Esas No
E. 2023/4542
Karar No
K. 2023/5399
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/4542 E.  ,  2023/5399 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/364 E., 2022/395 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Bozma kararı sonrası yapılan 18.10.2022 tarihli duruşmada bozma ilâmına direnildiği belirtilmesine rağmen ara kararla sanık müdafiinin tevsii tahkikat talepleri hakkında karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkeme kararının direnme olmayıp eylemli uyma niteliği taşıdığı gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2020/32 Esas, 2020/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/1237 Esas, 2020/1147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, sanık ile müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2021/18996 Esas, 2022/4700 Karar sayılı kararı ile mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, inkara dayalı savunma, intikalden sonra kayda alınmış olup sanığın ikrarını içeren hukuka aykırı delil mahiyetindeki ses kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/364 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.03.2023 tarihli ve 9-2023/28549 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin suça ilişkin rıza, suçun işlendiği yer, şikayet durumu, ilişkinin gerçekleşme şekli ve sanıkla tanışıklık süresi bakımından taban tabana zıt olduğuna, sanığın telefon görüşmesi sırasında kendisine baskı kurulması nedeniyle konuştuğuna, bu görüşme doğrultusunda elde edilen kaydın hukuka aykırı delil mahiyetinde olduğu nazara alındığında hükme esas alınamayacağına, sunduğumuz ses kaydı delillerinde ... isimli kişinin mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğine dair ifadeler kullandığına, bu ifadelerin mahkeme tarafından dikkate alınmadığına, mağdurenin başka erkeklerle olan yazışmalarında on beş yaşında olduğunu söylediğine, yaş konusunda dürüst davranmadığına, görünüş itibarıyla da on beş yaşından büyük olduğuna, bir an için suçun işlendiği kabul edilse bile sanığın hata hükümlerinden faydalanabileceğine, kırsal bölgelerde ... çocukların nüfusa geç yazdırıldığı bilinen gerçek olmasına rağmen yaş konusunda araştırma yapılmasına yönelik taleplerinin reddedildiğine, suçu kabul etmemekle birlikte reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun gündeme gelebileceğine, gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanmaması ve sabit olmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesi, "...2005 doğumlu mağdurun, sanığın araçla kendisini Yeniçiflik'te dağlık bir alana götürerek rızası dışında organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiğine dair aşamalardaki anlatımları, sanığın söz konusu eylemi gerçekleştirdiğini ikrar ettiği ses kaydı, sanık ile çocukluk arkadaşı olduğunu beyan eden tanık ...'nın olayın sıcağıyla alınan beyanında sanığın kendisine mağdur ile cinsel ilişkiye girdiğini söylediğine ilişkin beyanı, sanığın mağdur ile husumeti olmadığını beyan etmesi ve bu husus da dikkate alındığında mağdurun böyle bir konuda sanığa suç atmasını gerektirecek nitelikte dosyaya yansıyan bir sebebin bulunmaması, toplum içinde kendisini daha zor durumda bırakacak böyle bir olayı, meydana gelmediği halde bir kız çocuğunun ifade etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın mağdura karşı çocuğun organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu gerçekleştirdiğinin sabit olduğu vicdani kanaat ve sonucuna varılmıştır..." şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE

1.Bozma kararı sonrası yapılan 18.10.2022 tarihli duruşmada bozma ilâmına direnildiği belirtilmesine karşın sanık müdafiinin tevsii tahkikat talepleri hakkında değerlendirme yapılıp ara kararla reddedilerek bozma kararına eylemli uyulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 307 vd. maddelerine aykırılık oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, inkara dayalı savunma, intikalden sonra kayda alınmış olup sanığın ikrarını içeren hukuka aykırı delil mahiyetindeki ses kaydı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında; sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/364 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.