Aramaya Dön

Hukuk Genel Kurulu

Esas No
E. 2013/1776
Karar No
K. 2015/998
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

Hukuk Genel Kurulu         2013/1776 E.  ,  2015/998 K.GÜNEŞ ENERJİSİ SİSTEMİNİN KOMŞUYA ZARAR VERMESİ

KOMŞULUK HUKUKU

MANEVİ TAZMİNAT

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 24

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 25

BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 49

1982 ANAYASASI (2709) Madde 12

1982 ANAYASASI (2709) Madde 17

TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 56

TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 58

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava; komşuluk hukukuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir

Davacı vekili, davalılar ile aynı apartmanda oturduğunu, davalılara ait güneş enerji sisteminin dairesine sızıntı yapması nedeniyle zarar gördüğünü ve aşağılandığını ileri sürerek, 1.121,00 TL maddi 2.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; maddi tazminat miktarını kabul etmiş, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle talep edilen miktarlarda maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne dair verilen karar; davalılar vekilinin temyizi üzerine; Özel Daire tarafından yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Mahkemece;"...tanık beyanlarına göre davalının kişilik haklarının zedelendiği “gerekçesiyle manevi tazminat yönünden direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık: davacının kişilik haklarının zedelenip zedelenmediği, buna göre manevi tazminata hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere 2709 sayılı T.C. Anayasası'nın “ Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu, 17. maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu düzenleme altına alınmıştır. Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nun konuya ilişkin 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılacak saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılık açıklanmış 25. maddesinde kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yoluyla korunacağı hususu düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. ve 58. maddelerinde ise kişilik haklarına saldırının yaptırımı öngörülmüştür. Yukarıda irdelenen mevzuat çerçevesinde kişilik haklarına tecavüz olması halinde manevi tazminata hükmedilebileceği anlaşılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, dosya arasındaki Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/2239 E sayılı dava dosyasının yargılaması sırasında davalıların güneş enerji sistemini kaldırdıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları davacının dairesinin zarar görmesi nedeniyle başka yerde kalmak zorunda kaldığını bildirmiş iseler de su sızıntısı nedeniyle doğan maddi zarar veya bu nedenle kısa süre başka yerde kalınması hususları kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmayıp, tanıklar davacının aşağılandığı yönünde görgüye dayalı beyanda bulunmamışlardır. Bu haliyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu somut delillerle kanıtlanamadığından, davacı yararına manevi tazminat koşullarının oluştuğu kabul edilemez.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, davacının evine davalıların güneş enerji sisteminden su sızması ve sonrasında davacının geçici de olsa başka bir eve taşınmak zorunda kalması nedeniyle davacının kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle direnme kararının onanması gerektiği görüşü dile getirilmiş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. O halde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 11.03.2015 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog