10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2022/8681 E. , 2023/6444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 26.09.2008 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 5.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili yargılama sırasında 25.09.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 139.815,99 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğunu, müvekkilinin iş sahibi sıfatıyla yükümlülüğünün bulunmadığını belirtmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazanın olduğu inşaatta sıvacı ustası olması dışında bir vasfının olmadığını, davacının tüm kayıplarının SGK tarafından karşılandığını, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;
Davacının davasının kısmen kabulü ile
1.Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, hesaplanan ve ıslah edilen 139.815,99 TL maddi zararının kaza tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Davacının; iş kazası nedeniyle oluşan %35 oranındaki maluliyeti kazadaki kusur durumu ( davacının yüzde 10 müterafik kusuru ), manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması ile ekonomik koşullar dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile hatalı karar verildiği gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... vekili, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile hatalı karar verildiği gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesince kabul edilen kusur durumuna ilişkin itirazda, gerek kurum denetim elemanı tarafından yapılan tahkikat neticesinde belirlenen kusur oranı gerekse alanında uzman bilirkişi heyetinden mahkemece aldırılan kusur oranı ve rücu davası ile ceza davasındaki kusur raporlarına göre birbirini doğrulamış olmakla ve somut olayın özelliği itibariyle işverenin güvenlik önlemlerinin alınmasında esas belirleyici olduğu hususu dikkate alındığında davalı tarafın haksız olduğu, davalı ...'in işveren olduğu kurum kayıtları ve denetim raporu ile ortaya konulmuş olup iş bu tespit aleyhine açılan bir dava bulunmadığından ve işin niteliği itibariyle işveren kabulünde herhangi bir hatanın olmadığı, davacının asgari ücretten daha az ücretle çalıştığının kabulünün mümkün olmadığı, tarafların ekonomik gücü, davacının kaza tarihi itibariyle 30 yaşında genç olması, evli oluşu, kusur ve sürekli iş göremezlik durumu göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminat miktarının istinaf eden tarafa göre makul düzeyde olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu olaya ait inşaat alanında sıvacı ustası olarak çalıştığını, iş sabibinin diğer davalı ... olduğunu, tanıkların beyanlarında iş sahibinin ... olduğunu, şahsının ise inşaat işlerinde usta olarak çalıştığını beyan ettiklerini, dolayısıyla, şahsına kusur atfedilerek maddi ve manevi tazminattan diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyet kurullarına aykırılık teşkil ettiğini, maddi ve manevi tazminat hesaplamasında davacının asgari ücretli olarak çalıştığı varsayılarak hesaplama yapıldığını, ancak, davacı tarafın aylık ücretli olarak değil, aldığı işin süresine göre günlük ücretle çalıştığını, manevi tazminat hakkında verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, iş kazasının gerçekleştiği esnada davacı ile birlikte işçi olarak çalışan şahsının da iş kazası geçirmiş olması ve bunun sonucunda yaralandığını, Mahkemece dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporun somut olayın gerçekleşmesinden yaklaşık on yıl sonra alındığını ve gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafa karşı sorumlu tutulmasını gerektirir herhangi bir neden veya illiyet bağı mevcut olmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğudur. İşveren, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede işçisinin yasal sınırları aşar süratte araç kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması, risklerden kaçınması, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmesi, risk değerlendirmesi yapması ve/veya yaptırması, teknik gelişmelere uyum göstermesi, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmesi, mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.
2.Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının davalı ...'a ait Ulubey Kumlu Köyünde bulunan evin dış sıvasını yapmakta iken, evin 2 nci kat sıvama işini yaptığı sırada, üzerinde bulunduğu tahtanın kayması sonucu iskeleden düşerek yaralandığı, bu olay nedeniyle davacı kazalının sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK Başkanlığı inceleme Raporu'nda; olayın iş kazası olduğunun, işveren Tevkif Kılıç’ın % 75, kazalı ...’ün ise % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı olaya ilişkin Ordu 5. ACM'nin 2016/148 E. sayılı ceza dosyasında hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda sanık ...'ın iş veren müteahhit sıfatı ile alt yüklenici ile birlikte olaya etken baskın tesirli eylemleri ile 1. Derecede asli kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, Mahkemece adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, aynı olaya ilişkin Kurum tarafından rücu dava dosyasında düzenlenen 22.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise işveren ...’ın % 70, ...’nun % 20 ve kazazede ...’ün % 10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, eldeki dosyada kusur bilirkişi alınmadığı, rücu dava dosyasında alınan kusur raporunun hükme esas alınabilecek denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak usul ekonomisi açısından yeni rapor alınmasına gerek duyulmadığı gerekçesiyle Mahkemece işbu rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu, ancak raporun oluşa uygun olmadığı, dosyada mevcut çelişir nitelikle raporlar bulunduğu ancak bu çelişkilerin giderilmediği anlaşılmaktadır.
3.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, delillerin toplanması hususunda sigortalı tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetten farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; davalı ...'nun sıfatını belirletmek, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını mahkemece hükme esas alınan 22.07.2019 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek (özellikle davacı tarafın temyiz yoluna başvurmadığının) bir karar vermekten ibarettir.
4.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5.O halde, davalı ...'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davalı ...'nun temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.