Esas No
E. 2023/3994
Karar No
K. 2023/4437
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/3994 E.  ,  2023/4437 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/578 E., 2023/83 K.
KARAR: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/388 E., 2020/205 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, tahsis talebinde bulunulabilecek tarihin 17.05.2019 olarak tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, 02.04.1973 doğumlu olup, 15.10.1991-18.02.2011tarihleri arasında Türk Hava Kuvvetlerinde 19 yıl, 4 ay, 18 gün muvazzaf subaylığına karşılık fiili hizmet zammının (FHZ) 3 Yıl, 10 ay, 15 gün olduğunu, bu görevinden sonra SSK'ya tabi sigortalı olarak hava yolu şirketlerinde pilot olarak çalışmaya başladığını, 07.03.2018 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebinin davalı kurum tarafından 04.07.2018 tarihli yazısı ile tahsis şartlarını bildirilmesini talep ettiğini, davalı kurumun 52 yaşını doldurduğu 02.04.2025 tarihinde aylık tahsisinin mümkün olduğunu belirttiğini, fiili hizmet süresini yaş şartından düşmediğini, davalı kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; 17.05.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına müstahak olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili; sigortalının müvekkili kurumdan emekli olabilmesi için gerekli olarak şartları sağlanmadığının ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki süreye ait fiili hizmet süresi olması nedeniyle fili hizmet gün sayısı yaşına ilave olmadığının talebinin kurumca yerine getirilmesinin mümkün olmadığını beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, 27.02.2020 tarihli ve 2018/388 Esas, 2020/205 Karar sayılı Kararı ile, davanın kısmen kabulü ile, davacının emeklilik talebinin değerlendirilmesine 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli ve 2020/1747 Esas, 2020/2144 Karar sayılı Kararıyla, davacının 4/c bendi kapsamında 15.10.1991-14.03.2011 tarihleri arasında çalışması, 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammının bulunduğu, 23.02.2011-30.04.2018 tarihleri arası 2583 gün 4/a sigortalılığının bulunduğu görülmüştür.

Bilirkişi tarafından 23.05.2002 tarihine göre kazanılmış olan 1 yıl 8 ay 2 gün itibari hizmet süresi sigortalılık süresine eklenerek davacının yaşlılık aylığı tahsis şartlarının 25 yıl sigortalılık süresi, 52 yaş ve 5450 prim ödeme gün sayısı olduğunun belirlendiği 52 yaştan 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı indirildiğinde davacının yaşı 48 yıl 1 ay 15 gün olduğundan yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin belirlendiği, 02.04.1973 doğumlu olan davacının 17.05.2021 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanacağının belirlendiği anlaşılmıştır.

Davacının fiili hizmet zammının 15.10.1991 başlangıç tarihinden geriye götürüldüğünde, 01.01.1988 başlangıç tarihine göre emeklilik yaşının 50 yaş olduğu, 3yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı indirildiğinde 46 yaş 1ay 15 gün olduğunda yaşlılık aylığı bağlanabileceği, 02.04.1973 doğumlu olan davacının yaş şartını 17.05.2019 tarihinde dolduğu, davacının 17.05.2019 tarihinde yaşlılık aylığı talep şartlarını yerine getirdiği, davacının istinaf talebinin yerinde olduğu, davalının istinaf talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak mahkeme kararının düzeltilmesine karar verilmiş;

Davacının istinaf isteminin kabulüne, davalının istinaf isteminin reddine, ... 21. İş Mahkemesinin 2018/388 Esas, 2020/205 Karar sayılı 27.02.2020 tarihli kararının kaldırılmasına ve “Davanın kabulü ile davacının 17.05.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı şartlarını yerine getirdiğinin tespitine,” dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli ve 2020/1747 Esas, 2020/2144 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 28.12.2021 tarihli ve 2021/3686 Esas, 2021/16764 Karar sayılı Kararında "....mahkemece, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan, davacının 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı “fiili hizmet zammının” tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Kanun'da yer alan “fiili hizmet zammının”, iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, 5434 sayılı Kanun'un 11 inci kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan “itibari hizmet” sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddelerinde düzenlenmiş “fiili hizmet zammının”, 506 sayılı Kanun'daki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan “fiili hizmet zammının” kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir." denilerek karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Davacının 4/c bendi kapsamında 15.10.1991-14.03.2011 tarihleri arasında çalışması, 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammının bulunduğu, 23.02.2011-30.04.2018 tarihleri arası 2583 gün 4/a sigortalılığının bulunduğu,davacının 04.06.2018 tarihli tahsis talebinin yaş şartını 02.04.2025 tarihinde doldurduğu gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır. Dairemizin 2020/1747 esas, 2020/2144 karar sayılı ilamı ile,mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş,karar Yargıtay tarafından bozularak Dairemize iade edilmiştir.

Davacının 15.10.1991 başlangıç tarihine göre emeklilik şartlarının 25 yıl sigortalılık süresi,53 yaş ve 5600 prim günü olduğu, 02.04.1973 doğumlu olan davacının 02.04.2026 tarihinde 53 yaşını doldurduğu,fiili hizmet zammı yaş haddinden düşürüldüğünde 17.05.2019 tarihinde yaşlılık aylığı almasının mümkün olmadığı, davacının fiili hizmet zammının yaş haddinden indirilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, davacının 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine" dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin talep ettiği şekli ile uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddi yerine kabulüne ilişkin verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, tahsis talebinde bulunulabilecek tarihin 17.05.2019 olarak tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci Maddesi ile 5434 sayılı Kanun'un 32 nci madde hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog