Esas No
E. 2023/992
Karar No
K. 2023/1861
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/992 E.  ,  2023/1861 K.

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1689 E., 2022/2204 K.

...

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/66 E., 2021/106 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili, kurum sigortalısı ve davalı iş yeri işçilerinden ...’in 29.06.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle hayatını kaybettiği, kurum tarafından hak sahiplerine gelir bağlandığını" belirterek; fazlaya ilişkin talep ve her türlü dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, kurum zararına karşılık 10.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, müvekkil şirketin matbaacılık alanında teknolojik yatırımları ile işini ve faaliyetlerini geliştirmekte, ileri teknoloji kullanımı ile dünya standartlarında bir iş ve üretim yapmakta, aynı zamanda Petrol İstasyonlarına kurumsal kimlik giydirilmesi ve montajı hizmetlerini sunduğunu, müvekkil şirketin iş sağlığı ve güvenliği hususunda tam sorumluluk bilinciyle hareket etmekte ve tüm çalışanlarına büyük bir titizlikle iş sağlığı ve güvenlik eğitimlerini eksiksiz bir şekilde verdiğini, müteveffa işçinin çalışmayan lambaları düzeltmek/değiştirmek istediğini, ancak çalışmaya başlamadan önce söz konusu lambalara giden elektriği kesmediğini, ilgili kablolarda elektrik akımı olmasına aldırmayarak işlemi gerçekleştirmek istediğini, eğitim almış ve 20 yıldır bu mesleği icra eden işçinin, elektrik akımını kesmeyerek çok basit bir güvenlik tedbirini uygulamaması ve kendisine tahsis edilen koruyucu ekipmanları kullanmamasının müteveffanın ağır kusuruyla kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, işçinin kendisine tahsis edilen koruyucu ekipmanları kullanmadığını, kendi ağır kusuru ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davalı şirketin %80 oranında kusurlu, sigortalı işçinin ise %20 kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 400.163,48 TL PSD 'li gelirin onay tarihinden, 347,40 TL cenaze ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili, davalının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, kurum inceleme raporunda davalının tam kusurlu olduğunun belirtildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili, davalıya atfedilen kusur oranının hatalı tespit edildiğini, müteveffa işçinin hak sahiplerine, davacı Kurum tarafından mevzuata aykırı ve hatalı bir şekilde gelir bağlandığını, bağlanan gelirin peşin sermaye değeri yanlış hesaplandığını, ilk peşin sermaye değerli gelirin, kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunduğunu, hükme esas alınan 11.01.2021 tarihli hesap raporunda, hak sahiplerinin gerçek zararının (destekten yoksun kalma tazminatı) hatalı ve fahiş olarak hesaplandığını, hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı olduğunu, hak sahiplerinin destek payları ile destekten yoksun kalma sürelerinin yanlış olarak tespit edildiğini, hak sahibi eşin evlenme ihtimali nedeniyle tazminattan indirim yapılmadığını, raporun hükme esas alınması mümkün olmadığını, müteveffa işçinin kaza tarihinden önceki son 3 aya ilişkin prime esas kazancı ortalama aylık 3.070 TL olduğunu, hem gelir hesabına esas tutulan ücret miktarı hem de hak sahiplerine bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerlerinin davacı Kurum tarafından hatalı olarak hesaplandığını, belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur oranının olaya uygun olmasından hareketle mahkeme kararı yerinde bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'un 4 üncü maddesi

3.Değerlendirme

1.Dosya kapsamı incelendiğinde, rücuan tazminat davaları 5510 sayılı Kanun'un 21 nci maddesi kapsamında kusur sorumluluğuna dayalı olup, kusura ilişkin alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Öncelikle somut olayın ne şekilde meydana geldiği açık olarak belirlenmeli, işverence alınması gereken tedbirlerin neler olduğu ortaya konulmalıdır. Bilirkişilerce kusur verilme gerekçesi olarak; totemdeki olması gereken elektrik tesisatının usulüne uygun olarak kurulmadığı, kaçak elektrik akım rölesinin bulunmadığı belirtilerek, tüm bu nedenlerle işverene kusur verilmiş ise de dinlenen tanık beyanlarında fiş ve prizden bahsedilmesi karşısında, olayın davacının da içinde bulunduğu ekip tarafından çekilen seyyar kablo ile sağlanan elektrik kablosundan mı kaynaklandığı, yoksa daha önce kullanılan totemdeki elektrik tesisatının tekniğe uygun olmamasından mı kaynaklandığı belirlenmelidir. Öte yandan, ekip tarafından kurulan seyyar kablo nedeni ile kazanın gerçekleşmesi halinde sigortalının kusurunun daha fazla olması gerektiği üzerinde durulmalıdır. Bahsedilen bu hususların değerlendirilmesi suretiyle kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.