3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2011/5224 E. , 2011/6662 K.
"İçtihat Metni"Kasten yaralama suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/2, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.1998 tarih ve 1996/208 esas, 1998/ 52 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlü vekilinin 18.05.2010 tarihli dilekçesi ile yaptığı arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulü ile 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca adli sicili arşiv kaydının silinmesine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2010 tarihli ve 2010/802 değişik ... sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 17.02.2011 tarih ve 9646 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.04.2011 tarih ve 2011/110022 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin suç tarihi itibariyle aynı Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşullar düzenlenmiş olduğundan,adı geçenin mahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda olduğu,dolayısıyla mülga 3682 sayılı Kanun'un 8. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda,silinmesi mümkün suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının mahkemelerce verilen silme kararlarına istinaden veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyon tarafından adli sicil kaydından çıkartıldığı,madde metinlerinde “affa uğramış olsalar bile”ibaresi bulunan,başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’nun 11.maddesi,657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48.maddesi,6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler hakkındaki Kanunun 7.maddesi vb.gibi)sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanunun 10.maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı,aynı kanunun 12.maddesinde sayılan şartlar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı,bu bağlamda;adı geçenin silmeye konu cezasının Anayasanın 76.maddesinde sayılan cezalardan olması sebebiyle bahse konu kaydın mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı ve arşiv kaydının da silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ... Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2010 tarih ve 2010/802 değişik ... sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararı gereğince karar örneğinin gereği için Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesi ve dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.