini, havanın yağmurlu olduğunu söyleyerek kendisini gezdirmesini istediğini, kendisinin de kabul ettiğini, kredi kartını Ören'deki yazlığında unuttuğunu düşünmesi nedeniyle Ören'e gideceğini ...'e söylediğini, ...'in de teklifi kabul etmesi üzerine yazlığa gittiklerini, çocuğa evi gezdirdiğini, televizyon izleyip çay içtiklerini, evde yaklaşık 40 dakika kaldıklarını daha sonra ayrıldıklarını beyan ettiği, katılan çocuğun beyanında sanığın olaydan 1 gün önce kendisine yarın gel çalışma yapalım dediğini kendisinin de unun üzerine Milas stadyumuna gittiğini, sanığın araç ile gelince jest ve mimikleri ile kendisini araca çağırdığını, kendisinin de önceleri ...'de antreman yaptıkları için bindiğini, yola çıktıklarını, Ören'e doğru gitmeye başlayınca sanığa durumu sorduğunu, kendisine 'seni yazlığa götüreceğim' şeklinde bir cevap aldığını, sanığın yolda kendisine 'geceleri uyuyabiliyor musun, ben uyuyamıyorum, seni düşünüyorum' şeklinde sözler söylediğini, eve gittiklerinde sanığın kendisine evi gezdirdiğini, kendisinin deniz manzarasına bakmak için ayağa kalktığında sanığın arkasından gelerek sarıldığını, öpebilir miyim diyerek sorduğunu ve yanağından 2 kez öptüğünü beyan ettiği, katılan çocuğun mahkememiz huzurundaki ifadeleri ile savcılık ifadesinin uyumlu olduğu, olay gününü ve olayın yaşandığı evi detaylara da yer verecek anlattığı, olay sonrasında Ören'den dönerken kendisine sanık kimseye ve ... ...'ya bir şey söyleme, Ören'e gittiğimizden kimsenin haberi olmasın, bu buluşmadan bahsetme şeklinde sözler söylediği, yoldayken ... ...'nın kendisini aradığını, telefonu açmadığını, sanığın bu durumla ilgili ... hocaya tuvalette olduğum için duymadım dersin şeklinde kendisini yönlendirdiğini beyan ettiği, dosya arasında yer alan 4/3/2022 tarihli mesaj tespit ve arama tespit tutanağına göre de çocuk ile ... isimli şahıs arasında sanığın yönlendirdiği şekilde bir yazışma gerçekleştiği, katılan çocuğun durumu ilk olarak evde babasına anlattığı, olayın hemen akabinde Adli mercilere yansıdığı, dosya arasında yer alan ekran görüntüsü inceleme tutanağında katılan çocuğun ... isimli arkadaşı ile yaptığı yazışmaların da aşamalardaki katılan beyanları ile uyumlu ve aynı yönde olduğu, olaydan sonra katılan çocuğun anlatmaları ile bilgi sahibi olan tanıklar ..., ... ...'ın beyanlarının da aynı yönde olduğu, katılan çocuğun sanığı asılsız bir şekilde suçlamasına neden bulunmadığı, ... ve ... isimli kişilerin olaydan daha sonra çocuğun anlatımı üzerine haberlerinin olması nedeniyle katılan çocukla bundan sonra ne yapması gerektiğine dair yaptıkları konuşmaların sanık savunmasına belirtildiği şekilde kendisine kumpas-komplo kurulduğu şeklinde değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, sanığı Ören'e gitmek için çocuğun yönlendirdiğine dair bir tespit olmadığına ve sanığın bizatihi kendisinin teklif ederek çocuğu yazlığına götürdüğü anlaşıldığına göre; sanığın kendisine ... ve ... isimli kişilerin yönlendirmesi ile kumpas kurulduğuna dair savunmalarına itibar edilmediği anlaşılmakla; sanığın-hileli hareketlerle- katılan çocuğu antreman yaptıracağından bahisle kendisi ile buluşmasını sağladıktan sonra arabasına alıp ...'e -daha önce antreman yaptıkları yere- götüreceği intibaı uyandırdıktan sonra Ören'deki yazlığına götürüp evde bulunduğu sırada çocuğu sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde ani bir şekilde iki kere öperek üzerine atılı 12 yaşını tamamlamamış katılana karşı çocuğun sarkıntılık düzeyinde cinsel istismarı ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği ayrı ayrı sabit görülmüştür." şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha ... hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar ile katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli ve 2023/472 Esas, 2023/548 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar ile katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli ve 2023/472 Esas, 2023/548 Karar sayılı kararında katılanlar ile katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.