8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/3549 E. , 2023/7268 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.Bakırköy 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli kararı ile sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; tanıklar B.A. ,A.Y ve sanığın beyanında geçen H.Y. isimli kişinin tanık olarak dinlenmesi, müştekiye ait kredi kartından fatura ödemesi yapılan kişilerin tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmişltir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, tanıkların dinlenmediğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın mağdurun bilgisi ve rızası dışında mağdura ait kredi kartı bilgilerini kullanarak internet üzerinden harcama yaptığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası incelendiğinde, mağdurun Avea işyerine fatura ödemesi yapmak için gittiğini, aynı gün kredi kartından bilgisi dışında 3 defa işlem yapıldığını beyanla şikayetçi olduğu anlaşılmıştır. Garanti Bankası yazı cevabında, Avea ... Fatura Ödeme adlı işyerinden 18.06.2013 tarihinde müştekiye ait kredi kartından 27,50 TL, 52,75 TL ve 180,00 TL harcama yapıldığı bildirilmiştir.
Hakkında beraat kararı verilen sanık Y.K. savunmasında, Avea bayisini kendisinin işlettiğini ancak yanında eleman çalıştırdığını, H.Y. isimli çalışanın usulsüz işlem yapması nedeniyle 17.04.2013 tarihinde işten çıkarıldığını, sonradan sanık ...'ın işe alındığını, davaya konu işlemleri sanık ...'nin gerçekleştirdiğini, bu nedenle işten çıkarıldığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, suça konu işlemleri kendisinin gerçekleştirmediğini, kasa sorumlusunun H.Y. olduğunu beyanla atılı suçu kabul etmemiştir.
Dava dosyası içerisinde bulunan 17.04.2013 tarihli tutanakta; mağaza müdürü olarak çalışan H.Y. isimli çalışan tarafından müşterilerden fatura ödemesi için para tahsilatı yaptıktan sonra ödemeleri iptal edip paraları kendi şahsı için kullandığı ve sorumluluğu kabul ettiğine dair tutanak düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Mahkemece hakkında beraat kararı verilen ve temyize gelmeyen sanık Y.K.'nin beyanına itibar edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Tüm dava dosyası içeriğine göre, H.Y. isimli çalışanın suç tarihinden önce işten çıkarıldığı ve görgüye dayalı bilgisinin olamayacağı, sanık ile suç tarihinde aynı işyerinde çalıştığı beyan edilen tanıklar B.A. ve A.Y. isimli kişilerin beyanlarının suçun işleniş şekli, İstanbul ilindeki işyerinde yapılan işlemlerin yoğunluğu nazara alındığında dava dosyasına bir yenilik katmayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki eksik araştırmaya dayalı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve dava dosyasında mağdurun kredi kartını kullanan kişinin sanık ... olduğuna ilişkin hakkında aynı sebeple dava açılan ancak delil yetersizliğinden beraat kararı verilen temyiz dışı sanık Y.K.'nin soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 47.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.