Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/643
Karar No
K. 2023/802
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/643 Esas
KARAR NO: 2023/802
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/07/2022
KARAR TARİHİ: 18/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, yapı malzemeleri satan bir şirket olup karşı taraf ile bir takım ürün alışverişi konusunda anlaştıklarını, yapılan bu anlaşma uyarınca müvekkilinin satılan ürünleri teslim ettiğini, yaptığı satış işlemlerini 20.03.2019 tarihli İSM ... nolu 25.584,39 TLbedelli fatura,22.03.2019 tarihli ISM ... 270,00 TL bedelli fatura ; 15.04.2019 tarihli ISM ... nolu 600,00 TL bedelli fatura, 30.04.2019 tarihli ISM ... nolu 16.137,21 TL bedelli,29.06.2019 tarihli ISM ... nolu 10.343,97 TL bedelli fatura ile faturalandırmış ve ilgili faturaları karşı tarafa gönderdiğini, davalı tarafça ilgili faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, satışı yapılan ürünlerin müvekkilince teslim edildiğini ve faturalandırılmış olmasına rağmen karşı tarafça ürünlerin bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, bu durum üzerine karşı taraf aleyhine Çaycuma İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça yetkiye ve borca itiraz edildiğini, bu durum üzerine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, karşı tarafın haksızve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davanın kabulü ile takibin devamına, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle 9420 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa (davalıya) yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.

Büyükçekmece ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası uyaptan celp edilmiş olmakla, icra dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı şirketin, davalı / borçlu şirket aleyhine 52.935,57-TL asıl alacak, 7.593,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.888,57-TL alacağın tahsilini, asıl alacağa işleyecek % 13,75 değişen oranlarda reeskont avans faizi ile birlikte, icra masrafı, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve öncelikle davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2019 yılında düzenlenmiş faturalardan kaynaklı davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise işlemiş faizin ne kadar olduğu, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması için davacının bağlı bulunduğu nöbetçi asliye ticaret mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, Devrek ... Asliye Hukuk mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi Mali Müşavir ...'in 28/12/2022 tarihli raporunda özetle;Davacının resmi defterlerinin açılış, kapanış ve elektronik defter berat gönderimişlemlerinin süresi içinde yaptırıldığından lehine delil niteliğinin ön koşulunu yerine getirdiği, Davalı .... İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile sadece 2019 yılında ticari ilişkisinin olduğu ve sadece 7 adet satış faturası düzenlendiği, bu faturalardan dava dışı 2 adedinin banka havalesi yoluyla ödemelerinin yapıldığı, dava konusu olan 5 adet fatura bedelinin ödenmediği ve satılan malların iadesinin görünmediği, ödemesi yapılmayan faturaların dolayısıyla alacak toplamının 52.935,57.TL olduğunun tespit edildiğini, ana paraya esas faiz miktarının 7.698,16.TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce 22/05/2023 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, mahkememizce verilen inceleme tarihi olan 16/06/2023 günü saat 14:20 itibariyle davalı defterlerinin hazır edilmediği, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığına ilişkin 16/06/2023 tarihli tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)

Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.

Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 52.935,57 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.

Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği kabul edilerek açılan davanın asıl alacak bakımından kabulüne fakat davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafça ispatlanamadığı dikkate alınarak işlemiş faiz yönünden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

-Davalının aleyhine yapılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, -Takibin asıl alacak miktarı olan 52.935,57-TL üzerinden aynen DEVAMINA, -Hüküm altına alınan asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren avans faizi İŞLETİLMESİNE, -Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, -İşlemiş faize ilişkin talebin REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 3.616,03-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.039,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.576,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,

3.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.147,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile geri kalan 173,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4.Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafından ödenen 80,70-TL başvurma harcı, 1.039,83-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.120,53-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafça yapılan 2.039,50-TL tebligat ve bilirkişi ücretinin olmak üzere toplam 3.160,03-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 1.774,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog