Esas No
E. 2023/1289
Karar No
K. 2023/3582
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/1289 E.  ,  2023/3582 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/923 E., 2022/1643 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/925 E., 2022/81 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Karaman İli Organize Sanayi Bölgesinde plastik ve madeni kalıp sektöründe faaliyet gösteren 20 yıllık bir şirket olduğunu, davacı şirket bünyesinde 40 adet işçi çalıştığını, 3500 metrekare kapalı, 13.500 metrekare açık alan üzerinde geniş bir alanda faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin aile şirketi olduğunu, bu nedenle şirket çalışanlarının davacı şirket yetkilisi...'nın uzak ya da yakın akrabaları olduğunu, ayrıca davacı şirket bünyesinde akraba olmayana kişilerin de çalıştığını, çalışma sistemi gereği her birimin kendi bünyesinde gruplaşmış olduğunu, üretim, idari bina ve dış işlerin birbirleriyle irtibatlarının bulunmadığını, üretim bölümündeki işçilerin işte de bizzat çalışan ve üretim bölümünde de ayrı bir ofisi bulunan davacı şirket yetkilisi... tarafından yönetildiğini, davalı Kurumun 05.10.2017 tarih ve 5004573 numaralı yazısı ile denetmen raporuna istinaden ... ile ...'nın çalışmalarının fiili bir çalışmaya dayanmadığından bahisle bahse konu aylar için düzenlecek iptal aylık prim ve hizmet belgelerinin bir ay içinde düzenlenmesini istediğini, bu karara karşı davacı şirket trafından 27.10.2017 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz edildiğini, ancak davalı kurumun 30.10.2017 tarih ve 5457258 numaralı yazısı ile davacı şirketin itirazının reddedildiğini, dava konusu ... ve ...'nın davacı şirket çalışanları olduğunu, ... ve ...'nın çalışmalarının gerçek çalışmalar olduğunu, davalı kurumun dava konusu işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu ... ve ...'ın bugüne kadar yaptığı tüm çalışmaların fiili olduğunu, Sgk'nun çalışmaların fiili bir çalışmaya dayanmadığı yönündeki tespitlerinin maddi ve hukuki gerçeğe aykırı olduğunu, çalışanların mağdur olduğunu belirterek davanın kabulü ile davacı şirket tarafından iptal prim belgesi düzenlenmesini isteyen davalı Kurumun 05.10.2017 tarih ve 5004573 numaralı işleminin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı iş yerinde çalışan ve davacı iş yeri sahibinin gerek akrabası olan çalışan işçileri ile gerek taraflar arasında akrabalık ilişkileri bulunmayan hatta tanıkların dinlenildiği tarihte davacı iş yeri ile hizmet ilişkisi kalmayan tanıkların beyanlarında ... ile ...'ın davalı iş yerinde çalışmalarının bulunduğuna dair çoğu tanığın görgüsünün olduğu, dinlenilen bazı tanıkların bu kişileri tanımadığı anlaşılsa da şirket yüz ölçümünün büyüklüğü ve çalışanların farklı birim ve binalarda çalışmaları nedeniyle böyle bir tanışıklığın olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, dinlenilen tanıklardan akrabalığı bulunmayan, davacı iş yerinde çalışması sona ermiş kişilerin davacı şirketle menfaat birlikteliğinin bulunmadığı ve dosyada dinlenen diğer davacı şirket yetkilisinin akrabaları olan çalışanlarının verdikleri beyanla örtüşmeleri nedeni ile ... ile ...'ın davacı iş yerindeki çalışmalarının fiili olduğunın ve gerçeği yansıttığı gerekçeleriyle "Davanın kabulü ile, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 05.10.2017 tarih ve 51687048/202.01.01/5004573 sayılı işleminin iptaline" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde;

dinlenen çelişkili tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, dinlenen bordro tanıklarının halen şirkette çalışan kişiler olduğunu, dinlenen tanık beyanlarından ... ve ...' ın fiilen çalışmasının bulunmadığının anlaşıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı işyerinde sigortalı ... ve ...'ın fiili çalışması olmadığı gerekçesi ile sigortalı ...'nın 01.04.2014-12.09.2017, sigortalı ...'ın 18.09.2014-12.09.2017 dönemindeki hizmetlerini iptal ederek davacı şirketten iptal aylık prim hizmet belgesi verilmesini isteyen 05.10.2017 tarih ve 5004573 sayılı kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Asli müdahale, 6100 sayılı HMK’nın 65 inci maddesinde “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Ferî müdahaleyi düzenleyen 66 ncı madde ise “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.” şeklindedir.

3.Ferî müdahalede üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle ferî müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır.

4.Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. (HMK m. 68/1) Lehine müdahale edilen taraf temyiz kanun yoluna başvurmazsa,

HMK’nın 68 inci maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan ferî müdahil, yalnız başına kararı temyiz edemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir.

5.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/2 inci fıkrası olup, "kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir.

3.Değerlendirme

1.Somut uyuşmazlıkta, davalı Kurumun denetmen raporuna istinaden ... ile ...'nın çalışmalarının fiili bir çalışmaya dayanmadığından bahisle hizmetlerinin geçtiği aylar için düzenlecek iptal aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi yönünde tesis edilen kurum işleminin iptalinin talep olunduğu, mahkemece denetmen raporunda adı geçen sigortalılar ... ile ...'nın davaya dahili davacı olarak katılımlarının sağlanması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

2.Öncelikle kurum işleminin iptaline yönelik eldeki davada, çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesiyle sigortalılıklarının iptaline yönelik olarak tesis edilen kurum işlemi hak alanlarını ilgilendiren sigortalılar ... ile ... yönünden, yukarıda izah olunan 6100 sayılı HMK'nun 65 ve 66 ncı maddeleri anlamında müdahale dilekçeleri olmamasına rağmen ve yine 6100 sayılı HMK'nda zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili davacı niteliğinde bir kurum bulunmadığından, sigortalılığı iptal edilen ... ile ...'nın dahili davacı olarak gösterilmek suretiyle kurulan hüküm hatalı olmuştur.

3.Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci fıkrası gereğince kurum denetmeni tarafından düzenlenen 22.09.2017 tarihli Denetim Raporu aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, denetim raporunda imzası bulunan ve işyerinde çalışan sigortalılar ..., ..., Mustafa Ali Kangül, ... ve ...'ın denetmene verdikleri ifadelerinde sigortalılıkları iptal edilen ... ile ...'nın çalışmadığını açıkça ifade etmişlerdir. Her ne kadar duruşmadaki beyanlarında imzalarını kabul etmekle beraber, denetmene verdikleri beyanlarındaki içerikleri kabul etmemişlerse de sigortalılığı iptal edilen ... ile ...'nın işyerinde fiilen hangi işi yaptıkları, kimlerle birlikte çalıştıkları tam olarak açıklığa kavuşmamış olup, Denetmen Raporunun aksi ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle dosya kapsamında sigortalılıkları iptal edilen ... ile ...'nın işyerindeki çalışmaları hakkında yeterli ve gerekli soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu hususta tüm deliller toplanmalı, somut olarak fiili çalışma olgusu ortaya konularak uyuşmazlık hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog