9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/3216 E. , 2023/5630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık ... hakkında kurulan hükmün değerlendirilmesinde;
Mağdure ...'ün 17.02.2014 tarihli duruşmada sanık ...'dan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdure vekilinin sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin değerlendirilmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde sanıklar ... ve Atalay hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesini talep etmesine rağmen anılan sanıklar ve anılan suçla ilgili usulüne uygun şekilde açılan kamu davası bulunmadığı anlaşıldığından o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılması gerektiği belirlenmiştir. Sanıklar ... ve Atalay hakkındaki hükümlerin değerlendirilmesinde;
Sanıklar ... ve Atalay hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2013 tarihli iddianamesiyle sanıklar ... ve Atalay hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, sanık ... hakkında ise cinsel saldırı suçundan kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2.Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2013/171 Esas, 2014/264 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanıklar ... ile ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
b)Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olması sebebiyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, mağdurenin içinde bulunduğu durum dikkate alınarak, sanıklar ...
ve ... hakkındaki çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından verilen beraat hükümlerinin hukuka aykırı olması sebebiyle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Özetle, sanık ... hakkında hem çocuğun nitelikli cinsel istismarı hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrıca mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ''Sanıklardan ...'nın mağdure ve ailesinin bir dönem oturduğu apartmanda kapıcı olarak çalıştığı, zaman zaman mağdurenin arkadaşları da varken evlerine giderek onlarla birlikte oturduğu, 2011 yılında tam olarak belirlenemeyen bir tarihte ise sanık ...'ın daha önceden temin etmiş olduğu anahtarla gece vakti mağdurun evine girdiği, mağdurun evde yalnız olduğu, sanık ... ve mağdurun birlikte bira ve esrar içtikleri, ardından cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurun bu ilişkiden hamile kaldığı ve 19.06.2012 tarihinde hastanede doğum yaptığı, Bünyan Sulh Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2013/35 D.iş sayılı kararı ile Ankara Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 07.06.2013 tarihli uzmanlık raporunda sanık ... ile mağdur ve çocuğundan alınan kan örneği arasında anne-baba-çocuk ilişkisi bakamından uyum bulunduğunun belirtildiği, suç tarihi kesin olarak tespit edilememiş ise de mağdurun doğum yaptığında 15 yaş 11 ay 7 günlük olması, normal gebelik süreci sanık lehine değerlendirildiğinde suç tarihinde mağdurun 15 yaşını doldurmuş olduğunun kabulü gerektiği, böylece sanık ...'nın hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak 15 yaşını doldurmuş olan mağdurun vücuduna organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında da cinsel istismar suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri yönünde mağdur beyanı dışında bir delilin bulunmaması, doğum yapması üzerine başlatılan soruşturmada mağdurun ilk ifadesinde sanık ...'in kendisine zorla tecavüz ettiğini, 01.11.2012 tarihli ikinci ifadesinde sanık ... ile rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini, 06.09.2013 tarihli üçüncü ifadesinde sanık ...'in kendisine tecavüz etmediğini, sadece tacizde bulunduğunu, bebeğin babasının Hacı isimli şahıs olduğunu, onun ile de araç içerisinde rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesi, bebek ile sanık ... arasındaki DNA analizine ilişkin rapor açıklanıncaya kadar mağdurun sanık ... ile olan ilişkisini gizlemesi karşısında, sanıklar ... ve ...'in üzerilerine atılı suçu işledikleri yönünde mağdurun çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği sonuç ve kanaatine varılmakla '' şeklindeki gerekçelerle hükümler kurulduğu anlaşılmıştır. Deliller; sanıkların savunmaları, katılan ve katılan mağdure beyanları, tanık anlatımları, sanıklara ve katılan mağdureye ait adli sicil ve nüfus kaydı, sanıkların sosyal ve mali durumunu gösterir yazı cevabı, DNA raporları, uzmanlık raporları, doktor raporları ile polis tutanaklarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdure ...'ün 17.02.2014 tarihli duruşmada sanık ...'dan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği nazara alındığında 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdure vekilinin sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden katılan sıfatının bulunmadığı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşıldığından anılan hükme dair temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar ...
Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre beraat hükmünün dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşıldığından katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin olaydan hemen sonra soruşturma makamlarına başvurmamasının haklı ve kabul edilebilir bir gerçekesi olmaması, olaydan dünyaya gelen bebek ile ilgili DNA raporu ortaya çıkıncaya kadar sanık ile olan ilişkisini gizlemesi, 06.09.2013 tarihli savcılık ifadesinde, sanık ... ile rızayla cinsel ilişkiye girdiği yönündeki beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mevcut eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek mağdurenin 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinde öngörülen 6 aylık yasal süre içerisinde şikayetçi olmaması sebebiyle değişen suç vasfına göre şikayet yokluğu nedeniyle sanık ... hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükmün İncelemesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2013/171 Esas, 2014/264 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2013/171 Esas, 2014/264 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesine Gelince
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2013/171 Esas, 2014/264 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.