Esas No
E. 2021/7977
Karar No
K. 2023/5073
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/7977 E.  ,  2023/5073 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/239 E., 2015/312 K.
SUÇ: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/312 Karar sayılı kararı ile; sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Olayın gerçekleştiği iddia edilen yerde insanların sürekli gelip geçmesi sebebiyle atılı suçun işlenmesinin mümkün olmadığı, tanık ...'in de savunmayı teyit eden ifadeler verdiği, sanık ve mağdurenin boy ölçüleri ile fotokopi makinesinin yüksekliği karşılaştırıldığında atılı suçun işlenmesinin hayatın akışına uygun olmadığı, keşif talebinin reddi neticesinde Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği, sanığın hizmetli sınıfında bulunduğu, bu sebeple mağdure üzerinde herhangi bir nüfuza sahip olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut ve tutarsız beyanları dışında dosyada delil bulunmadığı ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında daha önce benzer konularda kamu davası açıldığı anlaşıldığından takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkemece ''21/03/2015 günü Suluova Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü binasında hizmetli memur olarak görev yapan sanık ...'in, kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak eğitim merkezinde verilmekte olan gitar kursunun öğrencilerinden olan çocuk mağdur ...'a fotokopi makinesi ile fotokopi çekmeyi öğreteceği bahanesiyle onun arkasına geçerek cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla her iki eliyle mağdurun belini tutup tüm vücudunu, mağdurun vücuduna dayaması, mağdurun ise sanığın kendisini taciz ettiğini anlayarak onun önünden çekilmesi şeklindeki eyleminin Yargıtay 14.Ceza Dairesinin 2014/2661 esas 2015/2230 sayıl kararında da açıklandığı üzere 'Belirli bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösteren devamlılık arzetmeyen hareket ya da hareketler'' olarak tanımlanan sarkıntılık suçunu oluşturduğu,böylece mahkememizce işlediği sabit kabul edilen sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 103/1. maddesi 2.cümlesindeki sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığı, yine memur olan sanığın bu eylemini kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında aynı kanunun 103/3-e maddesinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmakla cezasından TCK'nun 103/3-e maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında artırım yapılmasına...'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2.Deliller; sanık savunması, mağdure ile annesi olan katılan ...'ın beyanları, tanık anlatımları ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir. IV. GEREKÇE

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak; olay tarihinde halk eğitim merkezinde hizmetli sıfatıyla görev yapan sanığın aynı kurumda öğrenci olan mağdure üzerinde kamu görevinden kaynaklanan nüfuzunun bulunmadığı, zira sanığın nüfuz sahibi olduğunun kabulü için görevinin mağdure üzerinde güç ve otorite oluşturarak direncini kırması ve mağdurenin bu nedenle çekinerek karşı koyamamasının gerektiği, bunun gerçekleşmesi için de sanığın görevinin mağdure yönünden zorunlu ve icbar edici nitelik taşımasının zaruri olduğu, dolayısıyla sadece görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemin gerçekleştirilmesi halinde nüfuzun kötüye kullanıldığının kabulünün mümkün olmadığı, esasen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince yapılacak artırımın kamu görevi, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre mağdure üzerinde nüfuzu bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ile artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve "Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri nazara alınarak..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/312 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.