10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/5749 E. , 2023/6392 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili ve feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 13.10.2010-02.08.2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili, davacının hizmet tespiti isteminin ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiği, davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
Davalı işveren vekili cevabında; davacının eşi ile birlikte Ekim/2010 ayı başlarında davalıya ait evde çalışmaya başladığını, bu çalışmalarının devamlı bir çalışma niteliğinde olmayıp, işin gereği ara sıra yapılan ve ay içinde süreklilik arz etmeyen bir çalışma niteliğinde olduğunu, Haziran/2012 ayında birlikte işten ayrıldıklarını, Ocak/2013 ayından sonra yeniden işe gelmeye başladıklarını ve Ağustos/2015 ayında da tekrar ayrıldıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 08.11.2016 tarihli ve 2016/277 Esas 2016/424 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacı ...'ın davalı işveren ...'e ait SGK ... İl Müdürlüğünde tescilsiz Kavaklıdere ... Başkavak Mevkii Bornova ... adresinde kurulu ev hizmetleri işyerinde 13.10.2010-02.08.2015 tarihleri arasında asgari ücretle ve sürekli olarak 1731 gün süre ile tüm sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının, bu çalışmasının SGK'na bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren ve feri müdahil kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2017 tarihli ve 2016/356 Esas 2017/207 sayılı kararıyla;
istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren ve feri müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; davalı işverenin davacının bir dönem işten ayrılıp yerlerine davacının köylüsü olan ... isimli kişilerin çalıştığını belirttiği, davalı tanıklarının da çalışmaya ara verildiğini doğruladıkları, bu yönüyle davacı ve davalı tanık beyanlarının çelişkili olduğu, davacı ve davalı tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, gerekirse davacının yerine çalıştığı belirtilen (...) kişileri dinlemek, davacının ihtilaflı dönemdeki ikametgah adreslerini ilgili Seçim Müdürlüğü ve Nüfus Müdürlüklerinden, muhtarlıktan sormak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri/konut sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının sürekli mi kesintili mi çalıştığını hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyarak toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmak gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...ve ...’ın 2012 yılında işyerinde 5-6 ay süre ile çalıştıkları yönündeki beyanları ile davacı ve vekilinin 05.07.2019 tarihli oturumdaki beyanı dikkate alındığında, ...ve ...’ın Kurban Bayramında işyerinde çalıştıkları yönündeki beyanları, 2012 yılında Kurban Bayramının 25.10.2012 tarihinde başladığı durumu da dikkate alındığında, davacının dava konusu edilen dönemde çalışmalarının kesintili olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne, davacı ...'ın davalı işveren ...'e ait SGK ... İl Müdürlüğünde tescilsiz Kavaklıdere ... Başkavak Mevkii Bornova ... adresinde kurulu ev hizmetleri işyerinde 13.10.2010-30.04.2012 tarihine kadar ve 01.11.2012-02.08.2015 tarihleri arasında asgari ücretle ve sürekli olarak 1551 gün süre ile tüm sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının, bu çalışmasının SGK'na bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili, eksik hususların tamamlanmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili; davacının davasını pasif husumet ehliyeti bulunmayan ...'e yönelttiğini, davacıyı ve davacının eşi Mustafa Korman'ı istihdam edenin davalının vefat eden eşi ... olduğunu, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davacının kesintisiz ve sürekli çalışıp çalışmadığını bilebilecek bir tanık dinlenmediğini belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
3.Değerlendirme
Somut olayda, işverenlik sıfatının açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ... vekilinin ilk kararı temyizinde işverenin muris ...olduğunu iddia ederek murisin diğer mirasçılarının da davaya katılımının sağlanmasını istemesi, yine bozma sonrası yapılan yargılama sürecinde ... vekilinin aynı yöndeki talebi kapsamında muris ...mirasçılarına tebligat yapılması dikkate alındığında ve hükmün ... hakkında kurulması ancak davaya katılımı sağlanan diğer mirasçıların da yargılama giderlerinden sorumlu tutulması arasındaki çelişki gözetildiğinde; öncelikle işverenin muris ...mi yoksa davalı ... mi olduğu hususu araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı, davacının çalıştığını iddia ettiği mülkün tapu kayıtları ilk tesis ve tedavülleri ile celp edilerek, tapuda malik olarak gözüken ... ile davalılar arasındaki ilişki irdelenmeli, ...'in vefat eden eşi...'in işveren olduğunun kabulü halinde ise davalı ... ile birlikte katılımı sağlanan mirasçı çocuklara da husumet düşeceği gözetilmelidir.
Diğer taraftan, bozma sonrası dinlenen ...ve ...’ın kendilerinin 2012/Kasım ile 2013/Şubat ayları arasında çalıştıklarını, 2013 yılı Şubat ayında işten ayrıldıklarını, ayrıca çelişkili olarak 4 ay kadar kendilerinin çalıştığını ifade etmelerine rağmen, ...ve ...’ın çalışma süresi açıklığa kavuşturulmaksızın, onların çalışma dönemlerini de içerecek şekilde tespite karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.