7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/2105 E. , 2023/3038 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı münhasıran ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 86 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetinin davacı idareye ait olduğunu, taşınmazın davalı tarafın işgalinde olduğunun tespit edildiğini, 01.05.2013 ile 09.04.2017 tarihleri arasında tahakkuk eden 210.840,00 TL ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla davacı idare tarafından 09.05.2018 tarihinde davalı işgalciye ihtarname gönderildiğini belirterek 01.05.2013 ile 09.04.2017 tarihleri arasında tahakkuk eden 210.840,00 TL ecrimisil borcunun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın hiç bir müdürlükçe kullanılmadığını, davalı idare tarafından taşınmazın sürekli kullanıldığının tespit edildiği belirtilse de ispatlayıcı hiçbir bilgi ve belgenin sunulmadığını, bu durumun dosyada yer alan bilgi ve belgelerden de anlaşıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".... Dava konusu 86 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazların Sultan Beyazıt Vakfı adına tescilli olduğunu, dosyada mübrez 07.05.2015 tarihli yazıda taşınmazın İstanbul İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen ve yüklenici tarafından tamamlanan yeni taşınmazın 14/05/2012 tarihinde iskan ruhsatı alınarak İl Dernekler Müdürlüğü'ne teslim edildiğinin ve taşınmazın ek hizmet binası olarak davalı yan tarafından kullanıldığının anlaşıldığını, davalı idarenin herhangi bir bedel ödediğine dair dosyada bir belge de bulunmadığını, 13/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının ecrimisil talebine ilişkin 01/05/2013-09/04/2017 tarihleri arasındaki dönem için toplam 201.270,00-TL ecrimisil bedeli hesap edildiğini, denetime elverişli bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği'' sebebiyle davanın kısmen kabulüne, 01.05.2013-09.04.2017 tarihleri arasında oluşan ecrimisil bedeli 201.270,00-TL'nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (01.05.2013-31.12.2013 dönemi 42.000,00 TL, 01.01.2014-31.12.2014 dönemi 44.400,00 TL, 01.01.2015-31.12.2015 dönemi 48.660,00 TL, 01.01.2016-31.12.2016 dönemi 51.360,00 TL, 01.01.2017-09.04.2017 dönemi 14.850,00 TL olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemedeki beyanlarını tekrarla, verilen kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme dayanak bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını ve hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
2.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemedeki beyanlarını tekrarla, verilen kısmen kabul kararının eksik incelemeye dayandığını, hükme dayanak bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, yatırılan harçların müvekkilinden alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, oysa müvekkilinin harçlardan muaf olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacının tapuda tescil işlemi yapılmamış olsa bile TMK 705. Maddesi uyarınca hükmen tescil kararının kesinleştiğinden 26.10.2011 tarihinde mülkiyet hakkını kazandığını, dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığının sabit olması nedeniyle davalının haksız el atması nedeniyle ecrimisilden sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, ancak davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına yazılması gerekirken davalıdan harç tahsiline karar verilmiş olmasının doğru görülmediğini, davanın tüzel kişiliği bulunmayan ...’ne karşı açıldığını ancak davalıyı davada İçişleri Bakanlığının vekili aracılığı ile temsil ettiğini, karar başlığında ise İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün davalı olarak gösterildiğini, davada İçişleri Bakanlığının vekile temsil edildiği hususu dikkate alınarak hükmün de İçişleri Bakanlığının aleyhine kurulması gerektiğinden karar başlığının bu şekli ile düzeltilmesi gerektiği'' gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 01.05.2013-09.04.2017 tarihleri arası için toplam 201.270,00 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı harçtan muaf olduğundan istinaf harcı konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel Mahkemedeki ve istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, verilen kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme dayanak bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, emsalin düşük belirlendiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, Mahkeme kararının 26.10.2011'de kesinleşmesi nedeniyle mülkiyetin bu tarihte vakfa geçtiğini, ecrimisilin 2013'te başlatılmasının hukuka uygun olduğunu savunarak, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yerel Mahkemedeki beyanlarını tekrarla, valiliğin temsil yetkisi olduğundan hükmün İçişleri Bakanlığı adına kurulmasının doğru olmadığını, davalı idarenin söz konusu yeri kullandığının ispat edilemediğini, davacının bedelsiz tahsisi kabul etmemesi ve talep edilen kiranın müvekkili idare tarafından uygun görülmemesi nedeniyle kira sözleşmesinin imzalanamadığını, emsal bilirkişilerce ecrimisil bedelinin yüksek belirlendiğini, taşınmazın öncesinde Hazine adına kayıtlı iken 12.2.2014 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, kabul sayılmamakla birlikte ecrimisilin daha önceki bir tarihten başlatılamayacağını, eksik inceleme ve hukuka aykırı olarak karar verildiğini savunarak, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).
2.25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yöndeki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle, Bölge Adliye Mahkemesince Kanun'un somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı olarak İçişleri Bakanlığı gösterilmiş ise de; İstanbul Valiliğinin temsil yetkisi bulunduğundan davalının İstanbul Valiliği olduğu açıktır. Bu husus mahallinde düzeltilecek bir husus olduğundan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.