8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/6644 E. , 2023/4239 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kadastro sırasında, .../Merkez ... Köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 81 parsel sayılı 1.450,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; eşit paylarla davalı ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
2.Davacı ..., kendisiyle birlikte ..., ... ve ... adlarına müştereken tespit edilen 119 ada 80 parsel sayılı 685,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini ve bu eksikliğin çekişmeli taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, çekişmeli kısmın 119 ada 80 parsele eklenmesini istemiştir.
3.Müdahil diğer kayıt malikleri ... ve ...; 119 ada 81 parsel sayılı taşınmazın keşfen belirlenecek bölümünün adlarına kayıtlı 119 ada 80 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemiyle davaya katılmışlardır. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; dava konusu yerlerin babalarının zamanında paylaşılıp sınırlarının belli olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2016 tarihli ve 2014/19 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararı ile davanın reddine çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ve müdahil davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.03.2021 tarihli ve 2017/5865 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararıyla; doğru sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ile fen ve ziraatçi bilirkişilerin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılarak; yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, davacı tarafa ait 119 ada 80 parsel ile davalılara ait 119 ada 81 parsel sınırının nereden geçtiği, iki parsel sınırını birbirinden ayıran belirgin bir sınır işaretinin bulunup bulunmadığı, varsa kim tarafından ne zaman meydana getirildiği, önceki yerel bilirkişi beyanlarında bahsi geçen eskiden taş bulunduğu belirtilen sınırla halen var olduğu belirtilen saç duvarın nereden geçtiği, taraflar arasında nasıl bir hukuki bağ bulunduğu ve taşınmazlar arasındaki sınırın ne zaman, ne şekilde oluştuğu, dava konusu edilen kısmın ne zamandan beri, kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı sorularak maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması gerektiğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahalli bilirkişinin çekişmeli taşınmazlara ait sınırlarının kadimden berri gösterdiği şekilde olduğunu belirtmesi yine davacının iddia ettiği yerdeki ağaçların davalı tarafından 2004-2005 yılında dikildiği ziraat bilirkişinin raporu ile de sabit olduğu bu haliyle davacı ve müdahil davacıların davalarını ispatladığı gerekçesi ile; davacı ve müdahil davacıların davasının kabulüne, ... ili Merkez ... Köyü 119 ada 81 ve 80 nolu parsellerin kadastro tutanakları ve komisyon tutanaklarının iptaline,
3.Dava konusu ... ili Merkez ... Köyü 119 ada 81 nolu parselden fen bilirkişi ...'in 11.05.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen (187,04 M2) kısmın ifraz edilerek dava konusu ... ili Merkez ... Köyü 119 ada 80 nolu parsele eklenmesine, 119 ada 80 nolu parselin 872,21 m2 olarak tespiti ile tamamı 6 pay kabul edilerek 2 pay ... adına, 2 pay ... adına, 1'er pay ... ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu ... İli Merkez ... Köyü 119 ada 81 nolu parselin 1.263,50 m2 olarak tespiti ile tamamı 2 pay kabul edilerek 1 pay davalı ... ile 1 payında ... adına tapuya kayıt tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yalnızca bir mahalli bilirkişinin beyanına dayalı olarak hüküm kurduğunu, davacıların bu şekilde davayı ispatlamış oldukları kabulünün hatalı olduğunu, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilemeyeceğini açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, nizalı alanda zilyetliğin kimin tarafından sürdürüldüğünün belirlenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 14 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
1.Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.
2.Somut olayda İlk Derece Mahkemesince önceki tarihli bozma ilamına uyularak taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Ne var ki bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiş; nizalı alandaki ağaçların tespit gününden önce mi sonra mı dikildiği şüpheden uzak biçimde belirlenmemiş, tesis esnasında dava konusu taşınmazların arasında sabit bir sınır olup olmadığı açıklığa kavuşturulmamış, taraf tanıkları dinlenilmeden yalnızca mahalli bilirkişinin yetersiz beyanı hükme esas alınarak sonuca gidilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ilişkin en az 3 ayrı evreye ilişkin stereoskopik hava fotoğraflarının ve ortofoto haritalarının dosya arasına konulması, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisi ile ziraat mühendisi bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, keşif sırasında taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması, ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklar nitelikte ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, fen bilirkişisinden ise keşfi takibe elverişli krokili raporun alınması, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dava konusu taşınmazın tespit tarihine göre 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, nizalı alandaki ağaçların hangi tarihte dikildiğinin belirlenmesine çalışılması, çekişmeli taşınmazın hakim gözleminin keşif zaptına aynen yansıtılması, keşifteki tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.