9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/6137 E. , 2023/5686 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2021/268 Esas, 2022/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendinin son cümlesi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2272 Esas, 2022/2685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sübuta ve teselsül hükümlerinin uygulamasının yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdure ...'ın 20.10.2006 doğumlu olduğu, sanık ...'ın ise mağdure ...'in öz babası olup suç tarihi ve öncesinde aynı evde ikamet ettikleri, mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanına göre son suç tarihi olan 01.04.2021 tarihinden önce sanığın mağdureye yönelik göğüslerine dokunmak, ön bölgesine dokunmak ve cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokma şeklinde birden fazla kez değişik tarihlerde eylemlerde bulunduğu, eylemler sırasında mağdureye yönelik cebir veya tehdit kullanmadığı, son olarak 01.04.2021 tarihinde cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu, mağdurenin alınan Adli Tıp Raporuna göre kızlık zarının 6, 7 ve 8 kadran hizasında silinmiş olup bakir olmadığının tespit edildiği, yine Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin moleküler genetik inceleme sonrasında düzenlemiş olduğu 30.06.2021 tarih, 2021/65357 sayılı rapor içeriğine göre sanığın vücut sıvısının mağdure tarafından kolluğa teslim edilen iç çamaşırı ve pijama altında mağdurenin vücut sıvısıyla karışık halde bulunduğunun tespit edildiği, mağdurenin genital muayenesi ve moleküler genetik inceleme neticesinde düzenlenen rapora göre babası olan sanık tarafından cinsel organına organ veya sair cisim sokulmak suretiyle suçun işlendiği, genital muayenesine göre mevcut kızlık zarındaki iyileşmiş olan 6, 7 ve 8 kadran hizasında yırtıkların adli tıp uygulamasına göre 10 günden daaha önce bir sürede oluşmuş olduğunun bilinmesine göre sanığın ikiden fazla kez olacak şekilde kızı olan mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2."01.04.2021 ve öncesi" olan suç tarihinin "01.04.2021" olarak yazımı mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2272 Esas, 2022/2685 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.