4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/3678 E. , 2023/7078 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında ...
9.İcra Müdürlüğü’nün 2017/5588 E. sayılı dosyası ile 17.03.2017 düzenleme ve 03.05.2017 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli senedin tahsili için takip yapıldığını, borçlunun adresine yapılan hacze ilişkin tutanakta haczi kabil mal bulunmadığının tutanak altına alındığını, yapılan araştırmada borçlunun dava konusu taşınmazını 14.04.2017 tarihinde diğer davalı ...'e devrettiğinin öğrenildiğini, davalı ...'nin söz konusu devri mal kaçırma kastıyla yaptığını, bu satışın gerçek anlamda bir tasarruf olmadığını belirterek söz konusu taşınmazın satış işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aciz vesikası sunulmadığını, dava konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek muvazaadan arı bir şekilde satın aldığını, kötüniyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2017/864 Esas, 2019/805 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile tasarruf tarihindeki gerçek piyasa rayiç bedeli arasında ciddi bir fark bulunmaması, taraflar arasında arkadaşlık, akrabalık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını, üçüncü kişinin bildiği veya bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığın da ispat edilememesi, yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre davalıların satış bedellerini karşılayacak durumda olması, taşınmazın T.... Bankası ... lehine ipotekli olup, davalının borcu ifa etmek için devri gerçekleştirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli ve 2020/220 Esas, 2020/283 Karar sayılı kararıyla; İİK 280/3. maddesinde belirtilen yakınlıkta akrabalık ilişkisi bulunan kayınpederi olan 3.kişi ...'in davalı borçlunun mali durumunu bildiği, yapılan keşifte taşınmaz davalıya devredilmesine rağmen kullanım durumunun değişmediğini, mesken içindeki eşyaların davalı borçlu ...'ın babası ... ... Tekçiftçi'ye ait olduğunu ve kapı üzerindeki zilde de onun isminin yazılı olduğunun görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına; davanın kabulüne; ... ili, ... ilçesi, ... Mah., 18662 ada, 5 parsel 6. kat B blok 20 bağımsız bölümün davalı borçlu ... tarafından davalı ...'e devir işleminden sonra dava devam ederken taşınmazın 4. kişiye devredilmesi nedeniyle davacının seçimlik hakkını nakten tazmin yönünde kullandığı gözetilerek, davanın bu halde İİK 283/2 madde gereği bedele dönüşmesi nedeniyle 3. kişi olan ... tarafından taşınmazın devrinin yapıldığı 08.11.2017 tarihli değeri olan 255.000,00 TL nakten tazminatın ...
9.İcra Müdürlüğünün 2017/5588 esas sayılı dosyasındaki alacaklar ve ferileriyle sınırlı olmak üzere davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2022/6148 Esas, 2022/9952 Karar sayılı ilamı ile; "...
Somut olayda dava konusu taşınmaz, üzerinde ... ... Bankası .... lehine yer alan ipotek şerhiyle birlikte, 14.04.2017 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...’e devredilmiş, eldeki dava açıldıktan sonra 08.11.2017 tarihinde ise davalı ... tarafından davalı borçlu ...’nin ipotek borçlarına mahsuben ... ... Bankası ...’ya devredilmiştir. İpotek; borçlunun borcundan dolayı konulmuş olup 07.04.2016 tarihlidir.
Bu tür davalarda dava konusu mal borçlunun borcu nedeniyle davalı üçüncü kişinin elinden çıkmış ise üçüncü kişi yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur. Somut olayda borçlunun borcu nedeniyle yapılan satış sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı ...’in mamelekinde kalan bir para olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; Bölge Adliye Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Öte yandan;
HMK’nun 333/1.maddesi; davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderinin takdir edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Böylece, Bölge Adliye Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra tarafların haklılık durumları da değerlendirilerek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin haksız olan tarafa yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun borcu nedeniyle yapılan satış sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı ...’in mamelekinde kalan bir para olmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, İİK 280/3. maddesinde belirtilen yakınlıkta akrabalık ilişkisi bulunan kayınpederi olan 3.kişi ...'in davalı borçlunun mali durumunu bildiği, bu nedenle davacının davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle yargılama giderlerinin davalılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu tasarrufun alacaklıları ızrar kastıyla yapılmış bir tasarruf olmayıp, var olan bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığını, ...'in taşınmazı alış bedeli ile bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değeri arasında fahiş farkın bulunmadığını, davacı tarafından geçici veya kesin aciz vesikası niteliğinde bir belge dosyaya sunulmadığını, takibin alacaklı ve borçlu tarafından muvazaalı bir anlaşma ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin de araştırılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı 3.kişi ...'in davalı borçlunun kayınpederi olarak İİK 280/1. Maddesi gereğince borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olup, davacının davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.