10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/4514 E. , 2023/4422 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.05.1990 tarihinden itibaren başlatılan 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığına istinaden 15 yıl 11 ay 29 gün prim ödeme gün sayısına göre 17.02.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığını, ancak Kurumun sigortalılığını 01.05.1996 tarihine çekmesi nedeniyle prim gün sayısının düştüğünü beyan ederek, primi ödenen sigortalılık süresinin iptal edilmesi işleminin iptali ile 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının 01.05.1990 tarihinden itibaren kabul edilmesi gerektiğinin ve aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının vergi kaydının 01.05.1996, esnaf odası kaydının 31.05.1996 ve esnaf sicil kaydının 12.06.1996 tarihinde başladığını, vergi kaydı uyarınca 01.05.1996 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescil edilmesi gerekirken sehven ticari faaliyetinin bulunmadığı 01.05.1990 tarihi itibariyle tescil edildiğini, daha sonra hatalı işlemin düzeltildiğini, 19.02.2015 tarihli tahsis talebine istinaden 01.05.1996-30.04.2006 tarihleri arasındaki toplam 9 yıl 11 ay 29 gün Bağ-Kur hizmetine karşılık 01.03.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " ...dava konusu uyuşmazlıkta, iptal edilen dönem dahil olmak üzere 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 sayılı kanun kapsamında davacıdan prim tahsil edildiği 05.06.2018 tarihli hesap özetine göre davacıya 465,87 TL fazla ödeme bulunduğu terk işleminin yapıldığı, 13.02.2008 tarihine ve giderek 19.02.2015 tarihli yaşlılık aylığı başvurusuna kadar hatalı tescil işleminin düzeltilmediği ve bu sürelerde davacının sigortalı olduğu inancının olduğu tahsil edilen primlerin uzun yıllar kurum tarafından kullanıldığı bu sebeple bu durumun davacı açısından kazanılmış hak oluşturduğu kurumun iptal işleminin yerinde olmadığı" gerekçesine dayalı olarak, "Davanın kabulü ile; Kurum işleminin iptali ile davacının 01.05.1990-30.04.1996 tarihlerinde 1479 sayılı Kanun uyarınca sigortalılığının tespitine, davacının sigortalılık süresini düşüren kurum işleminin iptaline, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının vergi, oda ve sicil kayıtlarının 1996 yılından itibaren başladığını, ticari faaliyette bulunmamasına rağmen sehven Kurum tarafından sigortalılığının 01.05.1990 tarihinde başlatıldığını, daha sonra hatanın düzeltilerek tescil tarihinin 01.05.1996 olarak kabul edildiğini, tahsis talebinde de bu durum gözetilerek 9 yıl 11 ay 29 gün Bağ-Kur sigortalılığına karşılık aylık bağlandığını, davacının kabul döneminde 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinde belirtilen sigortalı sayılma koşullarını sağlamadığını, primlerin ödenmesinin sigortalı yararına kazanılmış hak oluşturmayacağını, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararına itiraz ettiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Bodrum İş Mahkemesi'nin, 11.02.2020 tarihli, 2018/118 E, 2020/105 K. sayılı kararına yönelik davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde;
istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının isteminin 01.05.1990 - 01.05.1996 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptali istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile 24 üncü madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile 24 üncü madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. 1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 18 inci maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 - 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
3.Değerlendirme
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının hediyelik eşya satışı faaliyeti nedeniyle, 01.05.1996-31.10.1997, 22.05.2003-30.04.2006 tarihleri arasında vergi dairesinde, Bodrum Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığında 31.05.1996-18.12.2009, Muğla Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğunda 12.06.1996-26.02.2015 tarihleri arasında kayıtlı olduğu, davacının 30.05.1996 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi ile bağ-kur sigortalısı olarak 01.05.1990 tarihinden itibaren tescil edildiği, giriş bildirgesinin vergi dairesine kayıt tarihi bölümünde daktilo ile "01.05.1996", el ile "01.05.1990" yazılı olduğu, daha sonra Kurumca davacının vergi kayıt tarihinin 01.05.1990 olarak kayıtlarda yer almadığının tespiti üzerine, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının 01.05.1996 olarak düzeltildiği, Kurumca davacı yanın 1997 affından yararlanıp ödediği primlerin cari dönem prim borçlarına mahsup edilerek, 1996 sonrası prim ödemelerine aktarıldığının belirtildiği, davacının 19.02.2015 tarihli tahsis talebine istinaden, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında 01.05.1996-30.04.2006 tarihleri arasında sigortalı olduğu kabul edilerek, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki hizmetleri nazarında, kendisine 01.03.2015 tarihinden itibaren, yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmakla, davacının 01.05.1990 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılması talebiyle 07.01.2017 tarihinde Kuruma başvuruda bulunması üzerine, 01.03.2017 tarihli Kurum cevabi yazısı ile talebinin reddi üzerine açılan eldeki davada, Mahkemece; Kurumun hatalı tescil işleminin davacının tahsis talep başvurusuna kadar düzeltilmediği, davacının sigortalı olduğu inancının olduğu, tahsil edilen primlerin uzun süre nemalandırılmasının davacı açısından kazanılmış hak olduğu gerekçelerine dayalı olarak, davanın kabulüne karar verilmişse de karar yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, 30.05.1996 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesinde davacının vergi dairesine kayıt tarihinin daktilo ile "01.05.1996", el ile "01.05.1990" yazılı olduğunun, işe giriş bildirgesinde elle yazılan tarihe istinaden Kurumca davacının bağ-kur sigortalığının sehven başlatıldığının ve borçlanma yapıldığının anlaşılması karşısında, uyuşmazlık konusu 01.05.1990-01.05.1996 tarihleri arasındaki dönem yönünden vergi, oda ve sicil kaydı bulunmayan bu bağlamda kendi nam ve hesabına çalışmadığı anlaşılan davacının, vergi kaydının hangi tarihte başladığını bilebilecek hal ve durumda olmasına göre, iyi niyetli olmadığı sabit olmakla, davacının vergi kayıt tarihinin resmi kayıtlara göre 01.05.1996 olarak teyit edilmesi karşısında, Kurumca sehven tescil edilen döneme istinaden, davacı yanca yapılan prim ödemeleri nedeniyle davacıya sigortalılık kazandırılmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, isabetsiz olup bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.