11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/2291 E. , 2023/5950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/736 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 ... maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 ... maddesi delâletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 ... maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; taahhüdü ihlalden yakalaması olduğu için suça konu nüfus cüzdanını üzerindeki fotoğrafı değiştirerek kullanmaya başladığı ancak hiçbir yere ibraz etmediğine, lehe olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sanığın, başkasına ait nüfus cüzdanının üstüne kendi fotoğrafını yapıştırarak resmi belgede sahtecilik yaptığının ikrarı ile de sabit olduğu, ancak sahteciliği birkez yaptığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin bu suç yönünden uygulanamayacağı, suça konu sahte kimliği birden fazla kez yakalandığı olaylarda ibraz etmek suretiyle zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 268 ... maddesi yollamasıyla iftira suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kısmen ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu nüfus cüzdanı belgesinin örneği, kurumların cevabi yazıları, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, imza incelemesi ve fotoğraf karşılaştırmasına ilişkin bilirkişi raporu, tanık H.G.A'nın beyanı, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup nüfus cüzdanı aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
4.Suça konu nüfus cüzdanı belgesi aslı duruşmada incelenerek aldatma niteliği bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemece sanık lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ve "Kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezalarının ertelenmesine yer olmadığına," şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5237 sayılı Kanun'un 268 ... maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşabilmesi için, bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi gerekmesi karşısında; somut olayda sanığın, iddianameye konu edilen 04.08.2012 tarihli eylemine ilişkin olarak, kendisini katılanın ismiyle tanıtıp, trafik idari para cezası karar tutanağının katılan adına düzenlenmesine sebebiyet vermek şeklindeki eyleminin, seri muhakeme ve basit yargılama usulüne tabi olan 5237 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu, iddianameye konu edilen 29.12.2012 tarihli eylemine ilişkin olarak ise, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan katılan hakkında kamu davası açılmasına sebebiyet vermek şeklindeki eyleminin seri muhakeme usulüne tabi olan 5237 sayılı Kanun'un 268 ... maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek zincirleme şekilde işlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulması,
2.Gerekçeli karar başlığında, suç tarihlerinin "resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyan suçu için 04.08.2012, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu için 29.12.2012, resmi belgede sahtecilik suçu için 25.02.2013" şeklinde gösterilmesi gerekirken "04.08.2012-25.02.2013" olarak gösterilmesi, resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyan suçunun yazılmaması ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yerine iftira suçunun yazılması, hukuka aykırı bulunmuş,
3.Kabule göre de;
a)Sanığın sübut bulan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 ... maddesiyle eklenen geçici 5 ... maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/736 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/736 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.