4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2012/29024 E. , 2014/26576 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 4 - 2011/62402
MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2010
NUMARASI : 2007/479 (E) ve 2010/35 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Anayasanın 141/3,
CMK'nın 34 ve 230. maddelerine göre Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunmanın açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, sanığa yüklenen ve sabit olduğu kabul edilen suçun ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan,
CMK'nın 34, 230. maddelerine aykırı şekilde yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2.Kabule göre de;
A-5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinde yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmak suç olarak düzenlenmiş, bina ise 3194 sayılı Kanun'un 5. maddesinde "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar" şeklinde tanımlanmıştır. İmar Kanunu’na ya da imara ilişkin diğer yasal düzenlemelere aykırı olan ve ruhsat gerektiren eylemler “bina” yapma niteliğinde olmadığı sürece TCK’nın 184. maddesi kapsamında suç teşkil etmez.
Bilirkişi raporuna göre; kentsel sit alanı içinde bulunan tarihi niteliğe sahip binada “binanın özgün yapısını değiştirecek şekilde aydınlığa açılan pencerenin kapıya dönüştürülmesi, aydınlığa açılan kapıdan çatıya merdiven yapılması ve çatıdaki kiremitlerin bir kısmı kaldırılarak çatının terasa çevrilmesi” şeklindeki eylemlerin “bina yapma” niteliğinde olmadığı,
TCK’nın 184/1. maddesine göre suç teşkil etmediği, iddianamede, müdahalede bulunulan binanın sit alanında kaldığından da bahsedilmediği anlaşılmakla; 2863 sayılı Kanunun 9 ve 65. maddelerine göre suç duyurusunda bulunulması, açılması halinde davaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, B-Hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nın 53/1. maddesinde gösterilen tüm haklardan yoksunluk kararı verilmesi gerekirken sadece (a) ve (b) bentlerindeki haklardan yoksunluğa hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık İ.. B.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.